5. Hukuk Dairesi 2023/11046 E. , 2024/1805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/16 Esas, 2022/436 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Ankara 5. Tüketici Mahkemesinin 05.11.2015 Tarihli ve 2015/1126 Esas, 2015/2209 Karar Sayılı Kararı Asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 06.05.20
**5. Hukuk Dairesi 2023/11046 E. , 2024/1805 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/16 Esas, 2022/436 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Ankara 5. Tüketici Mahkemesinin 05.11.2015 Tarihli ve 2015/1126 Esas, 2015/2209 Karar Sayılı Kararı Asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2016/5229 Esas, 2019/1686 Karar sayılı kararı ile; "Somut olayda, asıl ve birleşen davalarda bir kısım davacıların arsa sahibi olduğu ve tazminat istemlerinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece asıl ve birleşen davalarda davacı arsa sahipleri yönünden davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davalarda davacı arsa sahipleri yönünden de işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Ankara 5. Tüketici Mahkemesinin 19.09.2019 Tarihli ve 2019/284 Esas, 2019/362 Karar Sayılı Kararı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin gerekçesinde eser sözleşmelerinin Kanun kapsamına alınmasına herhangi bir açıklama getirilmediği, ancak 6502 sayılı Kanun'un sistematiği nazara alındığında Kanun'da zikredilen eser sözleşmelerinden kastın, ticari ve mesleki olmayan amaçlarla, salt kişisel ihtiyaçları için kullanma ve tüketme amacıyla gerçek ve tüzel kişi ile satıcı arasında yapılan eser sözleşmeleri olduğunun anlaşıldığı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türü olduğu, bu sözleşmelerin bir tarafının arsa sahibi diğer tarafının yüklenici olduğu, bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin 6502 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin (k) fıkrasındaki tüketici tanımına uymadığı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi açısından güdülen amacın arsasını değerlendirmek olduğu, bu nedenle arsa sahibinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü saikin 6502 sayılı Kanun'da tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu, davacılar vekili tarafından 19.09.2019 tarihli celsede tüm davacıların arsa sahibi olduğuna ilişkin beyanda bulunulduğu ve asıl ve birleştirilen davalarda tazminat istemlerinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı dikkate alınarak davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. C. Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2022 Tarihli ve 2022/16 Esas, 2022/436 Karar Sayılı Kararı Somut olayda asıl ve birleşen dosya davacıları ..., ..., ... , ... ve ... ile davalı ... arasında Ankara 39. Noterliğinin 08.11.2004 tarih ve 22460 yevmiye numaralı işlemi ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın yükleniciden konut alan bağımsız bölüm malikleri oldukları, bu nedenle yükleniciden konut satan alan bağımsız bölüm malikleri açısından davanın tefrik edilerek devam olunduğu, yükleniciden konut satın alan bağımsız bölüm maliklerinin tüketici, davalı yüklenici ...'ün satıcı konumunda olduğu, 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin 1 inci bendi gereğince de bu Kanun'un uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerektiğinden davada yükleniciden konut alan davacılar yönünden tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden ve harici satım sözleşmelerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)"İnceleme yeri" başlıklı 22 nci maddesinin 2 nci fıkrası şöyledir. “İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.” 2. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (4077 sayılı Kanun) 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri C. Değerlendirme 1. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Kanun'un amaç başlıklı 1 inci maddesinde Kanun'un amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2 inci maddesinde birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığı, 3 üncü maddesinde malın alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmetin bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade ettiği, satıcının kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsayacağı, tüketicinin ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade ettiği belirtilmiştir. 2. Dosya kapsamından, davacılar ile davalı müteahhit ... arasındaki satışın 4077 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi niteliğinde olduğu, davacının tüketici konumunda olduğu ve müteahhite karşı açtığı davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı müteahhit ile diğer davalı arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olup diğer davalıya karşı açılan açılan davada da özel mahkeme niteliğinde olan tüketici mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın Ankara 5. Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun'un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Ankara 5. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.