10. Hukuk Dairesi 2024/2788 E. , 2024/3016 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2204 E., 2023/2745 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/252 E., 2019/21 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair karara yönelik davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılara…
**10. Hukuk Dairesi 2024/2788 E. , 2024/3016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2204 E., 2023/2745 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/252 E., 2019/21 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair karara yönelik davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; önceki kararda direnilmesine ve davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Hukuk Genel Kurulu tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı ... A.Ş. vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının davalı işverenlere ait işyerlerinde 16.02.2005 - 31.01.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak geçen sigortalı çalışmalarının tespitini istemiştir. Davacı vekili, 26.10.2016 tarihli celsede, talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespitine yönelik olduğunu beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı... Kuyumculuk Altın İşleme San. Tic. A.Ş. vekili, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının... Atlantis Kıymetli Madenler Kuyumculuk Telekom San Tic. A.Ş.'nin çalışanı olduğunu, müvekkili şirketin diğer davalı şirketin devamı olmadığını savunmuştur. Dahili davalı Tasfiye Halinde... Atlantis Kıymetli Madenler Kuyumculuk Telekom San. Tic. A.Ş. vekili, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen şirket ile müvekkili şirketin hiçbir bağlantısının bulunmadığını, şirket ortaklarının farklı kişiler olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2016/252 Esas, 2019/21 Karar sayılı kararı ile davacının bildirim yapılmayan dönemdeki çalışmalarının tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, aksi hâlde yaşlılık aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği ve sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilmez niteliğine aykırı bir sonuç doğacağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde talebin kısmen hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının sosyal güvenlik destek primine tâbi olarak davalı... Kuyumculuk A.Ş.'ye ait 155972.35 sicil numaralı işyerinde 01.03.2005-14.08.2005 tarihleri arasında 164 gün; 291485.35 sicil numaralı işyerinde 15.08.2005-31.08.2005 tarihleri arasında 16 gün; dahili davalı... Atlantis A.Ş.'ye ait işyerinde ise 01.09.2005-31.12.2013 tarihleri arasında 3000 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı, dahili davalı ve fer'î müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2021 tarihli ve 2019/656 Esas, 2021/184 Karar sayılı kararı ile davacının talebinin 506 sayılı Kanun’un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tâbi çalışmanın tespitine ilişkin olmadığı, aynı Kanun’un 63/B maddesi gereğince sosyal güvenlik destek primine tâbi çalışmanın tespitini talep ettiği, sosyal güvenlik destek primine tâbi çalışma sürelerinin ise 506 sayılı Kanun'a göre sigortalılık süresi olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemiz 06/12/2021 tarih 2021/4377 - 2021/15482 sayılı kararı ile sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma sigortalılık süresinden sayılmıyor olsa da, eldeki dava dosyasında 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespitine hükmedilmesi halinde, bu hükmün, işçilik alacakları davasına, buna ilave olarak davacının iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık ve analık sigortası kapsamına alınmasına etkili olacağı düşünüldüğünde, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ortadır. Bu durumda Mahkemece, davacının davasını açmasında hukuki, korunmaya değer ve güncel bir yararının bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilmeli, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyulmayarak Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarih ve 2022/523 E., 2022/975 K.sayılı kararı ile bozma kararında sosyal güvenlik destek primine tâbi çalışma sürelerinin 506 sayılı Kanun’a göre sigortalılık süresi olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Dairelerinin emsal kararlarında Kuruma destek primine tâbi olarak çalışacağına dair dilekçeyle başvuru bulunmadığı takdirde kayıtlı olmayan çalışmanın sosyal güvenlik destek primine tâbi hizmet tespiti olarak talep edilmeyeceğinin kabul edildiği gözetildiğinde bozma kararına uyulmasına hukuki olanak bulunmadığı, davacının isteminin kısa vadeli sigorta kolları kapsamında çalışmanın tespiti niteliğinde olması ve kısa vadeli sigorta kollarından faydalanmadığına dair bir iddiada bulunmaması karşısında bozma kararı öncesinde verilen kararın yerinde olduğunun kabulü gerektiği, sosyal güvenlik destek primine tâbi süreler için kısa vadeli sigorta kolları yönünden prim tahsili gerektiği, kısa vadeli sigorta kollarının güvence altına aldığı risklerin yarattığı etkileri gidermeye yönelik yardımların sağlanmasında ödenen prim miktarı ve süreyle orantı kurulmasının gerekmediği, buna bağlı olarak sigortalının bildirimi gerçekleştirilmediği ve sigortalı adına herhangi bir prim ödemesinin yapılmadığı durumlarda dâhi yardım öngören sigorta kolları niteliğinde olduğu, davacının sosyal güvenlik hukuku kapsamında bir hak kaybı durumu ve iddiası bulunması ve işçilik alacağı istemli davada hizmet süresinin tespitinin hakka en kısa sürede ulaşma konusunda daha etkin bir yol olması nedeniyle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, kısa vadeli sigorta kolları yönünden sosyal güvenlik destek priminin geçmişe yönelik sigortalılık hakkı yaratmadığı gibi yaşlılık aylığı alırken gerçekleşen sosyal güvenlik primine tâbi sigortalılık süresi niteliğindeki çalışmalar nedeniyle uzun vadeli sigorta kollarından prim tahsilatı yapılamayacağı, kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin primler yönünden geçmişe dönük tespit isteminde 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi uyarınca sigortalılık süresinin tespiti davası açılmasının çalışana sosyal güvenlik destek primine tâbi çalışma süresi yönünden hukuki yarar sağlamasının mümkün olmadığı, resen araştırma ilkesinin geçerli olmadığı işçilik alacakları davasında çalışma süresinin belirlenmesinin işçinin alacağına ulaşmasına ilişkin olarak makul sürede yargılama yönünden hızlı çözüm sağladığı gibi usul ekonomisi ilkesine de uygun olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz 13.03.2023 tarihli 2022/11132-2023/2350 sayılı kararı ile "direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir. 3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 tarihli 2023/10-403-2023/712 sayılı kararı ile önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı belirtilerek davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı bozulmuştur. D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurul karar sonrası kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hukuk Genel Kurulunun bozma kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işveren... Kuyumculuk Altın İşleme San.Tic.A.Ş.'ye ait .... sicil sayılı işyerinde 01.03.2005-14.08.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile ve Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi şekilde 164 gün çalıştığı, 164 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin, Davalı işveren... Kuyumculuk Altın İşleme San. Tic.A.Ş.'ne ait .... sicil sayılı işyerinde 15.08.2005-31.08.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle ve Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi şekilde 16 gün çalıştığı, 16 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin, Dahili davalı işveren .... Kuyumculuk Telekom San. Tic. A.Ş'ne ait .... sicil sayılı işyerinde 01.09.2005-31.12.2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile ve Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi şekilde 3000 gün çalıştığı, 3000 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... A.Ş. ile fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... A.Ş. vekili, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığına ilişkin hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... A.Ş. vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.