T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1081 Esas KARAR NO: 2026/49 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2023 NUMARASI: 2023/431 Esas, 2023/948 Karar DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi g…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1081 Esas KARAR NO: 2026/49 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2023 NUMARASI: 2023/431 Esas, 2023/948 Karar DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün İİK 89/1, 89/2 ve 89/3 usulsüz tebligatları neticesinde icra dosyasına borçlu olarak eklenen müvekkil şirketin banka hesaplarına haciz konulduğunu, ... A.Ş.'de bulunan hesabı üzerine tesis edilen haciz neticesinde 23.963,86 TL ve 6,51 TL tutarlarındaki paranın hesaptan 05/07/2022 tarihinde haczen çekilerek harçları düşüldükten sonra kalan 21.309,66 TL'nin 20/07/2022 tarihinde dosya alacaklısına ödendiği, müvekkili şirket araçlarına haciz konulmuş olduğu ve hatta ... plaka sayılı araç bakımından yakalama kararı çıkartıldığı, haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edildiğinden, müvekkil şirketin mal varlığına konulan haciz dahil icra işlemlerinin iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, bu sebeplerle; davanın kabulü ile müvekkil şirketin banka hesabından haksız haciz dolayısıyla icra dosyasına yatan ve dosya alacaklısı davalıya reddiyatı yapılan 21.309,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont-avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası dosyası üzerinden borçlu ...Anonim Şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığı, mevcut icra takibi başlatıldıktan sonra davacının firmayı kurduğu ve bu firma üzerinden ticaretine devam ettiğini, bu yolla mal kaçırdığının tespit edildiği, ...Anonim Şirketi ve davacı şirketin kurucularının ...olduğu, tarafların tüzel kişilik perdesine sığınarak mal kaçırma saikiyle yeni şirketler kurduklarını, davacı aleyhine haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacı borçlu tarafından her üç ihbarname de kanunda öngörülen süre içinde cevaplanmadığı, davacı bizzat kendi dilekçesinde bir ticari ilişkinin var olmadığını ve dosyanın ticari nitelikte olmadığını iddia etmekte ancak aynı dilekçede reeskont avans faizinin uygulanmasını istemiştir ki, böylesine çelişkili ifadelerin ve mezkur dosyada reeskont faizi uygulanmasının kabulü mümkün olmadığını, bu sebeplerle; davanın kabulüne yönelik taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 Tarih ve 2023/431 Esas, 2023/948 Karar sayılı kararıyla; "... dava dilekçesine ekli bulunan ve nüfus kayıt örneği belgesinden davacının 30.07.2013 tarihinden itibaren yerleşim yeri adresinin " ........ İstanbul" olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, ....... ilçesi ...... Mahallesi Muhtarlığı tarafından düzenlenen 07.01.2019 tarihli belgede de, davacının adresinin aynı adres olduğu görülmüştür. Buna göre; İİK'nun 89.maddesi uyarınca çıkarılan üçüncü haciz ihbarnamesi usulüne uygun tebliğ edilmediğinden davalı vekilinin davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Her ne kadar birinci haciz ihbarnamesi "......./İstanbul" adresinde bizzat davacıya tebliğ edilmiş ise de, davacı taraf zaman zaman ayrı yaşadığı eşinin bu adresteki ikametine çocuklarını görmek amacıyla geldiğini beyan ettiğinden ve bu beyanının aksini kanıtlar mahiyette dosyada delil bulunmadığından aynı adreste yapılan tebligatların TK'nun 10/1 maddesinde ki bilinen son adrese tebligat yapılacağına dair hüküm uyarınca usulüne uygun olduğundan söz edilemeyecektir. Zira, davacının mernis adresi farklı bir adrestir. TC Kimlik numarası bulunan şahısların mernis adreslerine kolaylıkla ulaşılabilecektir. Bu yönleri itibariyle tebligat usulüne uygun değildir. Öte yandan, takip borçlusu ... davacının eşinin kardeşi olup, davacıdan ne suretle alacaklı olduğu hususunda da bilgi ve belge dosyada mevcut değildir. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. " şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacıya çıkarılan tebligatların usulsuz olduğu, bu nedenle İstanbul Anadolu ... İcra Hukuk Mahkemesinin ...... esas sayılı dosyası üzerinden açılan şikayet davasının kabul edildiği, mezkur icra hukuk mahkemesinde davacı-borçluya 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin iptal edildiği, genel hükümler çerçevesinde ise davalı-alacaklının iş bu davada borçlu - davacının icra dosyasında borçlu olduğunu belgeleri ile ispatlayamaması" gerekçesi ile davanın kabulüne, Davacı tarafın İstanbul Anadolu ........ İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinden tahsil edilen 21.309,66 TL nin ödeme tarihi olan 05/07/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası dosyası üzerinden borçlu ...anonim şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, mevcut icra takibi başlatıldıktan sonra davacının firmayı kurduğunu ve bu firma üzerinden ticaretine devam ettiğini ve bu yolla mal kaçırdığının tespit edildiğini, ...... şirketi ve davacı ......... şirketinin kurucularının ...olduğunu, bu hususun dosyada sundukları ito kayıtları ile de sabit olduğunu,Tarafların tüzel kişilik perdesine sığınarak mal kaçırma saikiyle yeni şirketler kurup, ticarete devam etmelerini hukuk düzeni koruyamacağını, davacı aleyhine 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacı borçlu tarafından her üç ihbarname de kanunda öngörülen süre içinde cevaplanmadığını, İcra Hukuk Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin verilen kararın müvekkili şirketin alacaklı olmadığına karine oluşturmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, İİK 89. maddesi uyarınca açılan ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Anadolu ...... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/649 E. 2022/833 K. Sayılı kararında icra takibinde davacı-borçluya çıkartılan 89/1,2,3. haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihinin iptaline, 89/1 haciz ihbarnamesinin davacı-borçluya tebliğ tarihinin ıttıla tarihi olarak beyan edilen 09.09.2022 tarihi olduğunun tespitine ve 89/2 ve 89/3 ihbarnamelerinin tebliğ tarihi olarak kabul edilen tarihlerden önce çıkartıldığından mezkur ihbarnamelerinin iptaline, davacı tarafça 89/1 ihbarnamesinin 09.09.2022 tarihinde tebliğ alındığı kabul edilip, 12.09.2022 tarihinde ihbarnameye itiraz edildiğinden davacının icra dosyasındaki borçlu kaydının silinmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.Dava, İİK 89/3. maddesine dayalı menfi tespit davası olup, anılan yasa hükmüne göre; "Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur." Anılan hüküm karşısında kural olarak ispat yükü davacı taraf üzerinde olmakla birlikte, somut olayın özelliğine göre ispat yükü yer değiştirebilir. Bu bağlamda, davacının takip borçlusuna borcu olmadığını belirtip, davalı tarafından verilen cevapta, davacı ile borçlu arasında borcu doğuran bir hukuki ilişkiden söz edilmemiş, sadece davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiği ileri sürülmüşse, bu durumda takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğunu belirten, borç doğuran bir ilişkinin davalı (alacaklı) tarafından ileri sürülmesi gerekir. (Emsal Kapatılan Yargıtay 19 HD'nin 2012/15204 E- 2013/1182 K.sayılı kararı) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, icra hukuk mahkemesi kararı ile dayanak haciz ihbarnamelerinin iptaline ve davacının icra dosyasındaki borçlu sıfat kaydının silinmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, ödemeye dayanak hukuki sebebin ortadan kalktığının ve davacının icra dosyasında borçlu olduğuna dair delil bulunmadığı görülmekle ilk derece mahkeme kararı yerinde olduğundan, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.455,66 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.028,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/01/2026