3. Hukuk Dairesi 2024/2211 E. , 2025/1104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/712 E., 2022/315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler ince
**3. Hukuk Dairesi 2024/2211 E. , 2025/1104 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/712 E., 2022/315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Müftüler Köyü Muhtarlığının, 25.04.2004 tarihinde orman sınırları içerisinde bulunan mesire yerinin kendisine kiralanmasını davalıdan talep ettiğini, Bakanlık oluru ve Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğünün talimatları gereğince kurulan komisyonun 26.07.2007 tarihinde 200,00 TL kiralama bedeli tespit ettiğini, bunun üzerine 14.08.2007 tarihinde 200,00 TL bir yıllık kullanım bedeli ve 32,00 TL teminat bedelinin bankaya yatırıldığını, sonraki yıllar kira bedellerinin de ödendiğini, müvekkilinin bu tarihe kadar kiraya veren Orman İşletme Müdürlüğünden yazılı kira sözleşmesini teslim almadığını, kira ilişkisinin başlamasına müteakip mesire yerinin kullanılması için zorunlu bir takım inşaatlar ve park alanları inşa ettirdiğini, 2010 yılına kadar tüm temizlik vs. hizmetlerin müvekkili köy tüzel kişiliği tarafından yaptırıldığını, müvekkilinin kiracı olduğu ve tahliyesine ilişkin bir karar olmadığı halde davalının mesire yerini İl Özel İdaresine 19.10.2010 tarihinde kiraya verdiğini, kiracı ve hak sahibi olan müvekkilinin kiralananın kullanmasının engellendiğini, müvekkilinin mesire alanının 14.08.2017 yılına kadar kiracısı olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı ile müvekkili olan idare arasında herhangi bir kira ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.04.2016 tarihli kararıyla; davanın, davacının taraf ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkeme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 16.05.2019 tarihli ilamla; 6360 sayılı Kanunun ilgili hükmü gereğince 30.03.2014 tarihi itibariyle davacı köy tüzel kişiliğinin davada taraf olma ehliyetini kaybettiği ve Belen Belediye Başkanlığının ihbar olunan değil davacı haline geldiği, ... vekilinin davayı takip etmek istemediği yönünde beyanda bulunduğu, ancak bu beyanın yapıldığı oturumda davalı vekilinin davayı takip etmek isteyip istemediği bakımından açık bir beyanının alınmadığı, Mahkemece öncelikle taraflara bu husus açıklattırılarak sonucuna göre davalının da davayı takip etmek istememesi halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi aksi halde ise esasa yönelik inceleme yapılarak esasa ilişkin bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kiracılık sıfatının tespiti istemine ilişkindir. 1-Mecburi tahkim hallerinden birinin düzenlendiği 3533 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince; genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle, sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir. Bu bağlamda, eldeki davada taraflar, 3533 Sayılı Kanunun 1. maddesinde gösterilen kuruluşlardan olup, uyuşmazlığın "Hakem" sıfatı ile çözümlenmesi gerekmektedir. O halde Mahkemece, tarafların sıfatı gözetilerek sözü edilen yasa hükmü uyarınca uyuşmazlığın hakem sıfatı ile çözümlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2- Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.