6. Hukuk Dairesi 2010/6071 E. , 2010/10969 K. MAHKEMESİ :Kartal 1.İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın ka…
**6. Hukuk Dairesi 2010/6071 E. , 2010/10969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kartal 1.İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalılardan ...'in 10.7.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı, davalı ...’in de sözleşmenin kefili olduğunu, davalıların 2009 Temmuz-Eylül ayları arası kira bedellerini ödemediklerinden ödenmeyen aylarla birlikte muaccel hale gelen dönem sonuna kadar kira bedellerinin tahsili için takip yaptıklarını, davalıların ödeme emrine itiraz ettikleri gibi taşınmazı tahliye edip kiralananın anahtarlarını da icra dosyasına teslim ettiklerini belirterek itirazın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin taşınmazda kiracı olarak 2 ay oturduğunu,aynı binada bir alt daireyi kiralayarak taşındığını ve durumu kiralayana bildirdiklerini, anahtar teslim edilmek istendiği halde kiralayanlar tarafından alınmadığını daha sonra haklarında muaccel olan aylar kirası için takip yapıldığını davacının kötü niyetli olduğunu belirterek istemin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 10.7.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi ... kiracı olarak ...’te kefil olarak imzalamışlardır. Sözleşmede aylık kira 630.-TL olarak belirlenmiş ve her ayın 5-10'u arasında ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin özel şartları 4.maddesinde ”aynı dönem içerisinde kira bedelinin iki ay ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan dönem kirasının sonuna kadar olan kira bedelleri muacceliyet kesbedeceği gibi bu hal tahliye sebebidir” ve 11 md ”Kontratın sona ermesinden bir ay önce taraflar yazılı olarak ihtarda bulunmadıkları takdirde sözleşme bir yıl uzamış ve yenilenmiş sayılır” şartı vardır.Bu şart geçerli olup tarafları bağlar.Davalı sözleşmenin 11.maddesine göre bir aylık ihbar şartına uymadığından sözleşmenin aynı şartlar da bir yıl uzadığının kabulü gerekir.Davalı yeni dönem kirası olan 2009 Temmuz-Eylül ayları arası kira bedelini ödemediğinden sözleşmenin 4.maddesine göre dönem sonuna kadar kiralar muaccel olduğundan ödenmeyen ve muaccel olan aylar kira bedelinin tahsili için takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak davalı takip yapıldıktan sonra taşınmazı tahliye ederek kiralanana ait anahtarları 8.10.2009 tarihinde icra takip dosyasına teslim etmiş davacıda anahtarları 13.10.2009 tarihinde teslim almıştır.Bu durumda anahtar teslim tarihine kadar kira bedelleri ile sorumlu tutulması anahtar tesliminden sonraki dönem kira bedeline ilişkin uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden fazlaya ilişkin kısmın reddi gerekir.Öte yandan davalı ... sözleşmeyi kefil olarak imzalamıştır. BK.nun 484.maddesine göre, kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde düzenlenmesi ve kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça gösterilmesi zorunludur.Kira süresinin 6570 Sayılı Gayrımenkül Kiraları Hakkındaki Kanunun 11.maddesi gereğince uzadığı hallerde uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için öncelikle bu hususun (kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin) sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir.Bunun yanında kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması da şarttır. Eş söyleşi ile ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir. Somut olayda davaya konu kira sözleşmesinin özel şartları 9 md. Kefil kontratın ilk yapıldığındaki kira dönemi ve süreden kefaletin mevcudiyetinin devam edeceği belirtilmiş ise de kefilin gerek sorumlu olacağı süre ve gerekse sorumlu tutulacağı azami miktar gösterilmemiştir.Takibe konu kira bedelleri ise kira sözleşmesinin uzayan yeni dönemine ilişkin olduğundan takibe konu kira paralarından kefilin sorumlu tutulmasına olanak bulunmamaktadır.Bu nedenle kefil hakkında açılan davanın reddi gerekirken kefil hakkında da yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmadığından hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.