1. Hukuk Dairesi 2022/6378 E. , 2024/681 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/848 E., 2022/1663 K. ASIL DAVADA DAVACILAR : ..., ..., ... vekilleri Avukat ... BİRLEŞTİRİLEN 2014/41 E. SAYILI DAVADA BİRLEŞTİRİLEN 2019/343 E. SAYILI DAVADA DAVACILAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ... vekilleri Avukat ... ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA DAVALI : Hazine vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : ...,...,... HÜKÜM/K
**1. Hukuk Dairesi 2022/6378 E. , 2024/681 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/848 E., 2022/1663 K. ASIL DAVADA DAVACILAR : ..., ..., ... vekilleri Avukat ... BİRLEŞTİRİLEN 2014/41 E. SAYILI DAVADA BİRLEŞTİRİLEN 2019/343 E. SAYILI DAVADA DAVACILAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ... vekilleri Avukat ... ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA DAVALI : Hazine vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : ...,...,... HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/269 E., 2020/388 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve birleştirilen davanın davacıları vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar vekili, birleştirilen davalarda davacılar vekilleri ve birleştirilen davada davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I .DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; dava konusu 140 ada 31 parsel sayılı taşınmazın davacı mirasbırakanı ... ... Bey'e ait olduğunu, taşınmazın 27.03.1952 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Amerikan Robert Koleji mektebi adına tapuda tescil edildiğini, Amerikan Robert Koleji tarafından ise 19.01.1972 tarih ve 535 yevmiye numarası ile Hazineye mükellefiyetli ve koşullu olarak hibe edildiğini, Hazine tarafından da Boğaziçi Üniversitesine tahsis edildiğini, bozucu şarta tabi olarak yapılan bu bağışlamada bozucu şartın (tapu malikinin hakları verilmek koşulu) gerçekleştiğini, yapılan bağışlama sözleşmesinin hükümlerinin koşulun gerçekleştiği anda ortadan kalktığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapularının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesinin gerektiğini, İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde 12.07.1940 tarihinde İstanbul ili Beşiktaş ilçesi ... ada 29 parsel dava konusu edilerek, müdahale ve muazaranın men-i ve tescil talebiyle açılan davanın gerekçeli kararı incelendiğinde davacıların mirasbırakanı ... ... Bey'in hem 140 ada 29 parsel, hem de komşu parseller üzerinde hak sahibi olduğunun görüleceğini, görülmekte olan davanın ise 140 ada 31 parsele ilişkin olduğunu; 27.03.1952 tarihinde yapıları kadastro çalışmaları ile Amerikan Robert Koleji mektebi adına tapuda tescil edilmiş olan ve Amerikan Robert Koleji tarafından da 19.01.1972 tarih ve 535 yevmiye ile Maliye Hazinesine mükellefiyeti ve koşullu olarak bağışlanan dava konusu taşınmaz için Amerikan Robert Koleji ile Hazine arasında bir protokolün yapıldığını, Amerikan Robert Koleji tarafından Beşiktaş Tapu Sicil Muhafızlığına gönderilen 09.12.1971 tarihli yazıdan bağışlamanın koşulların neler olduğunun anlaşılacağını, buna göre protokole konu taşınmazların tamamının Boğaziçi Üniversitesi adı ile kurulan müesseseye tahsis olunmak ve iki sene zarfında faaliyete geçmek, bu taşınmazların herhangi bir kısmına tapu senedi veya başka suretle sahip çıkanların haklarını tanımak koşuluyla hibe edileceğinin belirtildiğini, Robert Kolejinin yapmış olduğu bağışlamanın niteliği itibariyle bozucu şarta bağlı olarak yapılmış bir bağışlama olduğunu, bağışlamanın şartları içinde eski bir tapu maliki çıktığı taktirde mülkiyete dayalı iadelerin yapılacağının açıkça kararlaştırıldığı, davacıların hak sahibi olması nedeniyle bozucu şartın gerçekleştiğini ve bu halde Robert Koleji ile Hazine arasında yapılan bağışlama sözleşmesinin hükmünü kaybettiğini, davanın temelinin maddi hukuk yönünden var olan bir ayni hak olduğunu ve hakkın zamanaşımına uğramasının da söz konusu olmadığını açıklayarak davalı Hazine adına kayıtlı bulunan tapuların iptali ile davacı adına hissesi oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/41 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili; dava konusu İstanbul ili, ... ada, 31 parsel numarasında kayıtlı taşınmazın davacının mirasbırakanı ... ... Bey'e ait olduğunu, davacının ... ... Bey'in mirasçısı olduğunu taşınmazın 27.03.1952 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Amerikan Robert Koleji mektebi adına tapuda tescil edildiği ve Amerikan Robert Koleji tarafından 19.01.1972 tarhinde davalı Hazineye mükellefiyetli ve koşullu olarak hibe edilmiş olduğunu, Hazine tarafından ise Boğaziçi Üniversitesine tahsis edildiğini, bozucu şarta tabi olarak yapılan bu bağışlama yönünden bozucu şartının (tapu malikinin hakları verilmek koşulu) gerçekleştiğini, hal böyle iken yapılan bağışlama sözleşmesinin hükümlerinin ortadan kalkmış olduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapularının iptali ile davacı adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı bulunan tapularının iptali ile davacı adına hisseleri oranında tesciline, her türlü tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleştirilen İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/343 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili; çekişmeli 140 ada, 31 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu Amerikan Robert Koleji adına tescil edildiğini, tescil işleminin ardından 19 Ocak 1972 tarihinde 535 yevmiye numaralı işlemle malik Amerikan Robert Koleji tarafından Hazineye mükellefiyetli ve koşullu olarak hibe edildiğini, Hazinenin ise söz konusu yeri Boğaziçi Üniversitesine tahsis ettiğini, Robert Kolejinin yapmış olduğu bağışlamanın niteliği itibariyle bozucu şarta bağlı olarak yapılmış bir bağışlama olduğunu, bağışlamanın şartları içinde eski bir tapu maliki çıktığı taktirde mülkiyete dayalı iadelerin yapılacağının açıkça kararlaştırıldığı, davacıların hak sahibi olması nedeniyle bozucu şartın gerçekleştiğini ve bu halde Robert Koleji ile Hazine arasında yapılan bağışlama sözleşmesinin hükmünü kaybettiğini açıklayarak davalı Hazine adına kayıtlı bulunan tapuların iptali ile davacı adına hissesi oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili asıl ve birleştirilen davalarda; davacıların, dava konusu taşınmazda hak sahibi olduğu belirtilen ... ... Bey'in mirasçısı olup olmadıklarının anlaşılamadığını, ayrıca hak sahibi olduğu iddia edilen ... ... Bey'in soyadı olmadığı için veraset ilamı olması durumunda dahi tespit davası açılarak veraset ilamındaki ... ... Bey ile tapu maliki ... aynı kişiler olduğunun tespitinin gerekli olduğunu, dava dilekçesinde bir yandan dava konusu taşınmazın muris ... ... Bey'e ait olduğu iddia edilirken diğer taraftan kadastro çalışması sırasında Robert Koleji adına tescil edildiğinin belirtildiğini, kadastro çalışmaları sırasında mahalli bilirkişiler, tanıklar dinlenmek veya varsa tapu kayıt varakaları uygulanmak suretiyle taşınmazın hak sahibi adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın kadastro sırasında Robert Koleji adına tescil edildiği anlaşıldığına göre taşınmazda ... ... Bey'in hak sahibi olmadığını, kadastro tespitine askı ilan süresi içinde komisyona itiraz etmek, itirazın reddedilmesi durumunda Kadastro Mahkemesinde itiraz davası açmak veya askı ilan cetvelleri kesinleştikten snraki 10 yıl içerisinde Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal davası açmak suretiyle taşınmazda hak sahibi olunduğunun ispatlanmasının gerekli olduğunu, sayılanların yapılmaması sebebiyle davacıların mirasbırakının dava konusu yerde hak sahibi olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, 3402 sayılı Yasa'nın 12 nci maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin dolduğunu, 3402 sayılı Yasa'nın geçici 4 üncü maddesi ile bu Yasa'nın yayımlanmasından önce kadastrosu yapılan yerler için tanınan l yıllık sürenin de geçtiğini, bu nedenlerle dava dilekçesinde kadastro öncesi sebeplere dayanılarak hak iddia edildiği anlaşıldığından davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı incelendiğinde ... ... Bey'in isminin hiçbir yerde geçmediğini, hak sahibi olarak Amerikan Robert Kolej Mektebinin görüldüğünü, bu nedenle ... ... Bey'in iddia edilen hak sahipliğinin dayanağının ne olduğunun anlaşılamadığını, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğu belirtilmekte ise de tapu kaydında ve kadastro beyannamesinde buna ilişkin bir kayda rastlanmadığını belirterek davanın sübut bulmadığından reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava ve birleştirilen davaların tespit öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, zira asıl ve birleştirilen dava davacıları vekillerinin dava dilekçesi ile 27.03.1952 tarihli kadastro ile Robert Koleji adına tespit görmeden önce dava konusu taşınmazın müvekkillerinin mirasbırakanına ait olduğunu iddia ettiklerini, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan arazi kadastrosu ile dava konusu ... ada 31 parsel sayılı taşınmazın Robert Koleji adına kayıt edildiği ve kadastro tutanaklarının da 27.03.1952 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, ardından tapu maliki olan dava dışı Robert Koleji tarafından taşınmazın 19.01.1972 tarihinde hibe ile davalı Hazine adına devredildiği, eldeki davanın açıldığı tarihi itibariyle 3402 sayılı Yasa’nın 12/3 üncü maddesi gereğince tapu iptal tescil talebi bakımından 10 yıllık hak düşürücü süre ve tazminat talepleri bakımından da 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve birleştirilen davanın davacı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri 1.Asıl ve birleştirilen İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/41 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin maddi olayların takdirinde ve hukuki nitelemede hataya düştüğünü, gerek esas dava dilekçesinde gerekse birleştirilen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/41 Esas sayılı dava dilekçesinde tapu iptal ve tescil talep edilmiş olup tazminata ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, tazminat taleplerinin kamulaştırma yapılmaksızın fiili el atma nedeniyle tazminata ilişkin olduğunu, bu durumda Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmayacağını, kamulaştırmasız el atma nedeniyle zarara uğrayan hak sahiplerinin açacağı tazminat taleplerinde herhangi bir zamanaşımı süresinin usul ve yasalarda düzenlenmediğini, tazminat talebinin yanlış yorumlanmış olması ve buradan hareketle zamanaşımı nedeniyle davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esas ve birleştirilen davada dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescil edilmesi yönündeki talebin ise Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü süre ile bir ilgisi bulunmadığını, davanın dayanağının kadastro çalışmaları sonucunda yapılan tespite ilişkin olmayıp kadastro tespitinden sonra malik olan Robert Koleji tarafından Hazinesiye yapılan şartlı bağış işlemine ilişkin olduğunu, bu işlemin tapuda 19.01.1972 tarih ve 535 yevmiye numaralı hibe sözleşmesi ile yapıldığını bağışın koşullu olarak yapıldığı ve bağışlamanın şartları içinde eski bir tapu maliki çıktığı taktirde mülkiyete dayalı iadelerin yapılacağının açıkça kararlaştırıldığı; nitekim dava konusu taşınmazın geldisi olan 28 Mart 338 tarih, 79 sıra ve 1536 muamele numaralı(C:22, sh:22) zabıt kaydında adı geçen kayıt maliki ... Bey'in yasal mirasçılarının davacılar olduğu hususunun dosyada mevcut veraset ilamları ve tapu senetleri ile ispat edildiğini, bu durumda 19.01.1972 tarih ve 535 yevmiye numaralı şartlı hibe sözleşmesi 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 173 üncü maddesi kapsamında bozucu koşula bağlı bir bağışlama sözleşmesi olduğundan bağış sözleşmesinin münfesih hale geldiğini, tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın ilk malikinin davacıların mirasbırakanı ... ... Bey olduğu ispatlanmış olduğuna göre taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yönünde verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleştirilen İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/343 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescil isteğine ilişkin olduğundan eldeki dava yönünden Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını, davanın dayanağının kadastro tespitinden sonra dava konusu yere malik olan Robert Koleji tarafından davalı Hazineye yapılan şartlı bağış işlemi olduğunu, şarta bağlı yapılan hibe işleminin şart ortaya çıktıktan sonra geçersiz olduğunu, birleştirilen dava yönünden tazminat talebi ile ilgili bir karar verilmediğini belirterek kararın kaldırılması ve talepleri gibi davanın kabulüne hükmedilmesini dilemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan eldeki dava yönünden Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili ile birleştirilen davalarda davacılar vekili ve birleştirilen davada davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleştirilen İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/41 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Birleştirilen İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/343 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Birleştirilen İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/343 Esas sayılı dosya davacısı ... mirasçıları vekili davanın konusunun tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescil isteğine ilişkin olduğundan eldeki dava yönünden Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını, davanın dayanağının kadastro tespitinden sonra dava konusu yere malik olan Robert Koleji tarafından davalı Hazineye yapılan şartlı bağış işlemi olduğunu, şarta bağlı yapılan hibe işleminin şart ortaya çıktıktan sonra geçersiz olduğunu, birleştirilen dava yönünden tazminat talebi ile ilgili bir karar verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava ve birleştirilen davalar, kadastro öncesi hukuksal nedene dayalı tapu iptali ve tescil; asıl ve birleştirilen İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/41 Esas sayılı davalarında aksi halde tazminat isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2'inci maddesi 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3'üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Kadastro sonucunda, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Bebek mahallesi çalışma alanında bulunan 140 ada, 31 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına dayalı olarak 27.03.1952 tarihinde Amerikan Robert Koleji adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare 19.01.1972 tarihinde hibe suretiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle çekişmeli taşınmazın tutanağının kesinleştiği 27.03.1952 tarihi ile asıl ve birleştirilen davaların açıldığı tarihler arasında hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz edenlerin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. Birleştirilen davada davacı ... mirasçıları yönünden; ... Asıl dava davacılar - Birleştirilen İstanbul 1. A.H.M. 2014/41 E. davada davacı yönünden; ... Birleştirilen İstanbul 24. A.H.M. 2019/343 E. davada davacılar yönünden; ...