11. Ceza Dairesi 2023/5362 E. , 2024/569 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/579 E., 2023/309 K. SUÇLAR : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddes…
**11. Ceza Dairesi 2023/5362 E. , 2024/569 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/579 E., 2023/309 K. SUÇLAR : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/161 Esas, 2015/606 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarındaki eylemler yönünden 4 kez ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2020/2481 Esas, 2022/11304 Karar sayılı kararı ile hükümlerin "Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/579 Esas, 2023/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarındaki eylemler yönünden açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiş, 2011 ve 2012 takvim yıllarındaki eylemler nedeniyle tek bir mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebebi, zamanaşımı süresinin dolmadığına ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin olup, sanığın temyizi herhangi bir sebebe dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında gerçek bir ticari faaliyeti olmayan şirketler tarafından düzenlenen faturaları kullandığından bahisle sahte fatura kullanma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği, vergi inceleme, vergi suçu ve vergi dairesi mütalası ile bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı, vergi inceleme raporlarına göre sanığın faturalarını kullandığı şirketler hakkında vergi incelemelerinin bulunduğunun, ödemelerin nakit olarak yapıldığının ve defter kayıtlarında görünmediğinin bildirildiği, sanığın vergi cezası ve faizlerini ödemediği ve idare aleyhine dava açmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. 3.Mahkeme tarafından sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarına ilişkin eylemleri yönünden açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmiş, 2011 ve 2012 takvim yıllarına ilişkin eylemler yönünden tek bir mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiğinin ve suça konu edilen faturaların son olarak 2012 yılının ... ayı beyannamesinde de gösterilmiş olması nedeniyle suç tarihinin beyanname tarihini takip eden ayın 25 inci günü olan 25.12.2012 tarihi olduğu anlaşılmakla; tüm takvim yıllarındaki eylemler bütün halinde değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, 2009 ve 2010 takvim yıllarını ayırarak düşmesine karar verilmesi, 2.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması; gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden ve temyiz incelemesine imkan verecek şekilde tartışılmadan gerekçesiz hükümler kurulması, 3.5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı nazara alındığında; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2015 tarihli ve 2015/2188 Esas sayılı iddianamesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367 nci maddesine göre dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak olarak sanık hakkında, "sahte fatura kullanma" suçlarında kamu davası açıldığı, “sahte fatura düzenleme” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenleme" ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak “sahte fatura düzenleme” suçundan hüküm kurulması, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/579 Esas, 2023/309 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.