T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2593 - 2026/648 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2593 KARAR NO : 2026/648 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2021 NUMARASI : 2020/... Esas- 2021/... Karar DAVACI : ... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VEKİLLERİ : Av. .. DAVALILAR : 1- ...A.Ş. -... VEKİLİ…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2593 - 2026/648 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2593 KARAR NO : 2026/648 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2021 NUMARASI : 2020/... Esas- 2021/... Karar DAVACI : ... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VEKİLLERİ : Av. .. DAVALILAR : 1- ...A.Ş. -... VEKİLİ : Av. ... 2- ... ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. Av. 3- ... ..... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 4- ... ELEKTRİK TUR. LTD. ŞTİ. 5- ... BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :26/03/2026 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarihli ve 2020/... Esas- 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine davalı ... A.Ş. vekili taraından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeler gereği davalı şirketlerin davacı tarafın hizmet işlerini yürüttüğünü, sözkonusu hizmet sözleşmeleri gereği ve davalı şirketlere bağlı olarak çalışan işçilerden ... isimli işçinin iş akdinin sonlandırılması sonucu ...'ın kuruma karşı bir kısım işçilik alacakları talebiyle Adana 6.İş Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı davasını açtığını, yapılan yargılama sonucu verilen kararın işçi tarafından Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra takibine konulduğunu ve kurum tarafından ilgili icra dosyasına 26/02/2018 tarihinde 69.767,48 TL ödeme yapıldığını, bu nedenlerle dava dışı işçiye ödenen 69.767,48 TL'nin ödeme tarihi olan 26/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalı taraflarca davaya cevap dilekçesi verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; davacı şirket ile davalı şirketler arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında hizmet alımına dair sözleşme ile bu sözlemelere ait teknik şartnameler bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının davalılardan rücu talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle sözleşme hükümlerine, bundan sonra varsa yine aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarla verilmiş mahkeme kararlarına ve genel prensiplerine göre sonuca gidildiği, bu cümleden olmak üzere taraflar arasında işçilere ödenecek ücretlerin kimin tarafından ödeneceği açıkça belirtilmemiş ise ancak ihale kapsamına dahil giderler arasında olmakla davacının davalılardan bu miktarı tam sorumluluk kapsamında talep edebileceği ( Yargıtay 23. Hukuk 2019/... K.), dava dışı işçinin çalıştığı diğer dönemlerde kıdem tazminatı sorumluluğunun davacı asıl işverende olduğunun sözleşmede açıkça belirtilmediği, bu nedenle davalıların tazminat sorumluluğunun tam sorumluluk hesabına göre bilirkişi hesabında ayrı ayrı belirlendiği, YHGK kararına göre kullanılmayan izin alacağı, fazla mesai ve genel tatil ücreti ötürü son işverenin sorumlu olduğu hususu beraber gözetildiğinde 18/10/2021 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğu gözetilerek, ödeme tarihleri de dikkate alınmak suretiyle davanın kısmen kabülüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulüne" karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI ... ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılara dava dilekçesinin tebliğ edilmeden dosyanın karara çıktığını, karara esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve hesaplamanın nasıl yapıldığının açık olmadığını, dava dışı işçinin asıl ve tek işvereninin davacı kurum (ASKİ) olduğunu, işe alma çıkarma ve çalışma koşullarındaki yetki davacı olduğunu, bu nedenle tazminattan da ... sorumluluğu olduğunu, mahkemede bu görüşü kabul etmezse sorumluluğun en az %50-%50 şeklinde paylaşılması gerektiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibarıyla hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı ... Dağıtım A.Ş vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir (Yargıtay 15.HD'nin 2021/... Karar sayılı bu mahiyettedir). Davalı alt işverenin asıl işveren olan davacıya karşı işçilik alacaklarından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olup, davalının işçiyi çalıştırmadığı dönemlerden dolayı sorumluluk altına sokulması doğru değildir (Yargıtay 13.HD'nin 2016/... Karar sayılı, Yargıtay 23.HD'nin 2014/... Karar sayılı kararları benzer mahiyettedir). Somut olayda, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde işçiye ödeme yapıldıktan sonra ödenen miktardan kimin ne miktarda sorumlu olacağının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca tespit edileceği, davacı ile davalılar arasındaki hizmet alımına dair sözleşme ve eki olan şartnamelerde, çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı ve diğer yasal yükümlülüklerin alt işverende olduğuna dair açık hüküm bulunduğu, bu nedenle davacı işverenin, işçiyi çalıştıran tüm davalı yüklenicilerden, işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak üzere ödediği bedelin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı ... Dağıtım A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 3.257,15.TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 815,00.TL'nin harçtan mahsubu ile bakiye 2.442,15.TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı ... A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26/03/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır