Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2405 E. , 2024/1094 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2405 Karar No : 2024/1094 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemin…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2405 E. , 2024/1094 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2405 Karar No : 2024/1094 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Adana İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken davacının, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" disiplin suçunu işledinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disipilin Tüzüğü'nün 7/B-1. maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, daha öncede aynı ceza ile tecziye edildiği anlaşıldığından Tüzüğün 14. maddesi uygulanarak bir derece ağır ceza olan "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, ülke genelinde faaliyet gösteren organize hırsızlık örgütü lideriyle yakın ilişkileri ve telefon görüşmelerinin olduğunun, yapılan teknik takip sonucu ortaya konulduğu, yine ifadelerine başvurulan söz konusu hırsızlık örgütünün bazı üyelerinin de verdikleri ifadelerde; "davacının örgüt lideriyle irtibatlı olduğu, olaylar hakkında konuştukları ve bilgi alış verişinde bulundukları, polis memuru davacı ile örgüt liderleri ve üyelerinin Adnan Mendereste içki içtikleri, kişinin polis olduğunun örgütçe bilindiği" şeklinde bilgiler verdikleri, örgüt liderlerinin telefonunda kişinin "posti" olarak kayıtlı olduğunun belirtildiği, yapılan teknik takipte; örgüt lideri Coşkun Ö. ile davacı arasında yapılan telefon görüşmesinde, örgüt tarafından banka ATM'si olarak şifrelendirildiği belirlenen "kamyon" kelimesi kastedilerek "kamyon falan varsa çağır gelelim" dediği, davacının Ceyhan ilçesindeki hırsızlık olayını kastederek; "Ceyhandaki inşaat işi ne oldu" diye sorduğu, bu hırsızlık olayındaki payını kastederek "bana bir kulübe düşer" dediği, yine Yumurtalık ilçesindeki hırsızlık olaylarını kast ederek "inşaat işi" olduğunu söylediği şeklinde telefon görüşmeleri gerçekleştirildiği, davacı ile organize hırsızlık suç örgütü arasındaki bağlantının, yapılan teknik takip ve tanık ifadeleriyle görüldüğü, davacının söz konusu fiilleri nedeniyle, organize hırsızlık suç örgütü lider ve üyeleriyle yakın ilişkiler içerisinde bulunduğunun sabit olduğu, bir emniyet mensubu olarak davacının bu davranışıyla, Devletin iç güvenliğini sağlamakla görevli emniyet teşkilatınca kendisinden beklenilen güven ve saygınlığını zedelediği, aynı zamanda mensubu olduğu emniyet teşkilatının, toplum nazarındaki itibarına zarar verdiği, davacıya ait dosyada mevcut personel bilgi formu incelendiğinde, davacının önceki tarihlerde başkaca disiplin cezalarıyla da tezciye edildiği, 18/06/2012 tarihinde (uzun süreli durdurma cezası için aynı tüzüğün EK 1. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre olan cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içerisinde) davaya konu disiplin cezasıyla aynı olarak "16 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziyesinin bulunduğu, bu haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesi gereğince bir derece ağır ceza olan "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu, bu durumda, disiplin soruşturma raporu içerisindeki tanık ifadeleri, tespit ve deliller ile davacının iddiaları birlikte değerlendirildiğinde, isnat edilen fiilleri işlediği sabit görülen davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi 2.. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararlıya; İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; disiplin kurulunca soyut iddialar üzerine ikinci kez süresi geçtikten sonra meslekten çıkarma cezası verildiği, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanmadığı, tekerrür hükmünün şartları oluşmadığı için uygulanamayacağı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVALILARIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Adana İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken davacının, organize hırsızlık suç örgütü elemanlarıyla yakın ilişkiler içerisinde olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma neticesinde, "Hizmet İçinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" disiplin suçunu işledinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disipilin Tüzüğü'nün 7/B-1. maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durduma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, daha öncede aynı ceza ile tecziye edildiği anlaşıldığından Tüzüğün 14. maddesi uygulanarak bir derece ağır ceza olan "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde yer alan "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. Mülga Tüzük'ün, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Yinelenme" başlığını taşıyan 14. maddesinde ise; "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde yinelenmesine bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü ve dana sonraki her uygulanmasında da bir derece ağır ceza verilir." kuralı yer almıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, mülga Tüzük'ün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, Tüzüğün 7/B-1 maddesinde yer alan hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilini işlediği sabit olmakla birlikte, dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir. Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak, zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesinde yer alan ve madde metninde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer verilmemesinin davacının lehine olduğu görüldüğünden, artık uygulama alanı bulunmayan tekerrür hükmü uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki bölge idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.