11. Ceza Dairesi 2017/7786 E. , 2017/5971 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet 1-)Sanıklar hakkında 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenledikleri iddiası ile açılan kamu davasında, sanıklardan ...’nin hiçbir dönemde üzerine kayıtlı şirketinin olmadığını, kimseye fatura düzenlemediğini, sadece çaycı olarak bir dönem Mersin'de çalıştığını, diğer sanığı tanımadığını ve atılı suçlamayı kabul etmediğini savunması, …
**11. Ceza Dairesi 2017/7786 E. , 2017/5971 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet 1-)Sanıklar hakkında 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenledikleri iddiası ile açılan kamu davasında, sanıklardan ...’nin hiçbir dönemde üzerine kayıtlı şirketinin olmadığını, kimseye fatura düzenlemediğini, sadece çaycı olarak bir dönem Mersin'de çalıştığını, diğer sanığı tanımadığını ve atılı suçlamayı kabul etmediğini savunması, diğer sanık ...’in de... isimli kişilerin kendisini işe alacağını söyleyerek bir takım evraklar imzalattıklarını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini savunması ve sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, sanıkların düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin de dosya içerisinde bulunmaması karşısında; öncelikle suça konu fatura aslı ya da onaylı suretlerinin temin edilip, duruşmaya getirtilerek incelenip, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi dosya arasında bulundurulması, şekil şartlarını taşıdığının tespit halinde ise; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından sanıklardan ...’in savunmasında belirtmiş olduğu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulup, faturaların sanıklar tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin ve sanıkların savunmalarının doğruluğunun tespiti bakımından, limited şirket hisse devir senetlerindeki ve faturalardaki yazı ve imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, gerektiğinde faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ve sanıkları tanıyıp tanımadıklarının sorulmasından sonra toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması, 2-)Kabule göre de; a-)Sahte fatura düzenleme suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda düzenlenen sahte fatura eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme sahte fatura düzenleme suçunu oluşturacağı gözetilmeden hangi takvim yılından kurulduğu da belirtilmeksizin ve zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın sanıklar hakkında tek hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, b-)Sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin son faturanın düzenlendiği tarih olduğu, dosya kapsamına göre de 2005 takvim yılı için tespit edilen son faturanın 28.12.2005 tarihli olduğu, 2006 takvim yılında tespit edilen son faturanın ise 01.10.2006 tarihli olduğu, bu tarihlerin suç tarihleri olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığına 01.04.2007 tarihinin yazılmış olması, c-)5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.