5. Ceza Dairesi 2006/4016 E. , 2010/3399 K. Irza geçme suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın beraetlerine, ..., ..., ... ve ...’ın eylemleri reşit olmayan mağdurenin rızasıyle cinsi münasebette bulunma niteliğinde görülerek bu suçtan mahkümiyetlerine, dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.06.2005 gün ve 2003/251 Esas, 2005/218 Karar sayılı h…
**5. Ceza Dairesi 2006/4016 E. , 2010/3399 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın beraetlerine, ..., ..., ... ve ...’ın eylemleri reşit olmayan mağdurenin rızasıyle cinsi münasebette bulunma niteliğinde görülerek bu suçtan mahkümiyetlerine, dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.06.2005 gün ve 2003/251 Esas, 2005/218 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C. Savcısı, katılan SHÇEK vekili ve sanık ... müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi. Sanık ... müdafiin 29.06.2005 tarihinde tefhim edilen hükmü yasal süreden sonra 07.07.2005 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin O Yer C.Savcısı ve katılan SHÇEK vekilinin temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan SHÇEK vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraet hükümlerinin incelenmesinde; Sanık ...'ın aşamalarda, mağdurenin beyanlarını destekler nitelikte ... ile birlikte sırayla mağdurenin rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiklerini ifade etmesi, Sanık ...'ın da 24.05.2003 günlü sorguda mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini ikrar etmesi, ayrıca mağdurede saptanan zeka geriliğini bildiklerine ilişkin delil de elde edilememesi gözetilerek sanıklar ... ve ...'in 765 sayılı TCK'nun 416/son maddesi ile mahkümiyetleri yerine beraetlerine karar verilmiş ise de reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçu, kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 maddesinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, en son zamanaşımını kesen işlem olan sorgularının yapıldığı 23.06.2003 ve 02.07.2003 tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi de ../.. -2- gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 07.01.2005 günlü raporda mağdurede saptanan orta ile hafif derece sınırındaki zeka geriliğinin, mağduresi bulunduğu olaya ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede olduğu ve kendisindeki bu zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğinin bildirilmesi karşısında sanık ...'in 24.05.2003 günlü sorgu hakimi huzurundaki ifadesinde, akli dengesinin yerinde olmadığını bildiği mağdure ile cinsel ilişkiye girdiğini ikrar etmiş olması nazara alınmadan 765 sayılı TCK'nun 416/1 yerine 416/son maddesi ile ceza tayini, Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ...’ın suç tarihindeki yaşı ve hükmolunan ceza miktarı nazara alındığında 15.07.2005 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısı ve katılan SHÇEK vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ...