Başvuru, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı gerekçesi ile reddedilmesi ve temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı gerekçesi ile başvurucu vekili hakkında disiplin para cezası uygulanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı gerekçesi ile reddedilmesi ve temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı gerekçesi ile başvurucu vekili hakkında disiplin para cezası uygulanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/4/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun talebi üzerine 25/5/2014 vadeli bonoya dayanılarak başlatılan icra takibinde, imzaya itiraz edilmesi neticesinde Alaşehir İcra Hukuk Mahkemesinde (ilk derece mahkemesi) dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi12/6/2017 tarihli kararla imzaya itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına ve davanın reddine hükmetmiştir. Başvurucu, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 13/11/2017 tarihli kararıyla istinaf talebini süre aşımı nedeniyle kesin olarak reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının başvurucu olan davalı asile 28/8/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilin on günlük istinaf süresini geçirdikten sonra 11/9/2017 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu belirtilmiştir. Başvurucu, bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesine 11/12/2017 tarihinde tekrar istinaf başvurusunda bulunmuş; ilk derece mahkemesi kararının başvurucu vekiline tebliğ tarihinin 11/9/2017 tarihi olduğunu, asile yapılan tebligatın yok hükmünde kabul edilmesi gerektiğini, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğunu ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi 10/7/2018 tarihli kararı ile karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçede; ilk derece mahkemesi kararına karşı daha önce istinaf kanun yolunun tüketildiğini, ikinci kez istinaf kanun yoluna başvurulamayacağını belirtmiştir. Başvurucu, Bölge Adliye Mahkemesinin karar verilmesine yer olmadığı hükmüne karşı temyiz talebinde bulunmuş; Bölge Adliye Mahkemesi 2/10/2018 tarihli kararıyla başvurucunun talebini temyiz yolu açık olmak üzere reddetmiştir. Başvurucu, temyiz talebinin reddi kararına karşı Yargıtaya temyiz başvurusunda bulunmuş; Yargıtay 21/1/2019 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararını onamış ve başvurucu vekili hakkında temyiz talebini kötü niyetle yaptığı gerekçesiyle takdiren 000 TL disiplin para cezasına hükmetmiştir. Başvurucu, Yargıtay kararını 16/3/2019 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir. Başvurucu 15/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.