2. Hukuk Dairesi 2016/13786 E. , 2016/12278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile )Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir
**2. Hukuk Dairesi 2016/13786 E. , 2016/12278 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile )Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini göstermesi gerekir (HMK m. 119/1-e ). Mahkeme, tarafların ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde dayanılmayan vakıaları kendiliğinden inceleyemez. Dava sebebi ve dayanağı vakıalar açık ve somut şekilde ispata ve karşı tarafın savunmasına elverişli olarak ortaya konmalıdır. Oysa yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı kadın dava dilekçesinde; hakaret ve şiddet vakıasına dayanmamış, ön inceleme aşamasında bu vakıalara dayandığını bildirmiş karşı taraf ise açıkça muvaffakat etmemiştir. Usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan bir vakıa esas alınarak davalı erkeğe kusur yüklenemez. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere davalının birlik görevlerini yerine getirmemesi ise sabittir. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı erkekten kaynaklanan davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde maddi bir hadise ispatlanamamıştır. Boşanmaya sebep olan olaylar manevi tazminatı gerektiren bir olgu değildir. Bu durumda davacı kadının manevi tazminat (TMK m. 174/2) isteğinin reddi gerekirken, kabulü doğru bulunmamıştır. 3-Davacı kadın dava dilekçesinde sadece 150 'şer TL, tedbir-iştirak ve 200 TL tedbir- yoksulluk nafakası talep ettiği halde mahkemece talep aşılarak 250'şer TL tedbir-iştirak ve 450 TL tedbir-yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. Hakim, taleple bağlı olup fazlaya karar verilemez (HMK m. 26). Bu yön gözetilmeden talepten fazla tedbir-iştirak ve tedbir-yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yakarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.06.2016 ( Pzt. )