11. Ceza Dairesi 2024/6015 E. , 2025/6730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1170 E., 2024/2535 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini ge
**11. Ceza Dairesi 2024/6015 E. , 2025/6730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1170 E., 2024/2535 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin,12.12.2018 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.12.2023 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1170 Esas, 2024/2535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2015 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında “2015 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu hususu gözetilmeden "Sahte fatura düzenlemek suçunda suçun maddi konusunun fatura olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de alım satım ya da hizmet ifasının belgesi olan faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında anılan yıllara ait fatura ayrıntılarının vergi dairesinden sorularak her takvim yılı için kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin temin edilip dosya arasına konulmasından sonra, yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi gerektiği, vb." gerekçeler ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; suça konu 12.500,00 TL bedelli faturayı kullandığı belirlenen mükellef hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, aynı mükellef hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyasının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, faturayı kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturayı hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldığı, sanığı tanıyıp tanımadığının sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, suçun sübutu halinde ise; sanık hakkında aynı mükellefiyete ilişkin 2013 ve 2014 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, 7394 sayılı Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesi uyarınca lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi, sanığın eyleminin zincirleme suç kapsamında kaldığının kabulü halinde 213 sayılı Kanun'un 359/b ve 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım oranı belirlenip zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, 2013 ve 2014 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen cezanın mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.