Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bir ticari ilişki sebebiyle,---- tanzim tarihli; -----tanzim tarihli; -------- aldığını,----- müvekkili uhdesinde iken kaybedildiğini beyan ederek---- tanzim tarihli ----- tanzim tarihli; ----- vade tarihli ---- bedelli bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline -----ait olan ve kiracı ----tarafından kullanılan----- marka ----- sigorta poliçesindeki şartlar ve limitler dâhilinde sigortalandığını, müvekkiline sigortalı bulunan ve davalı şirket tarafından üretimi/satımı ve servis hizmeti yapılan ----- 22.03.2018 tarihinde satın alındıktan sonra garanti süresi içerisinde 31.08.2018 tarihinde harici bir neden olmaksızın yanması sonucunda hasara uğradığını, dava konusu olayın meydana gelmesinden sonra itfaiye tarafından tutulan tutanakta yangının çıkışına ilişkin olarak "Tarlayı biçmekte olan -----yanması sonucu yanıgının meydana geldiği” şeklinde görüş belirtildiğini, yine olayın akabinde düzenlenen Olay Yeri Tespit Tutanağında olayın meydana gelişinin "31.08.2018 günü saat 15.45 sıralarında ----- ön kısmının alevler içinde yandığı görüldü. Yapılan araştırmada -----etrafında herhangi bir yanıcı maddeye rastlanmadı. ----- tarlanın yaklaşık 15 m içerisinde bulunmaktadır." şeklinde anlatıldığını, meydana gelen hasarın karşılanması için sigorta ettiren tarafından müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı üzerine ------ 11.09.2018 tarihinde sigortalı iş makinesinin çalışamaz halde olduğunun görüldüğü, makinenin köy yolundan yaklaşık 500 metre içeride tarlanın ortasında yanık halde olduğu, ---- arpa hasat esnasında motoru çalıştırdıktan 20-30 dakika sürme işlemi sonrasında yanık kokusu gelmesi üzerine koltuğun yanında bulunan panonun açılması sonucu alevin artması ile fark edildiği, yanda bulunan yangın tüpü ile müdahale edilmiş ve sonrasında köylüler gelmesine rağmen itfaiye müdahalesine kadar yangının söndürülemediği, itfaiye yaklaşık 20 dakika sonra gelmiş ve yanan lastik çekildikten sonra söndürüldüğü, 2018 yılı Mart ayında alınan makinenin ilk bakımının yetkili servis tarafından yapıldığı, hasar bedelinin 108.000,00 euro olduğu, hasarın -------rücu edilebileceği" şeklinde görüş ve kanaat belirtildiğini, yangının çıkış nedeninin tespitine ilişkin müvekkili şirketin başvurusu üzerine yangın uzmanı ---- tarafından düzenlenen 02.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda; Elektrik kablolarının kabin tavanı içerisinde kapalı alanda bulunduğundan dışarıdan görülebilecek veya müdahale edilebilecek bir konumda bulunmadığından gizli bir kusuru sayılabileceği, yangının ----- kapalı alanı içerisinde bulunan elektrik tesisatından kaynaklanmış olması nedeniyle hasar ve zararın garanti kapsamı içerisinde değerlendirildiğini, aksi durumda ise sigorta şirketince yangının doğrudan ------ait elektrik kablosundan kaynaklanmasından dolayı poliçe kapsamıyla sınırlı olan hasar miktarını ödeme tarihi itibariyle sigortalısının halefi durumuna geçmesiyle rücu hakkını kullanabileceği, ------ olarak 08.02.2018 tarihinde fatura edildiği, yangın sebebinin etektrik sisteminden kaynaklandığı, elektrik kablosu bağlantı uç kısmında bulunan soket fişlerinde aşırı ısınmaya bağlı erime meydana geldiği ve aşırı ısınma nedeniyle kablo izolasyonlarının tutuşmasıyla yangının büyüyüp geliştiği, ------sigorta kapsamında bulunduğu, -----model ve garanti kapsamında olduğu" yönünde görüş ve kanaat belirttiğini, gerek-----raporu, gerekse bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere yangın sebebiyle ------ oluşan hasarın;-------22.03.2018 tarihinde alındıktan sonra garanti kapsamında iken meydana geldiğini ve garanti kapsamında olduğunu, yangın sebebinin doğrudan -----ait elektrik sistemi olduğunu, makinenin ilk bakımının yetkili servis tarafından yapıldığını ve bu sebeplerle davalı ------ meydana gelen zarardan imalatçısı olması sebebi ile, imal ettiği üründe ihmal ve kayıtsızlıktan kaynaklanan hatası nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin davaya konu olay nedeniyle sigortalısına 25.03.2019 tarihinde 108.000,00 euro sigorta tazminatı ödediğini,-------- TTK'nun mad. 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğundan 108.000,00 euro alacak için zarar sorumlusuna karşı rücu hakkına sahip olduğunu, davalıya gönderilen rücu ihtarının sonuçsuz kalması ile dava konusu olay nedeniyle sigortalıya ödenen sigorta tazminatının poliçe gereği sorumlusu davalıdan tahsili amacıyla ------- Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine karşı davalının haksız itirazı ve arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine, müvekkili şirketin alacağının davalıdan tahsili müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ilamsız icra takibine dayanak teşkil eden iddia gizli ayıp olduğundan davacı tarafından öncelikle dava şartı niteliğinde olan ayıp ihbarının garanti şartlarına ve yasal düzenlemelere uygun bir şekilde ve süresinde yapıldığının ispatlanması gerektiğini, Garanti Şartlarının 4. maddesine göre; alıcının üründe bir hata gördüğünde bu durumu en geç üç (3) gün içinde yazılı olarak ürünü satın aldığı yetkili satıcıya bildirmesi ve en geç yedi (7) gün içinde ürün üzerinde herhangi bir müdahalede bulunmadan garanti kapsamında bir mevcut olup olmadığını tespit ettirmek için ürünü yetkili servise götürmesi gerektiğini, geç bildirilen veya ürüne müdahale edilen hallerde hata iddialarının garanti kapsamında değerlendirilemeyeceğini, oysa ki tarafların üzerinde mutabık kaldıkları bu şart uyarınca, davacının ayıp ihbarını süresinde ve usulüne uygun olarak yerine getirdiğinin ispatına yarar herhangi bir doneye ne dava dilekçesinde ne de delil listesinde yer verilmediğini, davaya konu ------- satışında tarafların her ikisinin de tacir olduğunu bu nedenle tacirler bakımından ayıplı malın ihbar sürelerini ve ihbarın şekil şartlarını düzenleyen TTK'nin 23/2 ile 18/3 maddelerinde uygulama alanı bulacağını, ilgili hükümler gereğince; malın teslimi sırasında açıkça belli olan ayıplar yönünden ayıbın iki (2) gün içinde satıcıya ihbar edilmesi gerektiğini, maddenin devamında, malda açık ayıp söz konusu olmasa bile, tacirin malı teslim aldıktan sonra sekiz (8) gün içinde malı incelemek veya incelettirmekle, malın ayıbı ortaya çıkarsa yine bu süre içinde bu durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğunun düzenlendiğini, TTK'nin 18/3. maddesinde ise ayıp ihbarının ispatında aranan şekil şartlarının belirlendiğini, buna göre tacirler arasındaki ticari satımlarda ayıp ihbarının maddede belirtilen şekil şartlarına uygun olarak ihbar edildiğinin ispatlanması gerektiğini, somut olayda----- kullanan şoförün kullanım kurallarına uygun davranmadığını ya da olayın anlatıldığı gibi gerçekleşmediğini, ------- yangın olaylarının genellikle ------ atması sonucu meydana geldiğini ve bu durumda da alevin alttan geldiğini, dolayısıyla üst tablanın teçhizat nedeniyle yanmasının söz konusu olamayacağını, bu durumda da kokunun gelmesi anında her insanın yapacağı ilk müdahalenin biçerdöverin kabininde yer alan emniyet şalterinin kapatılması olacağını, alınabilecek başka bir önlemin ise, koku geldiğinde tüm------ kullananların bilebileceği ya da bilmesi gerektiği üzere akünün kutup başlığı söküldüğünde yine bu boyutta bir hasarın meydana gelmesinin engellenebileceğini, ayrıca davacının dayanak gösterdiği raporlardan biçerdöverin gerçekten tarlada çalışır haldeyken mi yoksa park halindeyken mi yandığı şüpheli olduğunu, ------- tarlanın içinde park halinde ise zaten kontağın kapalı olması nedeniyle elektrik akımı da olmayacağından üretim hatası nedeniyle yangın çıkma ihtimalinin olmadığını, ------- bu ve benzeri olayları önlemek için gerekli güvenlik elemanlarının ziyadesiyle mevcut olduğunu, ----- kullanan şoförün kontağı açık mı kapalı mı bıraktığını bilmelerinin bu aşamada mümkün olmadığını, ------- bu şekilde yanmasına üretim ile ilgili herhangi bir hususun neden olmadığını----- garanti kapsamına girmeyen haller başlıklı kısmında kullanıcının ------Tanıtma ve Kullanmı Kılavuzu'nda yer alan hususlara aykırı kullanmasından kaynaklanan arızalardan müvekkilinin sorumlu olmayacağının açıkça düzenlendiğini, ancak davacının işbu kurallara uygun hareket edip etmediğinin bir başka ifadeyle kullanım hatasının mevzu bahis olmadığının somut delillerle ispatlanmasını talep ettiklerini, bu raporlar ve delil tespiti işlemi kapsamı bilirkişi tarafından hazırlanmış olmadıkları gibi müvekkili şirketin katılımı olmaksızın ve delillerde incelenmeksizin hazırlandığını, ------- raporunda da görüşüne başvurulduğu iddia edilen------- adlı servisin müvekkil şirketin yetkili servisi olmadığını, bunun da raporların ne kadar ciddiyetten uzak olduğuna ve gerekli incelemeler yapılmadan hazırlandığına delalet ettiğini, ayrıca, bu raporları hazırlayan kişilerin, davaya konu ------- konusunda uzman olup olmadığının da belli olmadığını, bu raporlarda, davaya konu ------- ile ilgili somut bir tespitte bulunulmadığını, genel bazı olasılıklara binaen görüş bildirildiğini, bir diğer ifade ile varsıyıma dayalı olarak hazırlandıklarının anlaşıldığını, bu bakımdan da bu raporların hukuken bir anlamı olmadığını, satıcının ayıptan doğan sorumluluğunun TBK'da düzenlendiğini, bu hükümler emredici nitelikte olmadığını, aksine düzenlemelerin sözleşme serbestisi kapsamında geçerli kabul edildiğini, dolayısıyla taraflar arasındaki münakit Garanti Şartlarının bu davada uygulama alanı bulacağını, Garanti Şartlarının 2. maddesinde, garanti yükümlülüğünün kapsamının sadece ücretsiz tamir yükümlülüğü şeklinde düzenlendiğini, davacının talebi haklı bulunsa dahi;------- meydana gelen değer kaybının, davacının ------ kullanımı sebebiyle müvekkile ödemek zorunda olduğu kira bedeli ve davacının ------ elde ettiği diğer menfaatlerin tespit edilmesi ve tespit edilecek bu konudaki tutarların, takas/mahsup def'ileri sebebiyle davacının talep ettiği tazminat bedelinden mahsubu gerekeceğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.