12. Ceza Dairesi 2012/21428 E. , 2013/17890 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi Suç : Hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 125/1-2-4, 31/2, 62, 52/2-4; 134/2, 31/2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükümler, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Hakaret suçundan kurulan hükme yönel
**12. Ceza Dairesi 2012/21428 E. , 2013/17890 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi Suç : Hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 125/1-2-4, 31/2, 62, 52/2-4; 134/2, 31/2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükümler, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinden, temyiz isteminde bulunulan kararın, yerel mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar değil, asıl kararla verilen hüküm olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın onanmasına ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede: Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) adli para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla; 18.11.2009 tarihinde verilen 860 TL'den ibaret mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bir olay ya da bilginin, özel hayat kavramı kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, içinde bulunulan fiziki çevrenin özellikleri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, oluşa ve dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun, aynı mahallede oturması nedeniyle tanıdığı katılanın MSN profilinde yer alan fotoğrafını bir kağıda kopyalayıp, yanına “Bu herife dikkat edin, bu topla konuşmak tehlikeli ve yasaktır” şeklinde Türkçe ve İngilizce ibareler ekleyerek hazırladığı afişleri duvarlara asması şeklinde gelişen olayda; Katılanın sadece başını ve yüzünü gösteren fotoğrafı, onun başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel yaşam alanına ilişkin bir görüntü niteliğinde olmadığı gibi, katılanın cinsel tercihini hedef alan ve argoda eşcinsel erkek anlamına gelen “top” yakıştırmasının gerçekliğiyle ilgili bir iddia ve bu yönde elde edilmiş bir delil bulunmaması karşısında, söz konusu afişte, katılanın özel hayatının gizliliğini ihlale yol açan bir bilginin de başkalarıyla paylaşılmamış olması nedeniyle sanığa yüklenen özel hayatının gizliliğini ihlal suçunun unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: 1- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, 2- 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi uyarınca nazara alınacak “zarar”ın; kanaat verici, basit bir araştırma ile belirlenebilir maddi zarar olmasına göre; katılanlara, kabule konu eylem nedeniyle ne şekilde zarara uğradıkları ve varsa zararlarının miktarı sorulup, tespit edilen maddi zararı gidermek isteyip istemediği yönünde suça sürüklenen çocuğun beyanı alındıktan sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin uygulanıp uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuk uzlaşmak istediğini beyan ettiği halde, katılanların uzlaşmak istemediği olayda, katılan ...'nin “...gelip özür dilemedikleri gibi, maddi ve manevi zararlarımı da gidermemişlerdir” şeklindeki beyanına itibar edilerek, katılan tarafın zararlarının giderilmediğinden bahisle, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.