Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, işin önemi ve niteliğine göre davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin bir içtihadın davada uygulanmaması ve bu tür davalarda davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, işin önemi ve niteliğine göre davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin bir içtihadın davada uygulanmaması ve bu tür davalarda davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 13/5/2014 tarihinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık herhangi bir görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğüne izafeten DSİ Eskişehir Bölge Müdürlüğü tarafından başvurucunun Kütahya ili Çavdarhisar ilçesi Ağarı köyünde bulunan taşınmazı için 11/6/2012 tarihinde Gediz Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açılmıştır. Tensip zaptının ve cevap dilekçesinin tebliğinden sonra ön inceleme duruşmasının 18/10/2012 tarihinde yapılmasına karar verilmiş ve duruşma günü taraflara bildirilmiştir. Başvurucunun ve vekilinin ön inceleme duruşmasına katılmaması ile beraber tarafların artık uzlaşamayacakları tespit edilmiş ve tahkikat aşamasına geçilerek üç ziraat, iki mülk ve bir fen bilirkişi ile beraber 23/11/2012 tarihinde keşif yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti fen bilirkişisinin hazırladığı rapor hariç olmak üzere ilgili evrakları 4/12/2012 tarihinde Mahkemeye sunmuştur. 5/12/2012 tarihinde yapılan duruşma sonucunda alınan karar gereği duruşmaya katılmayan başvurucuya söz konusu bilirkişi raporu tebliğ edilmiştir. Duruşma 29/1/2013 tarihine ertelenmiştir. Başvurucu ve davacı daha sonra ek rapor alınması yönünde anılan rapora itiraz etmiştir. Mahkeme 29/1/2013 tarihinde yapılan ve sadece davacının katıldığı duruşmada itirazları reddetmiş, bilirkişi raporu ile tespit edilen 478,61 TL'nin ödenmesi için davacıya süre verilmiştir. Ayrıca fen bilirkişisinin 12/12/2012 tarihinde düzenlediği raporun başvurucuya tebliğ edilmesine karar verilmiş ve başvurucu bu rapora da çeşitli gerekçelerle 26/2/2013 tarihinde itiraz etmiştir. Rapora itiraz ederken başvurucu, cevap dilekçesinde belirttiği gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağını yine dile getirmiştir. 29/3/2013 tarihinde yapılan duruşma neticesinde taşınmazın idare adına tesciline karar verilmiştir. Mahkemenin 29/3/2013 tarihli ve E.2012/251, K.2013/170 sayılı kararının gerekçesi şu şekildedir:"...Dosyaya ibraz edilen 12/12/2012 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun incelenmesinde, kamulaştırılan alanın yüzölçümünün toplam 482,69 m2 olduğunun rapor edildiği görülmüştür. Keşfe birlikte götürülen bilirkişi heyeti 04/12/2012 havale tarihli bilirkişi raporunu tanzim ederek mahkememize ibraz etmiştir. İbraz edilen raporun incelenmesinde, davakonusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelinin 478,61 TL olduğunu mahkememize rapor edildiği görülmüştür. Davalı tarafa yapılan tebligatta ve gazete ilanlarında da belirtildiği gibi, mahkememizce yapılan keşif sonucunda belirlenen 478,61 TL kamulaştırma bedelini davacı tarafından mahkememizce verilen yasal süresi içindeZiraat Bankası Gediz Şube Müdürlüğü'ne mahkememiz dosya numarası belirtilerekyatırıldığı makbuz suretinin incelenmesinden görülmüştür. 4650 S.K. ile değişik 2942 S.K. nun maddesi gereğince; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin bağlı bulunduğu köy muhtarının da katılımı ile ve aynı kanunun maddesi ve geçici maddesi hükmüne uygun olarak oluşturulan kamulaştırma bilirkişileri marifetiyle mahallinde bir kez keşif yapılmış ve bilirkişi kurulundan kamulaştırma bedeli ile ilgili gerekçeli rapor alınmıştır.4650 S.K. ile değişik 2942 S.K. nun maddesi gereğince, bilirkişi kurulunun raporu taraflaratebliğ edilmiştir. Keşifte dinlenen muhtardan, dava konusu taşınmaza hangi ürünlerin ekilip, dikildiği, hangi tarımsal münavebe sisteminin uygulandığı, 4650 S.K. ile değişik 2942 S.K.nun 15/son maddesi gereğince değerlendirme tarihi olan dava tarihi itibariyle taşınmazın piyasadaki rayiç değeri ile ilgili bilgiler alınmıştır. Bilirkişi kurulundan alınan usul ve yasaya uygun rapora göre, bilirkişi kurulunun belirlediği kamulaştırma bedeli adalet ve hakkaniyete uygun olduğundan 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesi gereği yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiş ve tarafların bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bilirkişi kurulunun; bilimsel, gerekçeli, mahkememizin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli, İl Tarım Müdürlüğü'nün verilerine uygun raporuna göre; kapitilizasyon faizi oranının ve münavebeye esas alınan ürünlerin kamulaştırma evrakına, dosya kapsamına ve taşınmazın tür ve miktarına uygun olduğu ve tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre saptanan kamulaştırma bedelinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan bölümünün kamulaştırma bedelinin 478,61 TL olarak tespitine ... karar verilmiştir." Mahkeme kararda davacı idarenin yapmış olduğu yargılama giderlerini 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesi uyarınca idare üzerinde bırakmış, ayrıca başvurucu lehine 320 TL vekâlet ücretinin davacı idareden alınmasına, davacı idare de kendisini vekille temsil ettirdiğinden 320 TL vekâlet ücretinin başvurucudan alınarak davacı idareye verilmesine karar verilmiştir. Başvurucu kararı katılma yoluyla temyiz etmiş, vekâlet ücreti yönünden kendisinin üzerine dava konusu hükmedilen bedel kapsamında aşırı ve orantısız yük yüklendiğini ileri sürmüştür. Ayrıca kamulaştırma bedelinin eksik olduğunu belirtmiş ve yasal faiz konularında da başvurucu itirazda bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi 1/11/2013 tarihli ve E.2013/14491, K.2013/14522 sayılı kararla bilirkişi kurulunca münavebeye alınan buğday, şeker pancarı ve sılajlık mısırın 2012 yılı itibarıyla sulu şartlarda dekar başına ortalama verim, kilogram başına toptan satış fiyatı ve dekar başına üretim giderinin ayrıntılı olarak gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden getirtilmesini istemiş ve ilgili evrakların dosyaya konulmasından sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dairenin temyiz incelemesi sonucunda 24/2/2014 tarihli ve E.2014/1320, K.2014/3223 sayılı kararıyla, davanın açıldığı ve dört aylık sürenin bittiği tarihten karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle hüküm düzelterek onanmıştır. Başvurucunun ve davacının diğer itirazları ise reddedilmiştir. Söz konusu karar, başvurucuya 14/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 13/5/2014 tarihinden bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 2942 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, ... asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, ... idare adına tesciline karar verilmesini ister. Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, ... taşınmaz malın malikine ... bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur. ... Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve ... Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. ... Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır. Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. . İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına . dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır. (Ek fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./ md) Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir. ..." 2942 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın; a)Cins ve nevini, b) Yüzölçümünü. c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini, d)Varsa vergi beyanını, e)Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini. g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, h) Yapılarda, (.)(2) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını, ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler. Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz. ..." 2942 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "Kısmen kamulaştırılan taşınmaz malın değeri; ... b) Kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyle eksilme meydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin olunan kamulaştırma bedeline eksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır. ... (b) ve (c) bentlerinde sözü edilen bedelin düşüş ve artış miktarları, 11 inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespit olunur." 2942 sayılı Kanun 'un maddesi şöyledir: "10 uncu madde uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, 15 inci madde uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile, tapu harçları ve bu Kanunun gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Yargılama giderleri şunlardır:…ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.…” 6100 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” 6100 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir.” 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.…Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.” 2942 sayılı Kanun'a 18/6/2010 tarihli ve 5999 sayılı Kanun'la eklenen geçici maddenin 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun'un maddesiyle eklenen yedinci fıkrası ile onuncu fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:“Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir....Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bu maddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır.”