2. Hukuk Dairesi 2016/14446 E. , 2018/3045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Ortak çocuk 2014 doğumlu ...'ün velayeti boşanma kararı ile birlikte davacı- karşı davalı anneye bırakılarak, davalı-davacı babası il
**2. Hukuk Dairesi 2016/14446 E. , 2018/3045 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Ortak çocuk 2014 doğumlu ...'ün velayeti boşanma kararı ile birlikte davacı- karşı davalı anneye bırakılarak, davalı-davacı babası ile arasında "Çocuk 06/09/2014 doğumlu ...'ün 0-5 yaşları arasında şahsi ilişkiye yer olmadığına, 05-10 yaş aralığında 3 ayda ayda bir olmak üzere uzman eşliğinde şahsi ilişki tesisine, 10-15 yaş aralığında 2 ayda ayda bir olmak üzere uzman eşliğinde şahsi ilişki tesisine, 15-18 yaş aralığında ise 1 ayda bir olmak üzere uzman eşliğinde şahsi ilişki tesisine" şeklinde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Kişisel ilişki kurulmasındaki amaç, analık ve babalık duygularının tatmini yanında çocuğun psikolojik ve sosyal gelişiminin sağlanmasıdır. Çocuğun, gözetim olmaksızın ana veya babasından biriyle kişisel ilişkisinin sürdürülmesi, onun yüksek yararına değilse, gözetim altında kişisel ilişki kurma imkanı öngörülebilir (Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi m.4/3, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.1.2012 gün ve 2011/12727-1614 sayılı ilamı). Aksi halde gözetim altında kişisel ilişki, çocuk ile velayet kendisinde olmayan baba arasındaki bağların güçlendirilmesi amacına aykırı düşer. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı babanın ortak çocuğa karşı olumsuz bir tutum veya davranışının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kişisel ilişki kurulurken çocuğun 18 yaşını doldurana kadar ayrı ayrı kademeli bir kişisel ilişki düzenlemesi yapılmıştır. Değişen koşullara göre, çocuğun yaşı, eğitim ve sağlık durumları gözetilerek kişisel ilişkinin yeniden düzenlemesi ileriki yıllarda her zaman istenebilir. Kişisel ilişki kurulmasına yönelik hüküm kurulurken; gelecek yıllardaki koşullar önceden bilinemeyeceğinden, şimdiden ortak çocuk ile davacı-davalı baba arasında kademeli bir şekilde kişisel ilişki düzenlenmiş olması hususları isabetsizdir. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece davalı-karşı davacı babanın bulunduğu cezaevi idaresinden görüş günleri de sorulmak suretiyle yatılı kalmayacak ve infazı kabil olacak şekilde, davalı-karşı davacı baba ile velayeti davacı-karşı davalı anneye verilen ortak çocuk arasında, babalık duygularını tatmin edecek nitelikte refakatçi eşliğinde olmaksızın ve kademeli olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.03.2018(Pzt.)