7. Ceza Dairesi 2023/10038 E. , 2024/5387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/747 E., 2023/50 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulun
**7. Ceza Dairesi 2023/10038 E. , 2024/5387 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/747 E., 2023/50 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmemesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğinden bahisle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE İncelemeye konu 16.04.2013 tarihli olayda; sanığın ikametinde arama kararına istinaden yapılan aramada, odunluk olarak kullanılan bölümde istiflenmiş ve başka eşyaların arkasına gizlenmiş kolilerde 139 karton kaçak sigara ele geçirildiği, Zincirleme suça konu olup Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş 08.04.2013 tarihli olayda ise; ikametinde yapılan aramada, 473 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanığın savunmasında; ikametinde ele geçen kaçak sigaraların ... tarafından, kendisi evde yokken ve haberi olmadan eşine bırakılmış olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunmaları, bozma ilâmları, ele geçen kaçak eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Zincirleme suça esas kesinleşen dosyadaki suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeride dikkate alınarak 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasında düzenlenen hükümlerin uygulanabileceği gözetilerek; bahse konu kesinleşen dosyanın, incelemeye konu dosya içerisine alınarak o dosyadaki eşyaya ilişkin gümrüklenmiş değer tespiti varsa bu değer esas alındıktan, bulunmuyor ise değer tespit ettirildikten sonra sonucuna göre 3 üncü maddenin yirmiüçüncü fıkrasındaki indirim oranları belirlenmesi ve yapılacak lehe kanun değerlendirmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zincirleme suça konu eylemlerde ele geçen ve kaçak eşya miktarı az olan eşyaya ait gümrüklenmiş değerin pek hafif olduğu belirtilmek suretiyle hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapıldıktan sonra, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmayan, kovuşturma aşamasında ise bozma ilâmı da kendisine tebliğ edilen ve duruşmada okunan sanığa yasal düzenlemenin ihtar edildiğinin anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Gerekçe bölümünde (1,2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.