21. Hukuk Dairesi 2016/4231 E. , 2016/5149 K. "" Davacı, almış olduğu ölüm aylıklarından dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, borca ilişkin takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve …
**21. Hukuk Dairesi 2016/4231 E. , 2016/5149 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı, almış olduğu ölüm aylıklarından dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, borca ilişkin takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava; boşandığı eşi ile yeniden evlenen ve boşanma sonrası ölüm aylığına bağlanan davacıdan, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca yersiz ödenen aylıkların tahsiline ilişkin kurum işleminin iptali ile davacının davalı kuruma borçlu almadığının tespiti istemine ilişkindir. Yerel mahkemenin davanın kabulüne ilişkin önceki kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve dava dilekçesindeki istem ve mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme ile Dairemizce, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği belirtilerek bozulmuştur. Yerel Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile, davacının davalıya 12.651,90 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafça yapılan bu borca ilişkin takibin iptaline karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Yargıtay Bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, ancak bozma ilamında belirtildiği gibi Kurum işleminin dayanağı olan Kontrol Memuru Raporu ve ekleri ile kesinleşmiş boşanma ilamı getirtilmeden, davacı ve boşandığı eşinin beraber yaşayıp yaşamadıklarının tespiti bakımından ayrıntılı kolluk araştırmaları yapılmadan, davacı ve boşandığı eşinin kayıtlı adreslerinin bulunduğu mahalle muhtar ve azalarının tanık olarak beyanları alınmadan davanın kabulüne karar verildiği, dosya kapsamında toplanan delillerin davayı kabul için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. .../...