12. Ceza Dairesi 2013/5886 E. , 2013/7105 K. Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken ... kullanma suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2,3, 62, 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair B…
**12. Ceza Dairesi 2013/5886 E. , 2013/7105 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken ... kullanma suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2,3, 62, 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli ve 2012/726-1147 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; 1- Sanık hakkındaki tekerrüre esas alınan Şişli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/622 esas, 2010/1230 sayılı kararının verildiği 28/04/2010 tarihinde yürürlükte bulunan, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/2. maddesinde "İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler temyiz olunamaz." şeklindeki düzenlemeye göre, ikibin Türk lirasına kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının 2.000,00 Türk lirası olduğu nazara alındığında, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2- Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/03/2007 tarihli ve 2006/10559 esas, 2007/4396 sayılı ilâmında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sadece özgürlüğü bağlayıcı cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin mümkün olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 07/01/2013 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-55-9762-2012/157/1071 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2013 gün ve 15398 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkındaki tekerrüre esas alınan Şişli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/622 esas, 2010/1230 sayılı kararının verildiği 28/04/2010 tarihinde yürürlükte bulunan, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/2. maddesinde "İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler temyiz olunamaz." şeklindeki düzenlemeye göre, ikibin Türk lirasına kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının 2.000,00 Türk lirası olduğu nazara alındığında, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği, Kaldı ki, 5237 Sayılı TCK'nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının öngörüldüğü, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenlemenin bulunmadığı, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan adli para cezasının infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda, 5237 Sayılı TCK'nın 58., 5275 Sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği anlaşılmakla, Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 06.11.2012 tarihli ve 2012/726-1147 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak hüküm fıkrasından, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.