Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru, 24/4/2014 tarihinde Çorum Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 15/10/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Aralık Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/416 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında Aralık Sulh Ceza Mahkemesinin 22/4/2010 tarihli ve 2010/10 Sorgu sayılı kararıyla çocuğun cinsel istismarı suçundan tutuklanmıştır. Başvurucu hakkındaki soruşturma dosyası, Aralık Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/6 sayılı fezlekesiyle Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 7/6/2010 tarihli ve E.2010/1507 sayılı iddianamesiyle başvurucunun çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesine kamu davası açılmıştır. Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 14/8/2012 tarihli ve E.2010/123, K.2012/146 sayılı kararı ile başvurucunun çocuğun cinsel istismarı suçundan 17 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Anılan karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay Ceza Dairesinin 21/11/2013 tarihli ve E.2013/3337, K.2013/11963 sayılı ilamıyla bozulmuştur. Iğdır Ağır Ceza Mahkemesi, 25/3/2014 tarihli ve E.2014/44, K.2014/82 sayılı kararı ile 14/8/2012 tarihli mahkûmiyet hükmünde direnilmesine karar vermiştir. Mahkeme hükümle birlikte "verilen cezanın miktarı, mevcut delil durumu, sanığın tutuklulukta kaldığı süre nazara alınarak kaçma şüphesinin var olduğu" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluğunun devamına da karar vermiştir. Başvurucu 24/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2014 tarihli ve E.2014/14-426, K.2014/424 sayılı ilamı ile Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 25/3/2014 tarihli (direnme) hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı sonrası Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/380 sayılı dosyası üzerinden devam olunan yargılamada başvurucu 8/12/2014 tarihinde tahliye edilmiştir. Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 3/3/2015 tarihli ve E. 2014/380, K.2015/84 sayılı kararıyla başvurucunun çocuğun cinsel istismarı suçundan 10 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dosya, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Yargıtayda temyiz incelemesindedir.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tutuklama kararı" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir. (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."