15. Hukuk Dairesi 2015/2112 E. , 2015/4780 K. "" Mahkemesi :Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi :10.12.2014 Numarası :2014/399-2014/572 Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekilleri Avukat Y..O.. ve Avukat B..S.. ile davalı vekili Avukat O..Ö.. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tara…
**15. Hukuk Dairesi 2015/2112 E. , 2015/4780 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi :10.12.2014 Numarası :2014/399-2014/572 Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekilleri Avukat Y..O.. ve Avukat B..S.. ile davalı vekili Avukat O..Ö.. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve temlik alınan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar, davacı temlik alan banka vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Dava dışı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi belediye arasında akdedilen 23.06.2006 ve 31.07.2006 tarihli sözleşmeler sırasıyla 12,987,000,00 + KDV ve 12.145.000,00 TL + KDV anahtar teslimi götürü bedelli eser sözleşmesi niteliğindedir. Götürü bedelli eser sözleşmelerinin feshedilmesi halinde işin fesih kesin hesabının çıkarılması için, yüklenicinin fiilen yapmış olduğu işin üstlenmiş olduğu tüm işe oranını belirlemek zorunludur. Bu halde, işin fiziki gerçekleşmesinin toplam iş bedeline oranı da, yüklenicinin gerçekleştirmiş olduğu işin parasal değerini ortaya çıkaracaktır. Somut olaya dönüldüğünde; mahkemece, bozmaya uyularak işin fiziki gerçekleşme oranının belirlenmesi yoluna gidilmişse de, hükme esas alınan bilirkişiler kurulu raporunda işin fiziki gerçekleşme seviyesinin hesaplanması şekli bilimsel verilere değil, tahmini verilere dayanmaktadır. Oysaki, davalı iş sahibi belediye sözleşmenin feshinden sonra kalan işi, tamamlanmak üzere 22.07.2008 tarihinde yeniden ihale etmiş ve yapılan bu ihale sonrasında akdedilen sözleşme doğrultusunda iş tamamlanmıştır. Fesih sonrasında kalan işin 8.450.000,00 TL'ye ihale edilmiş olması ve bu bedelin 2006 yılına eskale edilmesi suretiyle kalan işin fiziki oranının bulunması ve bunun tahmine dayalı olarak fiziki orana denkleştirilmesi usulü, bilimsel ve doğru bir usul değildir. Diğer taraftan, bilirkişiler kurulu raporunun mahkemece bozmaya uyulması üzerine düzenlenen temlik, haciz ve sıra cetvelleri ile yapılan ödemeleri karşılaştırma şekli de Yargıtay denetimine elverişli değildir. Zira; her bir ödemenin yapıldığı tarih itibariyle geçerli bir haciz, sıra ve temlik cetveli oluşturularak ödemelerin usulüne uygunluğu buna göre denetlenmemiştir.