1. Ceza Dairesi 2023/8013 E. , 2025/588 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/434 E., 2023/408 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve kasten öldürmeye azmettirme HÜKÜMLER : Beraat, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (
**1. Ceza Dairesi 2023/8013 E. , 2025/588 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/434 E., 2023/408 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve kasten öldürmeye azmettirme HÜKÜMLER : Beraat, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2019/356 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararı ile; a.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1,53.maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1,53.maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürmeye azmettirme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/408 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, katılan Bakanlık vekili, katılanlar Osman ve Zübeyde vekili, sanıklar Metin, Süleyman müdafilerinin istinaf başvurularının sanıklar Murat ve Metin yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... yönünden kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddesi uyarınca kaldırılarak 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanıkların tasarlayarak kasten öldürme suçunu işlediklerinden mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, sanık ...’ın azmettiren olduğuna ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. B. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanıkların iştirak iradesiyle tasarlayarak, canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme suçunu işlediklerine, yetersiz ve çelişkili gerekçe ile beraat kararları verildiğine, ilişkindir. C.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve somut delil olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.10.05.2007 tarihinde Osmaneli ilçesi, Balçıkhisar Köyü, Leblebi Deresi mevkiinde ceset bulunduğu yönündeki ihbar üzerine başlatılan soruşturmada, ölü muayene ve otopsi işlemi neticesinde maktulün kadın olduğu, cesedin çürümeye yüz tuttuğu, ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği ile yaralamaya bağlı kafatası kemik kırıkları ve beyin harabeti sonucu meydana geldiği anlaşılmış; maktulün Nazime Güler olduğu tespit edilmiş, maktulün 08.04.2007 tarihinde saat 16:00 sıralarında kuaföre gideceğini söyleyerek evden ayrıldığı, daha sonrasında kullandığı 0537 890 .. .. ve 0536 568 .. .. numaralı telefonlardan aranmasına karşılık maktule bir daha ulaşılamadığı, maktul ile cezaevinde bulunan sanık ... arasında gönül ilişkisi olduğu, kolluk araştırmaları ve tanık beyanlarına göre; sanık ...'in, abisi olan sanık ... ile gönül ilişkisi olan maktule süreç içerisinde ilgi duymaya başladığı, maktulden haber alınamayan 08.04.2019 tarihinde ikametinden ayrıldıktan sonra, HTS raporlarından anlaşıldığı üzere sanık ...'le sürekli olarak irtibatlı olduğu, maktulün kaybolduğu tarihe ilişkin HTS kayıtları incelendiğinde; sanık ...'in kullandığı 0532 413 .. .. nolu telefon hattının, maktul ile 08.04.2007 tarihinde saat 20:29 sıralarında buluşmalarının ertesi günü 09.04.2007 tarihinde muhtemelen 17:00 sıralarında İstanbul'dan hareketle 17:26 sıralarında İzmit Kocaeli güzergahını takiben 19:46 sıralarında Bilecik'e vardığı, telefonunun 20:51 ve 20:57 sıralarında Bilecik Merkez Ahmetpınar Köyü'nden, 21:31 ve 21:34'de aynı il Bayırköy vericilerinden baz aldığı, geceyi muhtemelen bu bölgede geçirdiği, 10.04.2007 tarihinde saat 07:09 sıralarında Sakarya ili Pamukova ilçesinden baz alarak aynı gün İstanbul'a 09:52 sıralarında geri döndüğünün tespit edildiği, keza, maktulün kullandığı 0537 890 .. .. numaralı telefon hattı ile 08.04.2007 tarihinde saat 19:20 sıralarında sanık ...'in arandığı, 19:43 sıralarında Metin tarafından arandığı, 20:37 ve 20:16 sıralarında Metin'in şoförü 0532 284 .. .. numaralı telefon hattı kullanıcısı sanık ... tarafından arandığı, 20:18 ve 20:29 sıralarında sanık ...'i aradığı ve iki şahsın Zuharatbaba-Bakırköy (64517) baz alanında bulundukları, 09.04.2007 tarihinde telefon hattının 12:24 sıralarında Arnavutköy, 12:34 sıralarında Beşiktaş, 12:36 sıralarında Şişli bölgesinde baz aldığı, sanık ...'ın kullandığı 0532 284 .. .. numaralı telefon hattının, sanık ...'in yaklaşık olarak Bilecik'e harekete başladığı zaman dilimine isabet eden 09.04.2007 tarihi saat 16:18'de İstanbul'dan baz vermesinin akabinde 10.04.2007 tarihi 05:10'a kadar kullanılmadığı anlaşılmakla sanık ...'ın da diğer sanık ... ile birlikte hareket ettiği, tanık ...'ın soruşturma aşamasında, 2007 yılı Nisan ayında sanıklar Süleyman ve Metin'in köye yanına uğradıklarını, saatin 21:00-22:00 olduğunu, onları bir gece misafir ettiğini, ertesi gün 07:00 sıralarında ayrıldıklarını beyan ettiği, bu beyanın dosyadaki HTS kayıtları ile uyumlu olduğu, tanık kovuşturma aşamasında ise bu beyanlarından dönerek, sanıkların Bilecik'e gelmediğini ifade etmiş iken, yapılan yasal ihtarat üzerine eski beyanlarının doğru olduğunu, olay tarihinde yanına geldiklerini ancak konaklamadıklarını beyan ettiği, çelişki üzerine kaldıkları hususunu da ikrar ettiği, her ne kadar tanık ... ve sanık ..., Bilecik'ten ayrılmanın ardından Antalya'ya gidildiğine dair beyanda bulunmuş iseler de, bu beyanların HTS kayıtları ile uyumlu olmadıklarının tespit edildiği, tanık ...'ın; maktulün, Murat'ın kardeşinin kendisine sarkıntılık ettiğini söylediği, 08.04.2007 tarihinde saat 12:36'da maktulü aradığında telefonun açıldığı ancak araç içindeymiş gibi geriden sesler geldiğini ifade ettiği, anlaşılmıştır. 2. Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin olmadığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ...'ın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık ...'in Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm tarihinden sonra 28.09.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle oluşan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 4.Sanık ... hakkında hüküm yönünden; her ne kadar sanıklar Metin ve Süleyman aşamalarda suçlamayı redde yönelik savunmalarda bulunmuş iseler de, maktulün her iki hattı ile son görüşmelerinin bu sanıklar ile yapıldığı ve sanıklar ile maktul arasında baz çakışmasının olduğu, sanıkların maktulün ölüm tarihini öğrenmelerine ve suç tarihinin hemen akabinde yurt dışına gitme sebeplerine dair çelişkili anlatımları, tanık ...'ın suç tarihinde sanıkların maktulün gömülü bulunduğu Bilecik'e gelerek bir gece kaldıkları ve ertesi gün yola çıktıkları yönündeki beyanlarının HTS kayıtları ile örtüşmesi, sanık ...'in Osmaneli'ye Antalya'ya giderken uğradığını beyan etmesine karşın baz bilgilerine göre ertesi gün İstanbul'a döndüğünün tespit edilmesi, tanık ...'in beyanı, maktulün muhtemel ölüm tarihine dair tıbbi tespit ile sanıkların Bilecik'te bulunduklarının anlaşıldığı tarihin aynı döneme isabet etmesi hep birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların 08.04.2007 tarihinde maktul ile bir araya gelmelerinin akabinde belirlenemeyen sebebe binaen iştirak halinde maktulü öldürdükleri, maktule ait cesedi Bilecik'e getirerek gömdükleri anlaşıldığından, sanık ...'ın fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle gerçekleşen eylemleri dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1.Sanık ... Hakkında Maktul ...'ye Karşı Kasten Öldürmeye Azmettirme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/408 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ve katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, katılan Kurum vekilinin, katılan ... vekilinin, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/408 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği sanık ... hakkında açılan kamu davasının, sanığın 28.09.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 3.Sanık ... Hakkında Maktul ...'ye Karşı Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılan ... ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/408 Karar sayılı kararının sanık ...'ın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.