9. Ceza Dairesi 2021/19121 E. , 2023/3571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/181 E., 2016/98 K. SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte
**9. Ceza Dairesi 2021/19121 E. , 2023/3571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/181 E., 2016/98 K. SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Darende Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2015 tarihli 2015/170 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkumiyeti talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Darende Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2016 tarihli 2016/27 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkumiyeti talebiyle kamu davası açılmış, Darende Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli ve 2016/30 Esas 2016/77 Karar sayılı kararı ile bağlantı nedeniyle Darende Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/181 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 3. Darende Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2015/181 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2021 tarihli Tebliğnamesinde sanık hakkındaki hükmün basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğinden bahisle "Bozulması" yönünde görüş bildirilerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Temyiz İsteği Amacının evlenmek olduğuna, katılanın tüm evlilik teklif ve çabalarına olumsuz cevap verdiğine, katılana sevgi saygıdan başka birşey beslemediğine, asla kasti bir niyeti olmadığına, manevi unsurun oluşmadığına, cezanın ertelenmesi ile geri bırakılması yollarına başvurulmadığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına, sanık hakkında takdiri indirim ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında artırım yapılırken 135 gün karşılığı adli para cezası yerine bir kat artırım yapılarak 180 gün adli para cezası uygulanması, devamındaki artırım ile indirimlerin hatalı oran üzerinden devam ederek netice olarak 3.920 TL adli para cezası yerine yazılı şekilde 5240 TL adli para cezası ile sanık hakkında fazla ceza tayininin usul ve kanuna aykırı olmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Sanığın kullanmakta olduğu 053\*\*\* numaralı telefonu ile katılanın kullandığı 05\*\*\* numaralı telefona 08.10.2015 tarihinde ''Hep seni sevdim ve seveceğim'', 21.10.2015 tarihinde ''Seni seviyorum, özlüyorum, seni istiyorum, seviyorum'', 25.10.2015 tarihinde ''Seni gerçekten sevdim'' şeklinde mesajlar attığı, böylece sanığın üzerine atılı zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu işlediği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. 2. Katılanın beyanı, sanığın tevil yoluyla ikrarı ve tüm dosya kapsamı ile sanığın suçunun sabit olduğu kanaati bildirilmiştir. 3. Adli sicil kaydına göre daha önce hakkında hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında ilerde yeniden suç işlemeyeceğine yönelik mahkemede olumlu kanaat oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmünün uygulanmadığı, erteleme hükümlerinin kanuni şartlarının oluşmadığının belirtildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında 15.02.2016 tarihli iddianame ile açılıp birleşen dosyaya konu eylemler yönünden zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 2. Mahkemece kabul edilen olayda; sanığın cinsel taciz içerikli herhangi bir söz veya eylemi ile cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu, bu bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Uygulamaya göre de hükümde, sanığın yargılama konusu cinsel taciz suçundan ceza tayin edilirken 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 90 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenen temel cezada, aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği "Yarı" oranında artırım yapılması yazılıp sehven bir kat artırım yapılarak 135 gün karşılığı yerine 180 gün karşılığı olarak belirlenmesi ve devamında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca yapılan artırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden devam ettirilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Darende Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2015/181 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.