Ceza Genel Kurulu 2017/515 E. , 2021/231 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 62, 53/1 ve 63 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.09.2014 tarihli …
**Ceza Genel Kurulu 2017/515 E. , 2021/231 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 62, 53/1 ve 63 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.09.2014 tarihli ve 271-288 sayılı hükmün sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 28.09.2015 tarih ve 20751-26215 sayı ile; "Sanığın aşamalardaki savunmalarında; dayısının oğlu olan mağdur ...'in olaydan önce abisinin gayriresmî eşine karşı cinsel saldırıda bulunduğunu öğrendiğini ve bu konuyu mağdurla konuştukları sırada, mağdurun kendisine 'Sen bir kahpenin peşine niye bu kadar düşüyorsun?' diyerek küfrettiğini belirtmesi karşısında, sanığın aksi kanıtlanamayan savunması da gözetilerek, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi ise 23.12.2015 tarih ve 449-365 sayı ile; "...Sanığın ağabeyinin resmî nikâh olmaksızın birlikte olduğu bayana yönelik sarf edilen sözlerin gerek sanık ile korunması gerektiği belirtilen kişilik haklarının aidiyetinin arasında koruma, kollama, bu kişiye yönelik saldırıdan incinecek, hukuken korunmaya elverişli bir hak veya ilişki durumunun söz konusu olmadığı gibi ağabeyinin birlikte yaşadığı kişi olgusunun dahi hukuken itibar edilebilir, sanık yönünden korunmaya elverişli bir hak olmadığı, böylece bu kişiye yönelik gıyabında söylenmiş söz nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı," şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek sanığın önceki hüküm gibi cezalandırılmasına karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2016 tarihli ve 100138 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 548-1220 sayı ile 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 28.03.2017 tarih ve 18842-3495 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından;