4. Hukuk Dairesi 2022/4401 E. , 2024/7450 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/517 Esas-2022/46 Karar DAVA TARİHİ : 04.11.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi - Davacının istinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Biga 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2016/513 Esas-2019/290 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın r
**4. Hukuk Dairesi 2022/4401 E. , 2024/7450 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/517 Esas-2022/46 Karar DAVA TARİHİ : 04.11.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi - Davacının istinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Biga 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2016/513 Esas-2019/290 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.09.2015 tarihinde müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile 16.10.2014-15.10.2015 tarihleri arasında davalı ... adına sigortalı aracın davalı ... tarafından yasal sınırın üzerinde alkollü olarak ve güvenli sürüş yeteneği kaybedilmiş bir şekilde kullanılmakta iken tam kusurlu olarak karıştığı trafik kazası sonucunda malul kalan ...'nun müvekkili şirkete başvurusu neticesinde aktüer raporu ile tespit edilen 225.607,00 TL maluliyet tazminatının müvekkili şirket tarafından 22.06.2016 tarihinde ödendiğini, yine aynı kazada hasarlanan ...'ya ait aracın eksper raporu ile tespit edilen 4.000,00 TL araç hasar tazminatının 09.08.2016 tarihinde ödendiğini, sigortalı araç sürücüsü ...'nın kazadan iki saat sonra Biga Devlet Hastanesi'nde yapılan alkol ölçümünde 0,69 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, nitekim trafik kazası tespit tutanağı ile kazanın 20.09.2015 tarihinde saat 01:40'ta gerçekleştiğini, alkol ölçümünün ise saat 03:34'te yapıldığının sabit olduğunu, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nca ortalama olarak kan alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl (0,15 promil) azaldığı kabul edildiğini, ne var ki, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Trafik Sigortası Genel Şartları’nın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı B.4- maddesine aykırı davranan davalıya rücu koşullarının oluştuğu, aynı kaza nedeniyle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 229.607,00 TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın ticari bir dava olmayıp haksız fiile dayalı tazminat davası olduğunu, bu nedenle davacının avans faizi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 20.09.2015 tarihinde saat 01:40 sıralarında gerçekleşen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına, tam kusurlu olarak kendisinin sebebiyet vermediğini, yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu iddialarının doğru olmadığını, nefes kontrolü yolu ile nasıl ve ne şekilde yapıldığı belli olmayan alkol testi ile alkollü olduğu iddialarının kesinlikle doğru olmadığını, alkol testinin kan, tükürük veya idrar testi ile yapılması gerektiğini, uzman bilirkişilerce tespit edilmemiş bulunan trafik tespit tutanağındaki kusur durumuna ve isnat edilen kusura itiraz ettiğinden, davacının ağır kusurlu olması sebebiyle aleyhine açtığı rücuen tazminat talepli davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, nöroloji uzmanı, hukukçu ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden dosya ve kaza durumu itibariyle kusur raporu alınmasına ve nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman İTÜ öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanmasını ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortaladığı aracın karayolunda seyri sırasında, saatin gece vakti olması, bu nedenle karanlığa bağlı olarak görüş alanının yeterli olmadığı, bir önceki kaza nedeniyle kaza yerinin yanında park etmiş olarak bulunan motosiklet sürücüsünün boş olan sol şeridi kontrol etmeden motosikletini çalıştırıp sol şeride hareket ettiği, kazaya neden olabilecek sürücü dışında dış faktörlerin de olduğu aynı yolda, aynı şartlarda alkol almamış kişilerin de benzer koşullarda sırf alkole bağlı değil de sürücünün sadece dikkatsizliği ve tedbirsizliğine bağlı olarak da benzer kaza yapma olasılığının kuvvetle muhtemel olduğu, dava konusu kazanın münhasıran sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği, davacının rücu hakkının doğumu için kazanın münhasıran alkol etkisinde meydana geldiğinin, uzman bilirkişi heyetinden alınacak raporla saptanması gerektiği; rücuya konu edilen zararın teminat dışı kaldığının ispat yükünün davacı sigortacıda olduğu ve bu hususun somut biçimde ispat edilememesi halinde rücu hakkının doğmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyanın Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesi talep edildiğini ancak talebin yok sayıldığını, hükme esas alınan raporun kendi içerisinde tutarlı olmaması ve resmi belge niteliğindeki kaza tespit tutanağı ile de çelişkili olması sebebiyle mahkeme kararına mesnet alınamaz nitelikte olduğunu, dava konusu trafik kazası alkolün salt etkisi ile meydana geldiğini belirterek yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya ilişkin Biga Bölge Trafik Denetleme Amirliği'nce 20.09.2015 tarihli tutanakta, kazanın meydana geldiği yolda, dava konusu kazadan bir süre önce kaza meydana geldiği, kaza mahalline gelen sağlık ve itfaiye ekibinin rahat çalışabilmesi için yolun kısa süreliğine kapatıldığı, yol üzerine ikaz işaretleri konulduğu, trafiğe kapalı yolda araçların iki şeritte park halinde bulunduğu, bu sırada en solda bulunan emniyet şeridinde işaret levhasına ve ışıklı uyarılara rağmen geçen davalının yolda bulunan motosiklete arkadan çarptığı, somut uyuşmazlıkta, davalının soruşturma beyanlarından da anlaşıldığı üzere, gece saat 01.00 saatlerinde yanında arkadaşı Ümit olduğu halde seyahat halinde iken, karayolunda daha önce meydana gelen kaza nedeniyle, emniyet ve ambulans araçlarının bulunduğu mahalde, sol şeride hareket eden mağdura ait motosiklete çarparak yaralanmasına sebep olduğu olayda, 01.04.2019 tarihli nöroloji uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyet raporunda, dava konusu kazanın davalı sürücünün güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek şekilde münhasıran alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği, alınan alkol ölçümünün yönetmeliğe aykırı olduğu, kaza saati, daha önce meydana gelen kaza nedeniyle yolun kısmen kapatılmış olmasının da kazaya etki ettiği yönündeki rapor doğrultusunda verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına aracın sürücüsünün alkollü olması sebebiyle ödenen zararın rücuen tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, Karayoları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar. 3. Değerlendirme: Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının alkol sebebiyle ödediği tazminatı rücu edebilmesi için kazanın alkol etkisinde gerçekleştiğinin ispatlanamamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine Gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.