Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6450 E. , 2024/7621 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6450 Karar No : 2024/7621 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Eski unvanı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirketi ) VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6450 E. , 2024/7621 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6450 Karar No : 2024/7621 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Eski unvanı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirketi ) VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul ili, Avcılar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı bedelsiz olarak kamuya terk edilen taşınmazın 7553,11 m²'sinin 01/09/2016-30/06/2019 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 1.213.399,14-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalı idareye ait taşınmazın davacı tarafından fuzulen işgal edilmesi nedeniyle toplam 746.730,71-TL ecrimisil bedeli istenebileceği, bu durumda, dava konusu işlemin anılan miktara ilişkin kısmında hukuka aykırılık, fazladan tahakkuk ettirilen kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 1.414.532,85 TL'lik kısmının iptaline, 746.730,71-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, mükerrer şekilde ecrimisil tahakkuk ettirildiği, dava konusu taşınmazın 2017 yılında o dönemdeki Belediye Başkanı ile imzalanan protokol çerçevesinde kullanıldığı, henüz protokolün süresinin dahi dolmadığı, hukuki bir sebebe dayanan kullanımın fuzuli işgal olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek, temyize konu kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tasarruf hakkı idarelerinde olan taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kamu hizmetinin yürütülmesi adına tesis edilen idari işlemin mevzuata uygun tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, davacının ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirketi olan ticaret unvanının "... Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi" olarak değiştiği ve bu değişikliğin ticaret siciline tescil edildiği anlaşıldığından, davacı mevkiine "... Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi"nin alınmasına karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.'' hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 85. maddesinin 2. fıkrasında; "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hükümlere göre, Hazineye ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin izinsiz işgal edilmesi nedeniyle işgal eden gerçek veya tüzel kişiden ecrimisil istenebileceği tabi bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta; dava konusu ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmazın 3 yıl süreyle şantiye alanı ve bir kısmının satış ofisi olarak kullanılmasına karşılık süre bitiminde taşınmaz üzerinde bulunan satış ofisinin bedelsiz olarak belediyeye bırakılması ve park alanında kalan kısmının dolgu ve tesviyesinin yapılıp belediyeye teslim edilme sürecinde parkın güvenliğinin sağlanması şartıyla davacı şirketle o tarihteki davalı idare Belediye Başkanı arasında Mart 2017 tarihinde protokol imzalandığı, Belediye Başkanına protokol imzalamak üzere yetki verilmesi hususunda Belediye Meclis Kararı alınmadığından 5393 sayılı Belediye Kanununun 38/g ve p bentleri uyarınca Meclis kararına dayanmayan protokolün hukuki sorumluluk doğuracağından bahisle, 08/07/2019 tarih ve 1939142 sayılı Başkanlık Olur'u ile bahsi geçen protokolün iptali ve ilgililer adına geriye dönük 5 (beş) yıl süreyle ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemin ve akabinde davacı şirketin fuzuli şagil olduğundan bahisle davalı idarece dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Belediyeye ait bir taşınmazın üçüncü kişilere tahsisi 5393 sayılı Kanunun 34/g maddesi hükmü gereğince belediye meclisinin görevleri arasında sayılmış olup, anılan protokolün imzalanması ve öncesinde belediye meclisince alınmış bir tahsis kararına rastlanılmadığı gibi belediye meclisince alınan tahsis kararına istinaden belediye başkanına protokol yapma yetkisi verildiğine ilişkin de herhangi yetkilendirme kararının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idare tarafından anılan protokolün iptali işleminde hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, davacının sözkonusu yeri taraflar arasında yapılan ve davalı idareyi temsile yetkili belediye başkanınca imzalanan bir protokole dayalı olarak kullandığı açıktır. Bu itibarla, taşınmaz tahsisine ilişkin söz konusu protokolün, belediye meclisinin vermiş olduğu yetki olmadan sadece belediye başkanı tarafından imzalanmış olması nedeniyle davalı idarece iptal edildiği anlaşılmakta ise de; bu durum, tebliğ üzerine ilgilileri, tebliğ tarihinden itibaren söz konusu yerde fuzuli şagil durumuna düşüreceğinden, iyi niyetle idareye güvenerek işlem tesis eden davacı şirketin geriye dönük olarak fuzuli şagil sayılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu durumda; davacı şirketçe 2017 yılının Mart ayında davalı belediye adına belediye başkanıyla imzalanan protokol hükümlerine dayanarak park alanının şantiye alanı olarak ve satış ofisi yapılmak suretiyle kullanıldığı, davalı idarece tesis edilen işlemlerin iptal edilinceye kadar hukuka uygunluk karinesinden yararlanması gerektiği ve davacının yapılan sözleşmeye güvenle alanı kullandığı dikkate alındığında, davacı şirketin işgalci olarak nitelendirilerek adına ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığından temyiz konusu kararda isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.