10. Hukuk Dairesi 2024/13737 E. , 2024/13183 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/447 E., 2022/617 K. Taraflar arasında görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairem…
**10. Hukuk Dairesi 2024/13737 E. , 2024/13183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/447 E., 2022/617 K. Taraflar arasında görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.02.2024 tarih ve 2022/12721 Esas- 2024/1845 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; zamanaşımının söz konusu olduğunu, davacının maluliyet durumu ile ilgili olarak gelişen bir durum olup olmadığının uzman bilirkişi heyetinin değerlendirmesi ile netlik kazanabilecek bir husus olduğunu, 26.03.2012 tarihli rapora atfen görme yetisinin tamamen kaybedilmesi gerekçe gösterilerek zamanaşımının dolmadığı sonucuna ulaşıldığını, oysaki 26.03.2012 tarihli raporda görme kaybının ve dolayısıyla maluliyetin artıp artmadığı, arttı ise hangi tarih itibarıyla arttığına dair geçmişe yönelik tarihsel bir inceleme ve değerlendirme bulunmadığını, diğer yandan, anılan raporda sol gözün görme yetisini kaybettiği tarihi belirten herhangi bir ifade de olmadığını, oysaki maluliyetin artması sebebiyle zamanaşımının gelişim tarihi itibarıyla başlayabilmesi için; maluliyetin hangi tarihte oluştuğu, gelişen bir durum olup olmadığı, gelişen durum var ise hangi tarihte gerçekleştiği hususlarının hiçbir kuşku ve tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesinin zorunlu olduğunu, kaldı ki dosyada mevcut Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulunun 18.08.2010 tarihli raporunda da “Görme Yok” denildiğini, bu durumda sol gözün tamamen kaybedildiğinin tespit edilmesinden bahisle 26.03.2012 rapor tarihi itibarıyla zamanaşımı başlatmanın dosya kapsamına aykırı olduğunu, meydana gelen kaza ile davacının maluliyeti arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde 2007 ve 2010 yıllarında ameliyat olduğundan bahsetmişse de, ne hastane kayıtlarının dosyaya ibraz edildiğini ne de anılan kayıtların Mahkeme tarafından celbedildiğini, davacının kalıtsal ve ailesel olarak üveit ve glokom rahatsızlıklarının bulunduğunu, dolayısıyla meydana gelen maluliyetin kalıtsal rahatsızlıklar sebebi ile ortaya çıkma ihtimali bulunduğu gibi, davacının geçirmiş olduğu ameliyatlar ile meydana gelen maluliyet arasında bir illiyet bağı bulunmasının da olası olup, bu hususun Mahkemece inceleme konusu yapılmadığını, dosyada mevcut İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 25.06.2010 tarih, 2010-1545 sayılı raporunda, sigortalının “birkaç kez opere olmuş, en son katarakt ve glokom operasyonu geçirmiş, travmatik katarak (mesleki değil), tek gözde körlük (mesleki değil) raporu verildiğini, 25.06.2010 tarihli, “mesleği ile ilgili hastalığı yoktur” sonucuna varan işbu rapora rağmen, 2004 yılında meydana gelen olay ile aradan geçen 8 yıl içinde meydana gelen ameliyat sonuçları araştırılmadan, nedensellik bağı irdelenmeden, evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen maluliyet raporlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, zamanaşımının başlangıç anının 26.03.2012 tarihi olduğu kabul ediliyor ise faizin de bu tarihten itibaren işlemeye başlaması gerektiğini, harçların da kabul red oranında paylaştırılması gerektiğini belirterek karar düzeltme taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından, kararın maddi hataya dayandığı gerekçesi ile ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) "Hükmün tashihi" kenar başlıklı 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir : " (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. ... " 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun (7036 sayılı Kanun) 7 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 6100 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. 6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda verilen kararda maddi hata saptanamadığı gibi maddi hataya dayandığı ileri sürülen hususun hukuki değerlendirmeye ilişkin olduğu ve 7036 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iş mahkemelerinin kararları ile ilgili Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme istenemeyeceği de dikkate alınarak davalı vekilinin dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinin REDDİNE, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, Karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.