5. Hukuk Dairesi 2025/9559 E. , 2026/4362 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1504 Esas, 2025/850 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar ha…
5. Hukuk Dairesi 2025/9559 E. , 2026/4362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1504 Esas, 2025/850 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... 1 01... , 32 31... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından teklif edilen bedelin çok düşük olup taşınmazların gerçek değerini yansıtmadığını savunarak taşınmazların gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2018/285 Esas, 2020/5 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2023 tarihli ve 2020/1495 Esas, 2023/894 Karar sayılı kararıyla; aynı kamulaştırma kapsamında aynı bölgeden Yargıtay'ın temyiz incelemesinden geçen emsal dava dosyalarına göre, kapama elma bahçesi niteliğindeki taşınmazların getireceği net gelirin hesabında ... ve ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınması halinde ulaşılacak bedelin gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı, hesaplama yapılırken değerlendirme tarihi itibarıyla Mersin, ...., ... ve ... il ve ilçe verilerinin ortalamasının alınması gerektiğini, bu husus gözetilerek yeniden hesaplama yapıldığında elma bahçesinin birim değerinin 58,04 TL/m², şeftali bahçesinin ise 54,00 TL/m² olacağı, bu durumda toplam kamulaştırma bedelinin 237.232,05 TL olarak tespit edildiği, fark kamulaştırma bedelinin davacı idarece depo edildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2023 tarihli ve 2020/1495 Esas, 2023/894 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; sulu kapama elma bahçesi ve kapama şeftali bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğu, ancak dava konusu kapama elma bahçesi niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken ... Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin gerçeği yansıtmadığı dikkate alındığında, Mersin-... il ve ilçelerinin 2015 yılı Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi verileri ortalamasının esas alınması gerektiği, değerlendirme tarihi itibarıyla 2015 yılı ... Tarım ve Orman Müdürlüğü İlçe verilerinin dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı belirlendiğinden kararın denetlenemediği, bu durumda, dava konusu kapama elma bahçesi niteliğindeki taşınmazlara net gelir yöntemine göre değer tespitinde 2015 yılı Mersin-.... il ve ilçelerinin 2015 yılı Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi verilerinin ortalaması; kapama şeftali bahçesi niteliğindeki taşınmazlara değer tespitinde ise 2015 yılı ... Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü verileri dikkate alınıp ilgili il ve ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri dosya içerisine alındıktan sonra, 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde belirtilen yöntemle oluşturulacak bilirkişi heyetinden alınacak rapor denetlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denetime imkan vermeyecek şekilde soyut ifadelerle, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konuda hakimin resen inceleme yapmak suretiyle karar vermiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelin İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile hüküm altına alınan kısmına davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 09.04.2016 tarihinden 13.10.2017 tarihine kadar; bakiyesine ise 09.04.2016 tarihinden 16.10.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faizi ve tüm nemalarıyla birlikte davalıya ödenmesine, fazla depo edilen bedelin davacı idareye iadesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken sadece ... Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınması gerektiğini, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki faize ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği gözetildiğinde tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin doğru olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Sulu kapama elma bahçesi ve şeftali bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 5. Buna karşın; tespit edilen toplam kamulaştırma bedeli 218.978,42 TL olduğu hâlde,157.542,02 TL, 38.652,21 TL ve 41.032,82 TL'nin toplamı olan 237.232,05 TL bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi suretiyle infazda tereddüte yol açacak şekilde kendi içinde çelişkili hüküm tesisi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Tespit edilen toplam 218.978,42 TL kamulaştırma bedelinin işlemiş faizi ve tüm nemalarıyla birlikte davalıya derhal ödenmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.