Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/2792 E. , 2024/1047 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2792 Karar No : 2024/1047 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmak için başvuruda bulunan davacının, herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin 19/09/2014 tarihli işlemin, bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işleminin ve 07/07/2009 tarih v
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/2792 E. , 2024/1047 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2792 Karar No : 2024/1047 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmak için başvuruda bulunan davacının, herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin 19/09/2014 tarihli işlemin, bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işleminin ve 07/07/2009 tarih ve 80 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın 7. maddesinde yer alan "puan üstünlüğüne göre" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Talim ve Terbiye Kurulunun Kararı'nın eki Çizelge'nin 16. sırasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarının sayıldığı, bunların; İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi olduğu, anılan Karar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği programı mezunlarına bu alana atanma konusunda bir öncelik hakkı tanınmadığından, Çizelge'nin 16. sırasında sayılan tüm programlardan puan üstünlüğü esasına göre atama yapıldığı, 1739 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öğretmenliğin özel bir ihtisas mesleği olduğunun belirtilmesi nedeniyle, yapılan atamaların puan üstünlüğüne göre değil, öncelikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği programından mezun olanların atanması, ihtiyacın karşılanamaması halinde Çizelge'nin 16. sırasında belirtilen diğer programlardan atama yapılması gerektiği, düzenlemenin bu nedenle hukuka aykırı olduğu, iptali gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : 2014 yılı öğretmen atamalarının Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ve Talim ve Terbiye Kurulu'nun 20/02/2014 tarihli ve 9 sayılı Kararı çerçevesinde yapıldığı, iptali istenen 07/07/2009 tarih ve 80 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırıldığı, bu durumda ortada iptale konu bir Talim Terbiye Kurulu Kararı bulunmadığı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi alanında KPSS 121 nolu puan türünde ataması yapılan son adayın puanının 60,19397 olduğu, davacının ise KPSS 121 puan türünde 53,017460 alması nedeniyle atamasının yapılmadığı, buna göre davacının atamasının yapılmaması işleminin hukuka uygun olduğu, iptali istenilen düzenlemenin yürürlükten kalktığı, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 2014 Yılı Eylül Dönemi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmak için KPSSP121 türünde aldığı 53,01746 puan ile başvuruda bulunan davacının herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin 19/09/2014 tarihli işlemin, bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işleminin ve 07/07/2009 tarih ve 80 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın 7. maddesinde yer alan "puan üstünlüğüne göre" ibaresinin iptali istemi ile açılmıştır. Danıştay Onikinci Dairesinin 04/10/2018 tarih ve E:2016/1695, K:2018/3597 sayılı kararıyla,2014 yılı öğretmen atamalarının, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı çerçevesinde yapıldığı, iptali istenen 07/07/2009 tarih ve 80 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırıldığı, bu durumda ortada iptale konu bir Talim ve Terbiye Kurulu Kararı bulunmadığı gerekçesiyle 07/07/2009 tarih ve 80 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın 7. maddesinde yer alan "puan üstünlüğüne göre" ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi alanında KPSS 121 puan türünde ataması yapılan son adayın puanının 60,19397 olduğu, davacının ise KPSS 121 puan türünde 53,017460 puan alması nedeniyle atamasının yapılmadığı gerekçesiyle,davacının herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin 19/09/2014 tarihli işlem ile bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işlemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/10/2020 tarih ve E.2019/1343:K.2020/1792 sayılı kararıyla Danıştay 12. Dairesinin söz konusu kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına, davanın reddine ilişkin kısmı ile davalı idare aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden bozulmasına karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara uyulması zorunlu olduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma gerekçesi gözetilerek dosyanın incelenmesine geçildi. Hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiç bir ayrımın gözetilmeyeceğini kurala bağlayan Anayasa'nın 70. maddesi uyarınca Kamu görevlileri hakkında yasalarda öngörülen kısıtlamaların hizmetin etkin ve verimli bir biçimde yürütülmesi amacına uygun olması gerekmektedir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Öğretmenlik" başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında, "Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir."; 2. fıkrasında, "Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır."; "Öğretmenlerin nitelikleri ve seçimi" başlıklı 45. maddesinde 1. fıkrasında, "Öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon bakımından aranacak nitelikler Milli Eğitim Bakanlığınca tespit olunur.";2. fıkrasında"Öğretmenler,öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarından ve bunlara denkliği kabul edilen yurtdışı yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından, Milli Eğitim Bakanlığınca seçilirler.", 4. fıkrasında ise, "Hangi derece ve türdeki eğitim, öğretim, teftiş ve yönetim görevlerine, hangi seviye ve alanda öğrenim görmüş olanların ne gibi şartlarla seçilebilecekleri yönetmelikle düzenlenir." hükümlerine yer verilmiştir. İşlem tarihinde yürürlükte bulunan, 06/05/2010 tarih ve 27573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Atama şartları" başlıklı 11. maddesinde, "Öğretmenlik görevine atanacaklarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartların yanında aşağıda belirtilen özel şartlar aranır: a) Mezun olduğu yükseköğretim programının Talim ve Terbiye Kurulunun öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atanacağı alana uygun olmak. ...." hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlıkta, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmak için başvuruda bulunan davacının herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin işlem ile bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işleminin 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'na dayanılarak tesis edildiği görülmektedir. 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın eki Çizelge'nin 16. sırasında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine kaynak teşkil eden yükseköğretim programları; İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi olarak sayılmıştır. Anılan Karar'ın 6. maddesinde, "Öğretmenler, ek çizelgede belirtilen alanlar itibarıyla bu alanların karşısında gösterilen yükseköğretim programlarından en az lisans mezunu olanlar arasından seçilir."; 7. maddesinin 2. fıkrasında ise "Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla, ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir." kuralları düzenlenmiştir. Ayrıca, anılan Karar'ın öğretmenlik alanlarına yapılacak atamalarda öncelik hakkını düzenleyen 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve yukarıda belirtilen düzenlemede, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine yapılacak atamalar yönünden kaynak programlar arasında bir öncelik hakkı öngörülmediğinden, bu alana kaynak teşkil eden ve Çizelge'nin 16. sırasında sayılan tüm programlardan puan üstünlüğü esasına göre atama yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar; davacı tarafından, dava konusu bireysel işlemlerin dayanağı olan 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın iptali istenilmemiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı yolundaki hüküm ile idari yargı mercilerine bireysel işlemlerin yargısal denetiminde, bu işlemlerin dayanağını oluşturan ikincil nitelikteki düzenleyici işlemleri ihmal etme yetkisi tanınmıştır. Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte incelenmesinden de anlaşılacağı üzere boş bulunan kadrolara uygun kişileri atamak ve gerekli düzenlemeleri yapma konusunda kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olmak üzere idareye takdir yetkisi tanınmıştır. Ancak; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği de izahtan varestedir. Zira, takdir yetkisi ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü demek olduğundan, yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir. Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri olan hukuk güvenliği ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Talim Terbiye Kurulunun 20.02.2014 tarih ve 9 sayılı kararı ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullara atanacak öğretmenlerin mezun oldukları yükseköğretim kurumları ve branşlara göre atanabilecekleri okullar ile atamalarına esas teşkil eden branş ve bölümler sayılmış olup, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine davacının bitirdiği Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunlarının yanı sıra İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi mezunlarının da atanabileceğine yer verilmiştir. Her ne kadar, dava konusu düzenleme ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunlarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmalarının engellenmediği, pedagojik formasyon alınması şartıyla anılan Talim Terbiye Kurulu Kararının eki çizelgenin 16. Sırasında belirtilen fakülte mezunlarının da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak atanabilmesinin sağlanmasına yönelik düzenleme yapıldığı görülse de, davacının mezun olduğu bölümün, ilgili Talim Terbiye Kurulu kararının öğretmenlik alanlarına yapılacak atamalarda öncelik hakkını düzenleyen 7/2 maddesinde sınırlı olarak sayılan bölümler arasında yer almaması nedeniyle İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi mezunlarının doğrudan davacının özel ihtisas alanına başvurabildiği anlaşılmaktadır. 1739 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öğretmenliğin özel bir ihtisas mesleği olduğunun,45/2. maddesinde de Öğretmenler, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarından ve bunlara denkliği kabul edilen yurtdışı yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından seçileceğinin belirtilmesi nedeniyle, öncelikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği programından mezun olanların atanması, ihtiyacın karşılanamaması halinde 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın eki Çizelge'nin 16. Sırasında belirtilen fakülte mezunları arasından atama yapılmasına imkan tanınması gerekirken, anılan Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın öğretmenlik alanlarına yapılacak atamalarda öncelik hakkını düzenleyen 7. Maddesinin 2. fıkrasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği alanına yer verilmemiş olması ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunlarının söz konusu çizelgenin eki 16. Sırada belirtilen fakülte mezunları ile birlikte değerlendirilmesi, anayasanın hem hukuk devleti ve eşitlik ilkesine, hem de 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 43/1 ve 45/2. maddelerine aykırıdır. Davacının 05-07/07/2020 tarihlerinde yapılan KPSS Lisans ve 20/07/2014 tarihinde yapılan KPSS öğretmenlik alan bilgisi testi sınavında KPSS121 Puan türünde 53,017460 puan alarak ilköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi alanında 2507. sırada yer aldığı,2014 yılı Eylül döneminde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine atanabilmek için taban puanın 50 olarak belirlenmiş olduğu,ilk atama için 3.376 boş öğretmenlik kadrosu bulunduğu,Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik'in 11. maddesinde yapılan ve 06/07/2012 tarih ve 28345(mükerrer) sayılı resmi gazetede yayımlanan değişiklik ile, KPSS sonuçları herkes için iki yıl süreyle geçerli iken, öğretmen adayları için KPSS'de elde edilecek puanın geçerlilik süresinin bir yıl olarak belirlendiği,2013 yılındaki KPSS sınavının 14/07/2013 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, 2014 yılı Eylül ayı öğretmen atamalarının temmuz 2014 yılı KPSS sınav sonuçlarına göre yapıldığı, bu durumda davacının aldığı puan ve sıralamasına göre, ilk atama için belirlenen 3376 boş öğretmen kadrosuna öncelikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi bölümü mezunları arasından atama yapılması halinde öğretmen kadrosuna atanabilecek durumda olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı kararının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarının Atamalarda Dikkat Edilecek Hususlar Başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasındaki eksik düzenleme bulunduğu, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine öncelikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunlarının atanması gerekirken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunları ile anılan kararın Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanacaklara ilişkin eki çizelgenin 16.sırasında yer alan kısmında belirtilen İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi mezunları ile birlikte değerlendirilerek bunlar arasından puan üstünlüğüne göre atama yapılmasında ve davalı idarece yapılan 19/09/2014 tarihli atama işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Ayrıca 07/07/2009 tarih ve 80 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın, 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Karar'ın 14. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve davanın açıldığı 29/09/2014 tarihi itibarıyla yürürlükte olmadığı, dolayısıyla davacı tarafından dava tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan bir düzenlemenin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşıldığından, davanın bu kısmı yönünden davacının haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf aleyhine hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir. Açıklanan nedenlerle, Davacının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin 19/09/2014 tarihli işlemin, bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işleminin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Dairemizin 04/10/2018 tarih ve E:2016/1695, K:2018/3597 sayılı kısmen karar verilmesine yer olmadığına kısmen davanın reddine ilişkin kararının, taraflarca temyiz edilmesi sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/10/2020 tarih ve E:2019/1343, K:2020/1792 sayılı kararıyla, davanın reddine ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden uyuşmazlığın esası hakkında işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 2014 Yılı Eylül Dönemi Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Duyurusu yayımlanmıştır. Bu duyuruda, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine 3.376 ilk atama, 29 açıktan atama - kurumlararası yeniden atama yoluyla toplam 3.405 atama yapılacağı belirtilmiştir. İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği programı mezunu olan davacı, KPSSP121 türünde aldığı 53,01746 puan ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmak için başvurmuştur. 19/09/2014 tarihinde yerleştirme sonuçları açıklanmış ve davacının herhangi bir kuruma yerleştirilemediği belirtilmiştir. Bakılan dava, davacının herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin 19/09/2014 tarihli işlemin, bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işleminin ve 07/07/2009 tarih ve 80 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın 7. maddesinde yer alan "puan üstünlüğüne göre" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İlgili Mevzuat: 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Öğretmenlik" başlıklı 43. maddesinin birinci fıkrasında, "Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir."; ikinci fıkrasında, "Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır."; "Öğretmenlerin nitelikleri ve seçimi" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, "Öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon bakımından aranacak nitelikler Milli Eğitim Bakanlığınca tespit olunur."; dördüncü fıkrasında ise, "Hangi derece ve türdeki eğitim, öğretim, teftiş ve yönetim görevlerine, hangi seviye ve alanda öğrenim görmüş olanların ne gibi şartlarla seçilebilecekleri yönetmelikle düzenlenir." hükümlerine yer verilmiştir. İşlem tarihinde yürürlükte bulunan, 06/05/2010 tarih ve 27573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Atama şartları" başlıklı 11. maddesinde, "Öğretmenlik görevine atanacaklarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartların yanında aşağıda belirtilen özel şartlar aranır: a) Mezun olduğu yükseköğretim programının Talim ve Terbiye Kurulunun öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atanacağı alana uygun olmak. ...." hükmü yer almaktadır. 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın eki Çizelge'nin 16. sırasında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine kaynak teşkil eden yükseköğretim programları; İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi olarak sayılmıştır. Anılan Karar'ın 6. maddesinde, "Öğretmenler, ek çizelgede belirtilen alanlar itibarıyla bu alanların karşısında gösterilen yükseköğretim programlarından en az lisans mezunu olanlar arasından seçilir."; 7. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla, ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir." kuralları düzenlenmiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin dördüncü fıkrasında, "...Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Uyuşmazlıkta, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmak için başvuruda bulunan davacının herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin işlem ile bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işleminin 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'na dayanılarak tesis edildiği görülmektedir. Anılan Karar'ın eki Çizelge'nin 16. sırasında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine kaynak teşkil eden yükseköğretim programları; İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi olarak sayılmıştır. Ayrıca, anılan Karar'ın öğretmenlik alanlarına yapılacak atamalarda öncelik hakkını düzenleyen 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir." şeklindeki düzenlemede, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine yapılacak atamalar yönünden kaynak programlar arasında bir öncelik hakkı öngörülmediğinden, bu alana kaynak teşkil eden ve Çizelge'nin 16. sırasında sayılan tüm programlardan puan üstünlüğü esasına göre atama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından ise; 1739 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öğretmenliğin özel bir ihtisas mesleği olduğunun belirtilmesi nedeniyle, öncelikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği programından mezun olanların atanması, ihtiyacın karşılanamaması halinde İlahiyat Fakültesi mezunları arasından atama yapılması gerekirken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunları ile İlahiyat Fakültesi mezunları arasından puan üstünlüğüne göre atama yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı iddia edilmektedir. Her ne kadar; davacı tarafından, dava konusu bireysel işlemlerin dayanağı olan 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın iptali istenilmemiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı yolundaki hüküm ile idari yargı mercilerine bireysel işlemlerin yargısal denetiminde, bu işlemlerin dayanağını oluşturan ikincil nitelikteki düzenleyici işlemleri ihmal etme yetkisi tanınmıştır. Talim Terbiye Kurulunun 20.02.2014 tarih ve 9 sayılı kararı ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullara atanacak öğretmenlerin mezun oldukları yükseköğretim kurumları ve branşlara göre atanabilecekleri okullar ile atamalarına esas teşkil eden branş ve bölümler sayılmış olup, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine davacının bitirdiği Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunlarının yanı sıra İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi mezunlarının da atanabileceğine yer verilmiştir. Dava konusu düzenleme ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunlarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmalarının engellenmediği, pedagojik formasyon alınması şartıyla anılan Talim Terbiye Kurulu Kararının eki çizelgenin 16. sırasında belirtilen fakülte mezunlarının da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak atanabilmesinin sağlanmasına yönelik düzenleme yapıldığı görülmekte olup, davacının mezun olduğu bölümün, ilgili Talim Terbiye Kurulu kararının öğretmenlik alanlarına yapılacak atamalarda öncelik hakkını düzenleyen 7. maddesinin ikinci fıkrasında sınırlı olarak sayılan bölümler arasında yer almaması nedeniyle İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi mezunlarının da doğrudan davacının özel ihtisas alanına başvurabildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Talim ve Terbiye Kurulu 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Kararı'nın eki Çizelge'nin 16. maddesinde ve 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir." şeklindeki düzenlemede, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine yapılacak atamalar yönünden kaynak programlar arasında bir öncelik hakkı öngörülmediği anlaşılmış olup, bu alana kaynak teşkil eden ve Çizelge'nin 16. sırasında sayılan tüm programlardan puan üstünlüğü esasına göre yapılacağı; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunu olan ve bu alana atanmak için başvuruda bulunan davacının, herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin 19/09/2014 tarihli işlem ile bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işleminin, atama tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan düzenlemelere uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından dava konusu işlemlerde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmak için başvuruda bulunan davacının, herhangi bir kuruma yerleştirilemediğine ilişkin 19/09/2014 tarihli işlem ile bu alan için belirlenen toplam 3405 boş kadroya yapılan yerleştirme işleminin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından temyiz aşamasında yapılan...TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.