(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1197 E. , 2008/2468 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mer'a olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve davalılar ... ile ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1197 E. , 2008/2468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mer'a olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve davalılar ... ile ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, çekişme konusu 1 ada 17 parsel sayılı (ifraz ile 1 ada 24 ve 25 parseller olmuştur) taşınmazın tesbitine dayanak olan tapu kaydının miktar fazlası olarak davalılar adına yazılan bölümünün mer'a olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptalini ve mer'a olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı Hazine vekili ile davalılar ... ve ... temyiz etmişlerdir. 1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalılar ... ve ... tüm temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir. 2- Davacı Hazine vekilinin temyizine gelince; Dava, mer'a iddiasına dayalı tapu iptali ve sınırlandırma isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 17 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 24 parsel sayılı 9216 m2'lik taşınmaz ve 25 parsel sayılı taşınmazın krokide "B" harfi ile gösterilen 24.480 m2 kısmı olmak üzere toplam 33.696 m2 taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile mer'a olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiştir. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 3. maddesinde mer'a; hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerler olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 4. maddesinin 3. fıkrasında, "mer'a, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, ilk fıkrasına göre de, mer'a, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Mer'alar, kamu ortak mallarından olup, maliki Hazine'dir ve özel mülkiyete konu olamaz" şeklindedir. Bu cümleden olarak zilyetlikle kazanılmaları da mümkün değildir. Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; Dava konusu 1 ada 17 parsele uygulanan 23.09.1971 tarih ve 36 sıra numaralı tapu kaydı doğu ve güney sınırları itibariyle "hali" okumakta olup, kayıt miktarı 4593.36 m2'dir. Yine aynı parsele uygulanan 708 numaralı vergi kaydının da doğu ve güney sınırlarının mer'a olarak okuduğu görülmektedir. Vergi kaydının toplam miktarı da 12000 m2'dir. 1 ada 17 parsel sayılı taşınmaz ise sözü edilen bu tapu ve vergi kaydına istinaden toplam 45696 m2 miktar ile kadastro çalışmaları sırasında tesbit edilmiştir. Mahkemece, mahallinde yapılan keşif, yerel bilirkişi anlatımları ve bilirkişi raporları ile kaydın dava konusu yere uyduğu, taşınmazın doğu ve güney hududunda yer alan 1 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastroca tescil harici bırakıldığı ve mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kanunun "Kayıt ve Belgelerin Kapsamını Tayin" başlığını taşıyan 20. maddesinin e bendine göre; harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlardan gösterilen miktara itibar olunur. Ancak, değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yer kapsıyorsa, tesbit o sınır esas alınarak yapılır" şeklindedir. Vergi kaydı mülkiyete karine teşkil ederse de, bu kayda hukuken değer vermenin iki ayrı önkoşulu bulunmaktadır. Birinci koşul, kaydın kapsadığı alanın özel mülkiyete konu teşkil eden yerlerden olmasıdır. İkinci koşul ise, vergi kaydı kapsamlı yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğini sağlayacak biçimde ve sürede elde tutulmuş olmasıdır. Yerinde yapılan keşif ve yerel bilirkişi beyanlarına göre, taşınmaza uygulanan tapu kaydının doğu ve güney sınırlarının hali okuduğu da dikkate alındığında, çekişme konusu yerin mer'a olduğu kesin olup, uygulanan vergi kaydının mülkiyete karine teşkil etme niteliği bu nedenle yoktur. Daha dar kapsamlı olan tapu kaydına değer verilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının reddine, (2). bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.