DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/430 E. , 2024/495 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/430 Karar No : 2024/495 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/06/2022 tarih ve E:2017/4180, K:2022/5028 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/430 E. , 2024/495 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/430 Karar No : 2024/495 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/06/2022 tarih ve E:2017/4180, K:2022/5028 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/06/2022 tarih ve E:2017/4180, K:2022/5028 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve anılan mahkumiyet kararının 05/11/2020 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, Davacı hakkındaki tanık beyanları ve davacının adının geçtiği ByLock yazışma içerikleri yönünden, davacının örgüt içerisinde yer aldığına, örgüt toplantı ve sohbetlerine katıldığına, 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün sözde "bağımsız" adayları için oy istediğine, örgütün eğitim birimi tarafından çocuğunun takibinin yapıldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen tanık ifadelerinin ve davacının adı ve soyadına açıkça yer verilen ve örgüte himmet verdiğini, örgüt tarafından bazı kişilerin kendisine zimmetlendiğini, örgüt içerisinde olduğunu gösterir Bylock yazışma içeriklerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının bu tespitlere karşı beyanlarına itibar edilmeyerek, FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Unvanlı görev yönünden, davacının, diğer mahkemelerden farklı soruşturma ve kovuşturma usulleri uygulandığından "özel yetkili mahkemeler" olarak adlandırılan ve devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, milli savunmaya, devlet sırlarına karşı işlenen suçlara, terör suçları gibi daha kapsamlı ve ağır ithamlar içeren suçlara ilişkin yargılamaların yapıldığı, özel yetkili bir ağır ceza mahkemesine FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde mahkeme üyesi (CMK'nın 250. maddesi uyarınca özel yetkili, TMK'nın 10. maddesi uyarınca özel yetkili) olarak görevlendirilmesinin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 667 sayılı OHAL KHK'sının 3/1 maddesi ile bu KHK'yı onaylayan 6749 sayılı Yasanın Anayasa'ya aykırı olduğu; idarenin işleminin disiplin cezası niteliğinde olan "göreve son verme" ve "azil" işlemi olduğundan Anayasa'nın 139. maddesinin ihlal edildiği; meslekten çıkarma kararı verilerek "sivil ölüme terk" uygulandığı; "suç ve cezaların aleyhe olarak geçmişe yürütülemeyeceği" ilkesinin ihlal edildiği; idarece savunma hakkı verilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; Dairenin karar verirken idarenin yerine geçtiği ve tarafsızlığını yitirdiği; kanunilik ilkesinin ihlal edildiği; bireyselleştirme yapılmadığı; görevin sona ermesini gerektirecek bir durum bulunmadığı; hakim ve savcıların disiplin işlemlerinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kıyas alınmasının mümkün olmadığı; hukuka aykırı fişlemelerle meslekten çıkarma kararı verildiği; aleyhine beyanda bulunan tanıkların etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler olduğu, soyut, maddi gerçeği yansıtmayan, iftira niteliğinde beyanlarda bulundukları; dava konusu işlemin demokratik toplumda gerekli ve ölçülü olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 17/06/2022 tarih ve E:2017/4180, K:2022/5028 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.