Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4815 E. , 2024/4694 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4815 Karar No : 2024/4694 DAVACI : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... Bakanlığı ... Başkanlığı - ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesinde yer alan mülkiyeti Hazine adına kayıtlı ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlan…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4815 E. , 2024/4694 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4815 Karar No : 2024/4694 DAVACI : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... Bakanlığı ... Başkanlığı - ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesinde yer alan mülkiyeti Hazine adına kayıtlı ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onayına ilişkin 10/03/2021 tarihli ve 31419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/03/2021 tarihli ve 3599 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu imar planı değişikliklerinin yapılaşma ve nüfus yoğunluğunu arttırıcı, parçacıl ve plan bütünlüğünü bozucu nitelikte oldukları, bu nedenle uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alandaki sosyal ve teknik alt yapı alanlarının dengesinin bozulduğu, konut alanına ihtiyaç bulunmadığı, yeterli bilimsel inceleme, gerekli araştırma ve analiz çalışmalarının yapılmadığı, kurum görüşlerinin alınmadığı ileri sürülmüştür. SAVUNMANIN ÖZETİ :Davanın süresinde açılmadığı ve davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu imar planı ve imar planı değişikliğinin planların kademeli birliktelik ilkesine uygun olarak hazırlandıkları, çevre imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde planlama yapıldığı, taşınmazın etkin ve verimli kullanılması amacıyla fiziksel ve teknik analizler, mülkiyet durumu, çevredeki kullanımlar ve üst ölçekli plan kararları da göz önünde bulundurularak planlama yapıldığı, plan araştırma raporu, sosyal etki raporunun hazırlandığı, gerekli kurum görüşlerinin alındığı, dava konusu plan değişikliğinin artan nüfusun ihtiyacını karşılamak amacıyla yapıldığı, planlanan alanın yüzde 25,19 'unun park ve yol alanı olarak ayrıldığı, mevcut inşaat alanının arttırılmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği bakımından, uyuşmazlık konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınması üzerine 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca dava konusu çevre düzeni planı değişiklikleri yapılmış ise de Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planının mahkemece iptal edildiği, hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konularak iptal edilen ve yürürlükte olmayan planda yapılan değişiklik yapıldığından bu haliyle dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin iptali, 1/25.000 ölçekli nazım, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği bakımından ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesinde yer alan mülkiyeti Hazine adına kayıtlı ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin onayına ilişkin 10/03/2021 tarihli ve 31419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/03/2021 tarihli ve 3599 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.. 3194 sayılı İmar Kanununun 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler." hükmüne, anılan Kanuna 5398 sayılı Kanunun 12. maddesiyle eklenen ve 5793 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değiştirilen Ek:3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir." hükmüne yer verilmiştir. Özelleştirme programına alınan taşınmazlarla sınırlı alanda ve özelleştirmenin amacı doğrultusunda, planın bütünü ile çevre dikkate alınarak, İmar Kanunu ve bu Kanun'a göre çıkarılan yönetmeliklere uygun olarak arazilerin genel kullanış biçimlerinin, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerinin, yerleşme ve sektörler arasındaki ilişkilerin, sosyal ve teknik donatı alanlarının, ulaşım sisteminin, bağlantılarının ve yapılan değişikliklerin bir bütünlük içinde görülmesi ve planlanması gerekmektedir. Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesinde yer alan mülkiyeti Hazine adına kayıtlı ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz 2007 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında büyük kısmı kentsel çalışma alanı ve kalan küçük bir alan ise rekreasyon alanı ve meskun konut alanı olarak, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli İmrahor Köyü Güneyi Nazım İmar Planında konut dışı kentsel çalışma alanı olarak, Mamak Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan Güneydoğu Ankara Kentsel Gelişim Alanı 1. Etap (İmrahor) 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonunda konut dışı kentsel çalışma alanı olarak belirlenmiş ve E:1,00 Hmax:serbest yapılaşma koşulları getirilmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazın kentsel servis alanı olarak belirlenmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararıyla anılan planın iptaline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Sözkonusu çevre düzeni planı doğrultusunda 2018 yılında 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında değişiklikler yapılmış ve dava konusu taşınmaz meskun konut alanı olarak belirlenmiştir. Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla özelleştirme programına alınan dava konusu taşınmaza yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı , 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri hazırlanarak 09/03/2021 tarihli ve 3599 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanmış, bu değişikler ile taşınmazın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel gelişme alanı ve 3. derece yol alanı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında meskun (düzenlenecek) konut alanı ve I. ve II. derece yol alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ticaret, konut ve park alanı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ticaret, konut, park alanı, e:1,50, Yençok:18 kat yapılaşma koşulları belirlenmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yönünden uyuşmazlığın incelenmesinden; yukarıda açıklandığı üzere, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planına karşı açılan dava üzerine verilen iptal kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu planda kentsel servis alanında kalan taşınmazın Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğiyle "kentsel gelişme alanı ve 3. derece yol alanı" olarak belirlendiği, plan notlarında, "plan hükümlerinde yer almayan konularda mevcut 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planı hükümlerinin geçerli olacağı" kuralının getirildiği anlaşılmakta ise de; 1/100 000 ölçekli çevre düzeni planının bütününün yargı kararıyla iptal edilmesi karşısında, iptal edilen plan ve yürürlükte olmayan planda yapılan değişikliğin dayanağı kalmadığından, anılan 1/100 000 ölçekli plan değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Ayrıca bölge, havza veya il düzeyinde yapılabilen çevre düzeni planının parsel bazında 1/100 000 ölçekli plan paftası hazırlanarak değiştirilmesi ve onaylanmasında bu bakımdan da hukuka uyarlık görülmemiştir. Uyuşmazlığın 1/25.000 ölçekli nazım, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikleri değişikliklerine ilişkin kısmına gelince: dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde Danıştay 6. Dairesi tarafından yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özet olarak : "1/25.000 ölçekli davaya konu Nazım İmar Planı Değişikliğinde taşıt yolunun doğusunda planlanmış olan yeşil alanın bir kısmının kaldırılması ve yerine Gelişme Konut Alanı önerilmiş olması Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırılık taşıdığı, bu değişikliğin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozduğu; imar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaması gerekirken bu standartların bozulduğu, taşınmaz sınırlarının 1/25.000 ölçekli plana aktarılarak parsel sınırlarına göre plan paftası üzerinden ölçü alınarak plan kararı üretilmesinin 1/25.000 ölçekli plan yapma tekniğine aykırı olduğu, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinde öngörülen kullanım kararı değişikliğinin üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının bu bölgeye ilişkin ana plan kararına uyumlu olmadığı, alt ölçekli planların üst ölçekli plana uygunluk şartı sağlanmadığı, planların kademeli birlikteliği ilkesinin göz ardı edildiği, farklı ölçeklerdeki planlarda öngörülen kullanımlar arasında tutarsızlıklar bulunduğu, bunun da planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından sorunlu olduğu, 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile Kentsel Çalışma Alanı olarak planlı bu bölgede tek bir parselin Gelişme Konut Alanı olarak değiştirilmiş olmasının çevre ve imar bütünlüğünü zedelediği, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli mevcut Nazım ve Uygulama İmar Planlarının plan notlarında Kentsel Çalışma Alanları içinde Konut Alanı yapılmasına olanak tanıyan bazı koşulların tanımlandığı; ancak davaya konu taşınmazın bu koşulları sağlamadığı, mevcut planların plan notlarındaki konut yapılabilmesi koşulunu sağlamadığı halde taşınmazda konut gelişimi öngörülmesinin bölgenin mevcut nazım ve uygulama imar planlarına aykırılık taşıdığı, bu planlarla yaratılan çevre ve imar bütünlüğünü bozduğu, kentin çeperinde yer alan ve kentin sonlandığı bu bölgede hem 1/25.000 ölçekli davaya konu Nazım İmar Planı Değişikliği işlemiyle öngörülen "Yüksek Yoğunluklu" Gelişme Konut Alanı biçimindeki plan kararının; hem de davaya konu alt ölçekli plan değişikliği işlemlerinde çeper konumdaki taşınmaz için 1.50 emsal ve 18 kat önerilmesinin planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, alanda 1/25.000 ölçekli planda öngörülen Gelişme Konut Alanı kullanımı ile 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında öngörülen ve % 90 oranında konut gelişimine olanak tanıyan Ticaret-Konut Alanı kullanımı için konumun ve kentin çeperinde 1.50 emsal değeri ve 18 kat ile konut ağırlıklı gelişimin planlanmasının yer seçimi açısından doğru olmadığı, özelleştirme süreci kapsamında konut ağırlıklı bir kullanım değişikliğinin anlamlı ve geçerli bir gerekçesinin bulunmadığı, ilave gelen nüfusun gereksinimi olan sosyal donatı alanlarının planda ayrılmadığı, sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren ve artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarını standarltara uygun olarak plan değişikliğine konu alanda ayırmamış olan bu plan değişikliği işlemi Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine pek çok açıdan aykırılıklar taşıdığı, işlem kapsamında hazırlanmış olan "Sosyal ve Teknik Altyapı Etki Değerlendirme Raporu"nun ise hatalı olduğu veya güncel olmadığı, rapordaki nüfus hesaplamaları da yanlış olup geçerliliği olmayan, yetersiz bir değerlendirme raporu olduğu, plan değişikliği ile burada ilave bir trafik yükü yaratılmasının kaçınılmaz olduğu, ancak buna yönelik olarak ulaşım bağlantılarında bir iyileştirme veya kapasite artırımı yapılmadığı, otopark alanlarının da hem konut hem ticari kullanımlar için planlanması ve hesaplanması gerekirken "otopark sorununun oluşmayacağı düşünülmektedir" ifadesi ile yetinildiği, bunun bilimsellikten uzak bir değerlendirme olduğu ve bu nedenle anılan raporun yetersiz olduğu, planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu" saptama ve görüşlerine yer verilmiştir. Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu plan değişiklikleri ile taşınmazda konut gelişimi öngörülmesinin bölgenin mevcut nazım ve uygulama imar planlarına aykırılık taşıdığı, bu planlarla yaratılan çevre ve imar bütünlüğünü bozduğu, kentin çeperinde yer alan ve kentin sonlandığı bu bölgede öngörülen "Yüksek Yoğunluklu" Gelişme Konut Alanı biçimindeki plan kararının yer seçimi açısından doğru olmadığı, dava konusu plan değişiklikleri ile önerilen gelişme konut alanı kullanımının alandaki sosyal donatı dengesini olumsuz bir şekilde etkilediği ve bozduğu, parselin bulunduğu bölgeye ek nüfus getirildiği, bu nüfusun ihtiyacı olan sosyal donatının yeterli düzeyde sağlanmadığı, bu durumun Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu, bu durumda dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin onayına ilişkin 09/03/2021 tarihli ve 3599 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davaya konu taşınmaza yönelik kısımlarının iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesinde yer alan mülkiyeti Hazine adına kayıtlı ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 2007 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında büyük kısmı kentsel çalışma alanı, kalan küçük bir kısmı ise rekreasyon alanı ve meskun konut alanı olarak belirlenmiş, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli İmrahor Köyü Güneyi Nazım İmar Planında konut dışı kentsel çalışma alanı olarak belirlenmiş, bu doğrultuda Mamak Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan Güneydoğu Ankara Kentsel Gelişim Alanı 1. Etap (İmrahor) 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonunda konut dışı kentsel çalışma alanı olarak belirlenmiş ve E:1,00 Hmax:serbest yapılaşma koşulları getirilmiş, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılarak uyuşmazlık konusu taşınmaz konut dışı kentsel çalışma alanı ve meskun (düzenlenecek) konut alanı ve rekreasyon alanı olarak düzenlendiği plan açıklama raporunda belirtilmiş ise de pafta üzerinde yapılan incelemede kentsel çalışma alanı olarak belirlendiği çok sınırlı bir kısmının meskun alan ve rekreasyon alanı olarak düzenlendiği görülmüştür. Uyuşmazlık konusu taşınmaz Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planında kentsel servis alanı olarak belirlenmiş, anılan çevre düzeni planının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir. Söz konusu çevre düzeni planı doğrultusunda 2018 yılında 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında değişiklikler yapılmış ve dava konusu taşınmaz meskun konut alanı olarak belirlenmiştir. Dava konusu taşınmaz Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla özelleştirme programına alınmış, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri hazırlanarak 09/03/2021 tarihli ve 3599 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanmış, bu değişikler ile taşınmaz 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel gelişme alanı ve 3. derece yol alanı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında meskun (düzenlenecek) konut alanı ve I. ve II. derece yol alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ticaret, konut ve park alanı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ticaret, konut, park alanı, e:1,50, Yençok:18 kat yapılaşma koşulları olarak belirlenmiş bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı Kanunun 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının c bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." tanımına, yine aynı Yönetmelik'in 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." kuralına yer verilmiştir. 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)(1) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir" hükmüne yer verilmiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan; a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının, c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların, d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının, f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden: Uyuşmazlık konusu uygulama imar planı değişiklikleri Mamak Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce 30.03.2021- 28.04.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmış olup 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi kapsamında olan davada, davacı tarafından son askı tarihini izleyen 30 günlük süre içinde 17.05.2021 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Ehliyet itirazına ilişkin olarak, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olan menfaat ihlali, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilmektedir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08.03.1979 tarihli, E:1971/1, K:1979/1 sayılı kararında, Türk Mühendis ve Mimar Odalarının, tüzel kişiliği haiz birlikler gibi hak ve yetkilerinin bulunduğu gerekçesiyle davacı ve davalı olarak taraf ve dava ehliyetleri bulunduğuna karar verilmiş, 521 sayılı Danıştay Kanununun 69. ve 70. maddelerinde yer alan "ilgililer" ibaresinin gerçek ve tüzel kişilerden daha kapsamlı olduğu vurgulanmıştır. İmar planlarına karşı açılan davalarda ifa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerin de birlikler gibi doğrudan dava açabileceği kabul edilmektedir. Bu bakımdan, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesinin; imar planlarının mevzuata, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava açma ehliyetine sahip olduğu açıktır. Açıklanan nedenle davalı tarafça, sadece Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliğinin tüzel kişiliği olduğundan birlik üyesi odaların tüzel kişilikleri bulunmadığı gerekçesiyle davacının dava açma ehliyeti olmadığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yönünden; Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planında, “kentsel servis alanı” olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğiyle ise "kentsel gelişme alanı ve 3. derece yol alanı" olarak belirlendiği ve plan notlarında, "plan hükümlerinde yer almayan konularda mevcut 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planı hükümlerinin geçerli olacağı" kuralının getirildiği anlaşılmaktadır. UYAP üzerinden yapılan araştırmada Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planının, Ankara 9. İdare Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır Uyuşmazlık konusu taşınmazın, 2017 tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınmasıyla planlama yetkisinin artık belediyeye değil Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanına ait olduğu açık olup, davalı idare tarafından da alt ölçekli planla uyumsuzluğu ortadan kaldırmak ve taşınmazın özelleştirme programına uygun olarak kullanılmasını sağlamak amacıyla 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapıldığı ancak üzerinde değişiklik yapılan planın hukuka aykırı bulunarak yargı kararıyla iptal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yargı kararıyla iptal edilen ve yürürlükte olmayan çevre düzeni planında değişiklik yapıldığından bu haliyle dayanağı kalmayan çevre düzeni düzeni planı değişikliğinde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. 1/25.000 ölçekli nazım, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikleri yönünden; Dava konusu taşınmaz açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, taşınmazlara verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, taşınmazın konumu dikkate alındığında, taşınmaza verilen fonksiyonların ulaşım bütünlüğüne olumsuz etkisinin olup olmadığının, yapılan değişikliğin trafik yoğunluğuna ek yük getirip getirmeyeceğinin, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının tespiti amacıyla Naip üye ... tarafından resen seçilen bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Doç Dr. ...'dan oluşan bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özet olarak : "Davaya konu plan değişikliğinin onaylandığı 09.03.2021 tarihinde Ankara ilinin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı yürürlükte olan bir plan olmadığı, 2020 yılında Mahkeme kararıyla iptal edilmiş olduğu için, davaya konu işlem kapsamında 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği yapılmış olması planlama esasları kapsamında hatalı olduğu, davaya konu işlemlerden 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği dayanaktan yoksun olduğu, 1/25.000 ölçekli davaya konu Nazım İmar Planı Değişikliğinde taşıt yolunun doğusunda planlanmış olan yeşil alanın bir kısmının kaldırılması ve yerine Gelişme Konut Alanı önerilmiş olması Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırılık taşıdığı, bu değişikliğin, kentin çeperindeki bu bölgede yeni konut gelişimi önermeyen, konut değil çalışma alanları ile mekânsal gelişmeyi sonlandırma kurgusuna sahip olan üst ölçekli planlardaki ana vizyona ve stratejiye aykırı olduğu; dolayısıyla plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozduğu; yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılmış planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılmış olduğu; imar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmamalıyken, 1/25.000 ölçekli işlemde tam olarak böyle bir yaklaşım benimsenmediği, bunun tek gerekçesinin de taşınmaz sınırlarının 1/25.000 ölçekli plana aktarılarak parsel sınırlarına göre plan paftası üzerinden ölçü alınarak plan kararı üretilmiş olması olduğu, bu yaklaşımın Yönetmelikte de belirtildiği gibi zaten 1/25.000 ölçekli plan yapma tekniğine aykırı olduğu, Ayrıca davaya konu işlemlerden 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinde öngörülen kullanım kararı değişikliği üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının bu bölgeye ilişkin ana plan kararına uyumlu olmadığı, alt ölçekli planların üst ölçekli plana uygunluk şartı sağlanmadığı, planların kademeli birlikteliği ilkesinin göz ardı edildiği, Davaya konu plan değişikliği işlemleri sonucunda farklı ölçeklerdeki planlarda öngörülen kullanımlar arasında tutarsızlıklar bulunduğu, bunun da planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından sorunlu olduğu, Davaya konu işlemlerden 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile Kentsel Çalışma Alanı olarak planlı bu bölgede tek bir parselin Gelişme Konut Alanı olarak değiştirilmiş olmasının çevre ve imar bütünlüğünü zedelediği, Mahkeme kararıyla iptal edilmiş olmakla beraber, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni planı açısından değerlendirildiğinde, Kentsel Servis Alanı olarak planlanmış bu bölgede tek bir parselin kullanımı farklılaştırılarak yeni kentsel gelişme alanı öngörülmüş olması bu ölçekti de çevre ve imar bütünlüğünün sağlanamadığına işaret ettiği, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli mevcut Nazım ve Uygulama İmar Planlarının plan notlarında Kentsel Çalışma Alanları içinde Konut Alanı yapılmasına olanak tanıyan bazı koşulların tanımlandığı; ancak davaya konu taşınmazın bu koşulları sağlamadığı, mevcut planların plan notlarındaki konut yapılabilmesi koşulunu sağlamadığı halde bu taşınmazda konut gelişiminin öngörülmesi bu bölgenin mevcut nazım ve uygulama imar planlarına aykırılık taşıdığı, bu planlarla yaratılan çevre ve imar bütünlüğünü bozduğu, Üst ölçekli plan kararı ve alt ölçekli imar planlarındaki kullanım kararları ve plan notları doğrultusunda, bu taşınmazda konut ağırlıklı bir kullanım getirilmesinin çevre ve imar bütünlüğünü bozan bir yaklaşım olduğu, bu durumun hem planlama esaslarına hem de Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. maddesinin (I) bendinde yer alan "Planlar, çevresinde veya bitişiğinde yer alan mevcut planlar ile uyumlu hazırlanır" koşuluna aykırılık taşıdığı, Şehircilik ilkeleri kapsamında kentin çeperinde yer alan ve kentin sonlandığı bu bölgede hem 1/25.000 ölçekli davaya konu Nazım İmar Planı Değişikliği işlemiyle öngörülen "Yüksek Yoğunluklu" Gelişme Konut Alanı biçimindeki plan kararının; hem de davaya konu alt ölçekli plan değişikliği işlemlerinde çeper konumdaki bu taşınmaz için 1.50 emsal ve 18 kat önerilmesi planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, Dolayısıyla davaya konu plan değişiklikleriyle burada 1/25.000 ölçekli planda öngörülen Gelişme Konut Alanı kullanımı ile 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında öngörülen ve % 90 oranında konut gelişimine olanak tanıyan Ticaret-Konut Alanı kullanımı için bu konum doğru bir yer seçimi olmadığı, kentin çeperindeki bu taşınmaz, 1.50 emsal değeri ve 18 kat ile konut ağırlıklı gelişimin planlanması için de doğru bir yer seçimi omadığı, Ayrıca belirtmek gerekir ki özelleştirme süreci kapsamında burada kentsel çalışma alanı planlanmasının da olanaklı olduğu; konut ağırlıklı bir kullanım değişikliğinin anlamlı ve geçerli bir gerekçesinin bulunmadığı, Davaya konu işlemde ilave gelen nüfusun gereksinimi olan sosyal donatı alanlarının planda ayrılmadığı, sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren ve artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarını standarltara uygun olarak plan değişikliğine konu alanda ayırmamış olan bu plan değişikliği işlemi Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine pek çok açıdan aykırılıklar taşıdığı, işlem kapsamında hazırlanmış olan "Sosyal ve Teknik Altyapı Etki Değerlendirme Raporu"nun ise hatalı olduğu veya güncel olmadığı, rapordaki nüfus hesaplamaları da yanlış olup geçerliliği olmayan, yetersiz bir değerlendirme raporu olduğu, Davaya konusu plan değişikliği ile burada ilave bir trafik yükü yaratılmasının kaçınılmaz olduğu, ancak buna yönelik olarak ulaşım bağlantılarında bir iyileştirme veya kapasite artırımı yapılmadığı, otopark alanlarının da hem konut hem ticari kullanımlar için planlanması ve hesaplanması gerekmektiği, bunun da yapılmadığı "otopark sorununun oluşmayacağı düşünülmektedir" ifadesi ile yetinildiği, bunun bilimsellikten uzak bir değerlendirme olduğu ve bu nedenle de "Sosyal ve Teknik Altyapı Etki Değerlendirme Raporu" yetersiz bir rapor olduğu, Tüm bu saptamalar yapılan işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğunu gösterdiği." tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir. Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı idarenin bilirkişi raporuna itirazı, birlikte değerlendirildiğinde; İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlık ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca, özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla beraber, bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği açıktır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın Sultan Fatih Caddesinden cephe aldığı ve çevre yolunun kuzeyinde yer aldığı, komşuluğunda alışveriş merkezleri, büyük ticari alanlar ve lüks konut sitelerinin bulunduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında %23'ünün park alanı, %1,38 lik kısmının yol alanı, kalan kısmının ise Yençok:18 kat yapılaşma koşullu konut+ticaret alanı olarak planlandığı, her ne kadar taşınmazın bulunduğu bölge üst ölçekli nazım imar planında kentsel çalışma alanı olarak planlanmış ise de alt ölçekli imar planlarında dava konusu parselin de cephe aldığı 35 metrelik ana arter yolun ve etrafının ticaret+konut, ticaret ve konut alanı olarak planlandığı, meri 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanlarında E:0,80, kentsel çalışma alanlarında ise E:1,00 olarak belirlendiği ancak 10.000 m2 ve üzeri parsellerde E:1,50 olacağının plan notlarında düzenlendiği ve 50.000 m2 ve üzeri kentsel çalışma alanı olarak belirlenen taşınmazlarda konut yapımına olanak verildiği, ayrıca davalı idare tarafından dosyaya sunulan imar planlarında 35 metrelik yol boyunca E:1,40-1,60-2,60 yapılaşma koşulları belirlendiği görüldüğünden dava konusu imar planları ile getirilen kullanım kararı ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğü bakımından uygun olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait olduğu, davaya konu edilen imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı değişikliklerinin üst ölçekli planlara aykırılık oluşturmadığı, çevre ve imar bütünlüğü yönünden değerlendirildiğinde ise; 3194 sayılı yasanın 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme Yüksek Kurulunca yalnızca dava konusu parsele ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, dava konusu işlem tek bir parseli ilgilendiren bir işlem olduğu için farklı iki plan ölçeğinde benzer karar ve ayrıntının bulunmasının plan kademeleri ya da planların kademeli birlikteliği ilkesi kapsamında planın iptalini gerektirecek bir aykırılık olmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaza getirilen kullanım kararlarının komşu parsellere verilen fonksiyonlarla uyumlu olduğu, çevre ve imar bütünlüğü kapsamında yapılaşma koşulları içinde yapı yükseklikleri incelendiğinde, dava konusu taşınmaza çevresiyle uyumlu yapılaşma şartları getirildiği, otopark ihtiyacının parsel içerisinde çözümlendiği, taşınmazın geçmişten bu yana plan kullanımlarında sosyal donatıya ilişkin bir fonksiyon bulunmadığı görüldüğünden davaya konu işlemde sosyal donatı dengesinin bozulmasına yönelik bir sakınca tespit edilmediği, bu nedenlerle çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, bu durumda dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca uyuşmazlık konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı, davacılar tarafından bu kararlara karşı dava açılmadığı, dava konusu planlara ait açıklama raporlarında özelleştirme kapsam ve programına alınan parsellerin etkin ve verimli kullanılabilmesi amacıyla dava konusu çevre düzeni planı ile imar planı değişikliklerinin yapıldığı belirtilerek planlamanın temel gerekçesinin ortaya konulduğu, plan değişikliği için gerekli koşulların oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 20/A maddesi kapsamında kalan uyuşmazlığın 1/25.000 nazım imar planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişiklikleri bakımından DAVANIN REDDİNE, 2.Dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişiklikliğine ilişkin kısmı bakımından ise İPTALİNE, 3. Dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, duruşmasız işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 5.Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yatırılan tarafından yatırılan avanstan karşılanan keşif harcı ve keşif ve bilirkişi incelemesi gideri olan ...TL avansın ...-TL'lik kısmının davacıdan, ...-TL'lik kısmının davalı idarelerden alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verilmesine, bu kısmın tahsili için kararın bir örneğinin için kararın bir örneğinin Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'ne tebliğine, 6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.