6. Hukuk Dairesi 2023/4160 E. , 2024/1685 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/648 E., 2023/1608 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/162 E., 2020/56 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurun
**6. Hukuk Dairesi 2023/4160 E. , 2024/1685 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/648 E., 2023/1608 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/162 E., 2020/56 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde özetle; organize sanayi bölgesi içinde bulunan borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 18’inci maddesine aykırı olarak 450.835,08 TL altyapı katılım payı, yönetim gideri ve su alacaklarının öncelikle ödenmediğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanunu'nun (7101 sayılı Yasa ile değişik) 206’ncı maddesinin birinci fıkrasına göre ipotekle temin edilen alacakların malın aynından doğan kamu alacaklarından da önce ödeneceğini, şikayetçinin alacağının ise, aynı maddeye göre üçüncü sırada imtiyazlı olduğunu ve ipotekli alacağın önüne geçemeyeceğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi alacağının özel kanunlarda imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklardan olduğu, ipotekle temin edilen alacağa oranla öncelikli olmadığı gerekçesiyle, şikayetçinin sıra cetvelindeki sırasına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi vekili şikayet dilekçesindeki nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili şikayet ve istinaf başvuru dilekçesini tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, İİK’nın 142. maddesi, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 15. ve 18. maddeleri 3.Değerlendirme Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve Organize Sanayi Bölgesi mülkiyetinde bulunmayan taşınmazların tamamının tapu kaydına “Taşınmazın icra yoluyla satışı dahil üçüncü kişilere devrinde Organize Sanayi Bölgesinden uygunluk görüşü alınması zorunludur” şerhi konulur. Bu durumda eski katılımcının vermiş olduğu taahhütler, yeni alıcı tarafından da aynen kabul edilmiş sayılır. (4562 Sayılı Kanunun 18/9. maddesi) Organize Sanayi Bölgesince teminat olarak gösterilen ve bu nedenle satışına karar verilen veya katılımcıların borcundan dolayı satışına karar verilen taşınmazların icra yoluyla satışı halinde; Bakanlık ve Organize Sanayi Bölgesi alacaklarının öncelikle ödenmesi koşuluyla, bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip alıcılara veya kredi alacaklısı kuruluşa satış yapılabilir. Satış ilanlarında kuruluş protokolünde yer alan katılımcı niteliklerine de yer verilir. (4562 Sayılı Kanunun 15/3. maddesi) Yukarıya alınan Kanun hükümlerine göre, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 18/9. maddesinde, Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde bulunan bir taşınmazın icrada satılabilmesi için Organize Sanayi Bölgesi yönetiminin “icradan satılabilir” görüşünün alınması zorunludur. Somut olayda Organize Sanayi Bölgesi yönetimi, 10.10.2018 tarihli ve 27.08.2019 tarihli cevabi yazılarında “yönetim gideri, alt yapı katılım payı ve su tüketim bedeli olarak 450.835,08 TL alacağının öncelikle ödenmesi koşuluyla” taşınmazın icra aracılığıyla satılmasına izin vermiştir. İcra dairesi verilen izin üzerine paylaşıma konu taşınmazı satmış ve sıra cetveli düzenlemiştir. Yapılan sıra cetvelinde birinci sırada ipotekli alacaklı Türkiye İş Bankası’na, ikinci sırada ipotek alacaklısı ... Şirketine, üçüncü sırada müşteki Organize Sanayi Bölgesine yer vermiştir. Organize Sanayi Bölgesi alacağının 4561 sayılı Kanun'un 15/3 ve 18/9. maddeleri gereğince ipotek alacaklısından önce ödenmesi gerekir. Zira ipotek alacaklısının alacağını alabilmesi taşınmazın satılmasına bağlıdır. Bu satışın yapılabilmesi için Organize Sanayi Bölgesi Yönetiminin izin vermesi yasal zorunluluktur. İzin verilebilmesi için Organize Sanayi Bölgesi Yönetiminin borçlarının öncelikle ödenmesi şarttır. Kanun ipotek veya parasal alacak ayrımı yapmaksızın, “icrada satış yapılması” halinde izin alınması ve Organize Sanayi Bölgesi alacaklarının öncelikle ödenmesini şart koştuğundan, anılan rüçhaniyet koşulu, hem para alacaklarına yönelik takip hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler için geçerlidir. Aslında Organize Sanayi Bölgesindeki bir taşınmazla ilgili ipotek tesis edilirken ipotek lehtarı, tapudaki izin şartı şerhi nedeniyle 4562 sayılı Kanundaki sınırlama ve yükleri bilerek ipotek tesis ettiği için, Organize Sanayi Bölgesinin varsa taşınmazın muhafazası ve işletilmesiyle ilgili alacağının tesis edilen ipotekten önce sıra cetvelinde yer alacağını da kabul etmiş sayılır. Bu nedenlerle şikayetçinin şikayetinin kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. - KARŞI OY YAZISI - Şikâyetçi vekili şikâyet dilekçesinde özetle; Eskişehir 8 İcra Müdürlüğünün 2017/5073 Esas sayılı dosyası borçlusu ... Toprak Ürünleri İnş. Mak. Tur. Gıda San. ve Tic. A.Ş. müvekkil Pazaryeri Organize Sanayi Bölgesi içinde bulunan 374 ada 165 parsel sayılı taşınmazda katılımcı firma olarak faaliyet göstermekte iken kredi borçları nedeniyle hakkında yukarıda icra ve esas numarası yazılı dosyadan icra takibi başlatıldığını, takipte borçlu şirketin faaliyet gösterdiği müvekkil OSB içindeki sanayi taşınmazının ve üstündeki tesisin haczi ile satışı işlemlerine gerçekleştirildiğini, ayrıca 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Sanayi Kanununun 15. maddesindeki amir düzenlemede OSB'ce teminat olarak gösterilen ve bun nedenle satışına karar verilen veya katılımcıların borcundan dolayı satışına karar verilen taşınmazların icra yoluyla satışı halinde Bakanlık ve OSB alacaklarının öncelikle ödenmesi koşuluyla bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip alıcılara veya kredi alacaklısı kuruluşa satış yapılabilir. Satış ilanlarında kuruluş protokolünde yer alan katılımcı niteliklerine de yeri verilir hükmünün bulunduğunu, Kanunun 18. maddesindeki amir düzenleme de OSB sınırları içerisinde yer alan OSB mülkiyetinde bulunmayan taşınmazların icra yoluyla satışa dahi üçüncü kişilere devrinde OSB den uygunluk görüşü alınması zorunludur hükmünün mevcut olduğunu, bu amir hükümler uyarınca gerek satış öncesi ve gerek satış işlemleri sırasında OSB tarafından temin edilen altyapı, katılım payı, yönetim giderleri olmak üzere alacağını ve bu alacak öncelikli ödemek kaydı ile satışa uygunluk verdikleri İcra Müdürlüğüne bildirildiğini, paraların paylaştırılması aşamasında önce de müvekkil OSB'nin 27.08.2019 tarih 137 sayılı yazısı ile borçlu firmadan 2015 – 2016 – 2017 – 2018 yılları alt yapı katılım payları yönetim giderleri su tüketim bedelleri olmak üzere toplam 450.835.08 – TL alacak kaydının icra müdürlüğüne bildirildiği, ancak 16.09.2019 tarihli sıra cetvelinde ilk iki sıraya T.İş Bankası A.Ş ve ...’ nın ipotek alacaklarının konduğu, müvekkil OSB' nin satışa öncelik verilmesi gereken alacağın ise 3. sıraya konulduğunu ve satış bedelinin de dosya alacaklarını karşılamaya yetmediğinden müvekkil OSB' ye herhangi bir ödemenin yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini; yapılan işlemin 4562 Sayılı Yasanın 15. maddesi hükmüne aykırı olduğunu, bu nedenle sıra cetvelinin iptal edilerek yeniden sıra cetveli hazırlanmasını, yapılacak sıra cetvelinde davacı OSB'nin ilk sıraya alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. T. İş Bankası A.Ş. vekili İcra ve İflas Kanununun (7101 sayılı Yasa ile değişik) 206’ncı maddesinin birinci fıkrasına göre ipotekle temin edilen alacakların malın aynından doğan kamu alacaklarından da önce ödeneceğini, şikâyetçinin alacağının ise aynı maddeye göre üçüncü sırada imtiyazlı olduğunu ve ipotekli alacağın önüne geçemeyeceğini bildirerek şikâyetin reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; ‘’Tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 15/3. maddesi (Değişik fıkra: 23.10.2008 – 5807 S.K./3. mad) OSB'ce teminat olarak gösterilen ve bu nedenle satışına karar verilen veya katılımcıların borcundan dolayı satışına karar verilen taşınmazların icra yoluyla satışı halinde; Bakanlık ve OSB alacaklarının öncelikle ödenmesi koşuluyla, bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip alıcılara veya kredi alacaklısı kuruluşa satış yapılabilir. Satış ilanlarında kuruluş protokolünde yer alan katılımcı niteliklerine de yer verilir" şeklinde olup, İİK'nın 140/2. maddesinde ise ‘’alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar’’ hükmüne yer verilmiştir. Şikâyetçinin alacağı İİK'nın 206/4. maddesi gereği özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklardan olduğundan ipotekle temin edilen alacaktan önce şikâyetçiye ödeme yapılması Yasaya uygun olmayıp sıra cetvelinin hukuka uygun olduğu’’ gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiştir. Karara karşı şikâyetçi vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; ‘’Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.09.2023 gün ve 2022/4997 E., 2023/2788 K sayılı kararına uygun biçimde verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu’’ gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1 - b. 1 düzenlemesi gereğince şikayetçi vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı şikâyetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Karar, Yüksek Özel Daire Sayın Çoğunluğunca; ‘’Organize Sanayi Bölgesi alacağının 4562 sayılı Kanunun 15/3 ve 18/9. maddeleri gereğince ipotek alacaklısından önce ödenmesi gerekir. Zira ipotek alacaklısının alacağını alabilmesi taşınmazın satılmasına bağlıdır. Bu satışın yapılabilmesi için Organize Sanayi Bölgesi Yönetiminin izin vermesi yasal zorunluluktur. İzin verilebilmesi için Organize Sanayi Bölgesi Yönetiminin borçlarının öncelikle ödenmesi şarttır. Kanun ipotek veya parasal alacak ayrımı yapmaksızın, “icrada satış yapılması” halinde izin alınması ve Organize Sanayi Bölgesi alacaklarının öncelikle ödenmesini şart koştuğundan, anılan rüçhaniyet koşulu, hem para alacaklarına yönelik takip hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler için geçerlidir. Aslında Organize Sanayi Bölgesindeki bir taşınmazla ilgili ipotek tesis edilirken ipotek lehtarı, tapudaki izin şartı şerhi nedeniyle 4562 sayılı Kanundaki sınırlama ve yükleri bilerek ipotek tesis ettiği için, Organize Sanayi Bölgesinin varsa taşınmazın muhafazası ve işletilmesiyle ilgili alacağının tesis edilen ipotekten önce sıra cetvelinde yer alacağını da kabul etmiş sayılır. Bu nedenlerle şikayetçinin şikayetinin kabulü gerekir’’ gerekçesiyle oyçokluğuyla bozulmuştur. Uyuşmazlık, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Aşağıda açıklanan nedenlerle Yüksek Özel Daire Sayın çoğunluğunun bozma kararına katılmıyoruz. Çoğunluk görüşü ile azınlık görüşü arasındaki ihtilaf, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/5073 Esas sayılı dosyasındaki sıra cetvelinde, davacının sırasının 1. sırada olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 15. maddesine göre; ‘’Madde 15 – Arsa satışları müteşebbis heyetin belirleyeceği prensipler ve şeffaflık ilkesi çerçevesinde yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde yönetim kurulunun yetki ve sorumluluğu ile gerçekleştirilir ve Bakanlığa satışı takip eden ayın ilk haftası içerisinde bilgi verilir. Kredi kullanan OSB’lerde kredi borcu ödeninceye kadar Bakanlığın ilgili bankaya bildirdiği bu satışları banka takip eder, tahsis ve satıştan elde edilen meblağ ile kredi taksitlerinin süresinde ödenmesini sağlar.[16] (Ek fıkra: 18.6.2017 – 7033/49 md.) (Mülga fıkra 4.4.2023 – 7451/7 md.) Arazi satışlarından elde edilen meblağı yönetim kurulunun yatırmadığının tespit edilmesi durumunda; söz konusu tutar peşinat ise satış sözleşmesinin yapıldığı tarihten, taksit ise vade tarihinden yatırılış tarihine kadar geçen süre için banka, Bakanlık lehine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen oranlarda gecikme zammı oranını uygular ve tahsilini takiben genel bütçeye gelir kaydeder.] (Değişik fıkra: 23.10.2008 – 5807/3 md.) OSB'ce teminat olarak gösterilen ve bu nedenle satışına karar verilen veya katılımcıların borcundan dolayı satışına karar verilen taşınmazların icra yoluyla satışı halinde; Bakanlık ve OSB alacaklarının öncelikle ödenmesi koşuluyla, bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip alıcılara veya kredi alacaklısı kuruluşa satış yapılabilir Satış ilanlarında kuruluş protokolünde yer alan katılımcı niteliklerine de yer verilir. (Ek fıkra: 23.10.2008 – 5807/3 md.) Taşınmazların kredi alacaklısı kuruluşa satılması halinde, kredi alacaklısı kuruluş, satın aldığı taşınmazı sadece bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip gerçek veya tüzel kişilere en geç iki yıl içerisinde satmak veya aynı nitelikteki gerçek veya tüzel kişilere kiraya vermek zorundadır’’. Aynı Kanunun 18. maddesine göre; ‘’Madde 18 – (Değişik: 18.6.2017 – 7033/51 md.) Ön tahsis ve parsel tahsisi, yönetmelik hükümlerine göre müteşebbis heyetin veya genel kurulun belirleyeceği prensipler ve şeffaflık ilkesi doğrultusunda yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yönetim kurulu tarafından yapılır ve Bakanlığa, tahsisi takip eden ayın ilk haftası içerisinde bilgi verilir. Bakanlık gerekli gördüğü takdirde, OSB’de yer tahsis edileceklerin temel vasıfları ile iştigal konularını kuruluş protokolünde belirleyebilir. Katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsalar hiçbir şekilde tahsis amacı dışında kullanılamaz. Bu arsalar katılımcılar ve mirasçıları tarafından borcun tamamı ödenmeden ve tesis üretime geçmeden satılamaz, devredilemez ve temlik edilemez. Bu husus tapuya şerh edilir. Arsa tahsis ve satışının şirket statüsündeki katılımcılara yapılması hâlinde, borcu ödenmeden ve tesis üretime geçmeden arsanın satışını ve spekülatif amaçlı işlemlerle mülkiyet hakkının devrini önlemeye yönelik tedbirleri almakla Bakanlık yetkilidir. Ancak arsa tahsisi yapılan firmanın tasfiyesi hâlinde, firmanın katılımcı vasfını taşıyan ortağına veya ortaklarına tahsis hakkının devri mümkündür. Bu konudaki işlemlerin muvazaalı olup olmadığını tetkikle ve sonucuna göre gerekli tedbirleri almakla Bakanlık yetkilidir. Bu husustaki yasaklara aykırılığın mahkemece tespiti hâlinde, arsa kimin tasarrufunda olursa olsun tahsis veya satış tarihindeki bedeli ile geri alınarak bir başka katılımcıya tahsis ve satışı yapılır. Tahsis edilen arsaların tapuları, katılımcı tarafından tahsis bedelinin tümüyle ödenmesi veya tahsis bedelinden kalan borç için teminat mektubu verilmesi ve OSB’nin kesin olarak belirleyeceği arsa bedelleri ile yapılacak diğer yatırımlara itirazsız olarak katılacağına ilişkin noter tasdikli taahhütname vermesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde tesisi üretime geçenlere geri alım hakkı şerhi konulmadan, tesisi üretime geçmeyenlere ise geri alım hakkı şerhi konularak verilir. Katılımcının kendisine tahsis edilen parsel üzerinde gerçekleştireceği sabit yatırım tutarının en az % 50’si tutarında bankalar veya kredi kuruluşlarından yatırım kredisi alması durumunda altıncı fıkrada aranan şartları sağlayanlarda üretime geçme şartı aranmaksızın geri alım hakkı şerhi konulmadan; Bakanlık kredisi kullanan OSB’lerde ipotekli, Bakanlık kredisi kullanmayan OSB’lerde ipoteksiz tapu verilebilir. Katılımcının yönetmelikte belirlenen süreler içinde üretime geçmemesi ve kredi sözleşmesinin sona ermesi durumunda tahsis için ödenen tutar toplamının tahsis tarihinden sonraki yıllar için 213 sayılı Kanun uyarınca açıklanan yeniden değerleme oranlarına göre güncellenmesi ile elde edilen tutarın ilgilinin banka hesabına yatırılmasını müteakip, parsel OSB adına tescil edilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususlar yönetmelikle belirlenir. Hâlihazırda geri alım şerhli tapusunu alan katılımcılar hakkında yedinci fıkra hükümleri kıyasen uygulanabilir. OSB sınırları içerisinde yer alan OSB mülkiyetinde bulunmayan taşınmazların tamamının tapu kaydına “Taşınmazın icra yoluyla satışı dâhil üçüncü kişilere devrinde OSB’den uygunluk görüşü alınması zorunludur.” şerhi konulur. Bu durumda eski katılımcının vermiş olduğu taahhütler, yeni alıcı tarafından da aynen kabul edilmiş sayılır. (Ek fıkra: 4.4.2023 – 7451/8 md.) OSB tüzel kişiliği sanayi veya hizmet destek alanında bulunan parsellerde üstyapı inşa edebilir, üretime geçme şart ve taahhüdü veren yatırımcılara parselleri üstyapılı kiralayabilir veya üstyapılı satabilir. (Değişik fıkra: 4.4.2023 – 7451/8 md.) Yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, katılımcılar tesislerini üretim amaçlı olmak üzere bir veya birden fazla kiracıya kiralayabilir. OSB’lerde yer alacak sanayi kuruluşlarının müşterek yararlarına yönelik hizmet vermek üzere; kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ile müteşebbis heyette temsil edilen kurum ve kuruluşlara, müteşebbis heyet tarafından, mülkiyeti OSB’de kalmak üzere arsa tahsis edilebilir’’. 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanununun 140. maddesine göre; ‘’Madde 140 – Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar. Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir’’. Aynı Kanunun 142. maddesine göre; ‘’Madde 142 – (Değişik madde: 03.07.1940 – 3890/1 md.) Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir. Dava basit muhakeme usulüyle görülür. İtiraz alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dairse şikâyet yoluyla icra mahkemesine arz olunur’’. Aynı Kanunun 206. maddesine göre; ‘’ ‘’Madde 206 – (Değişik: 3.7.1940 – 3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 28.2.2018 – 7101/5 md.) Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir. Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir. Alacakları taşınmaz rehiniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehinine müteallik hükümlerine göre tayin olunur. (Ek cümle: 29/6/1956 – 6763/42 md.; Mülga cümle: 14/1/2011 – 6103/41 md.) (…) (Değişik dördüncü fıkra: 17.7.2003 – 4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur: Birinci sıra: A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dâhil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları, C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları. İkinci sıra: Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları; Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Üçüncü sıra: Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar. Dördüncü sıra: İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar. (Ek fıkra: 17.7.2003 – 4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz: 1. İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi. 2. İflâsın ertelenmesi süresi. 3. Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre. 4. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre. (Ek fıkra: 14.1.2011 – 6103/41 md.) Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir’’. Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/5073 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı Türkiye İş Bankası AŞ vekili tarafından borçlu ... Toprak Ür. İnş. Mak. Tur. Gıd. Ve Tic. AŞ aleyhine örnek 6 ödeme emri ile icra takibinde bulunulduğu, takibin kesinleştiği, icra müdürlüğünce 16.09.2019 tarihinde sıra cetveli düzenlendiği, mahkemedeki şikâyetin bu sıra cetveline itiraza ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İİK’nın 140. maddesine göre; alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar. Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir. İİK’nın 142. maddesine göre; cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir. Dava basit muhakeme usulüyle görülür. İtiraz alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dairse şikâyet yoluyla icra mahkemesine arz olunur. İİK’nın 206. maddesinde göre; adi ve rehinli alacakların sırası belirlenmiştir. Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir. Alacakları taşınmaz rehiniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehinine müteallik hükümlerine göre tayin olunur. Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, yasanın belirlediği sıra ile verilmek üzere kaydolunur: Yasaya göre alacaklar şöyle sıralanmıştır. Birinci sıra: A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dâhil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları, C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları. İkinci sıra: Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları; Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Üçüncü sıra: Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar. Dördüncü sıra: İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar. 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 15/3. maddesi, OSB'ce teminat olarak gösterilen ve bu nedenle satışına karar verilen veya katılımcıların borcundan dolayı satışına karar verilen taşınmazların icra yoluyla satışı halinde; Bakanlık ve OSB alacaklarının öncelikle ödenmesi koşuluyla, bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip alıcılara veya kredi alacaklısı kuruluşa satış yapılabilir. Satış ilanlarında kuruluş protokolünde yer alan katılımcı niteliklerine de yer verilir şeklindedir. İİK’nın 140/2. maddesi ise alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar hükmünü düzenlemiştir. Somut olayda, şikâyetçinin alacağı İİK’nın 206/4. maddesi gereği özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklardandır. Bu nedenlerle ipotekle temin edilen alacaktan önce şikâyetçiye ödeme yapılması mümkün değildir. Düzenlenen sıra cetveli hukuka uygun olup şikâyetin reddine dair verilen kararın onanması gerektiği kanaatiyle Yüksek Özel Daire Sayın Çoğunluğunun, kararın bozulması yönündeki kararına katılmıyoruz.