6. Hukuk Dairesi 2012/10686 E. , 2012/13419 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortakklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki adet taşınmaz mal paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm bir kısım daval…
**6. Hukuk Dairesi 2012/10686 E. , 2012/13419 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortakklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki adet taşınmaz mal paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır. Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Olayımıza gelince; davaya konu her iki taşınmaz üzerinde birden fazla yapı ve ağaçlar bulunmaktadır. Mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında bütünleyici parçaların varlığı tespit edilmiş, arsa ile yapı ve ağaçlara isabet eden yüzde oranları belirlenmiştir. Bir kısım paydaş davalılar bütünleyici parçalarla ilgili mülkiyet iddiasında bulunmuşlar ve davacı tarafça kabul edilmediğinden mülkiyetin tespiti davası açmaları için mahkemeden kendilerine süre verilmesini istemişlerdir. Bu durumda, mahkemece muhdesat iddiasında bulunan paydaşlara mülkiyetin tespiti davasının açılması için süre verilmesi, açılması halinde dava sonucunun beklenmesi ve oluşacak sonuca göre yukarıdaki esaslara uygun dağıtım kararı verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan bütünleyici parçaların kime ait olduğu belirlenmeden bu hususta davacı ile diğer davalıların beyanları alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.