T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/227 Esas KARAR NO : 2026/227 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 22/01/2024 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin İstanbul Anadolu ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasına sunduğu ... tevzii tarihli dava dilekçesi ile özetle; Davacı il…
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/227 Esas KARAR NO : 2026/227 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 22/01/2024 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin İstanbul Anadolu ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasına sunduğu ... tevzii tarihli dava dilekçesi ile özetle; Davacı ile herhangi bir bağlantısı olmayan davalı ... aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... /... Esas sayılı dosyası ile yürütülen icra takiplerinde dava dışı ... ... Ltd. Ştd. ile karıştırılarak davacıya gönderilen İİK 89. md kapsamında davacının dava dışı ...'e ve alacaklı ... ... herhangi bir borcu olmadığı hususunun tespiti ile takibin davacı açısından durdurulmasına ve davalıların kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür. Davalı ... ... vekilinin İstanbul Anadolu ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, ayrıca davaya bakma yetkisinin icra takibinin yürütüldüğü yer ve davalı adresi esas alınarak Antalya Mahkemeleri olduğu hususu gözönüne alınarak davanın görev ve yetki itirazı doğrultusunda usulden, görev ve yetki itirazının kabul edilmemesi halinde hak düşürücü süre itirazının gözönüne alınması ve davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür. İstanbul Anadolu ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... esas ... /... sayılı kararı ile görev yönünden yapılan değerlendirmede taraflar arasındaki ihtilafın kambiyo senetlerine dayalı icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin ticaret mahkemelerine ait olduğu ve görev hususunun yargılamanın her aşamasında gerekirse resen dikkate alınması gerektiği, ayrıca yetki yönünden yapılan değerlendirmede yetkili mahkemenin icra takibinin yürütüldüğü yer olan ve davalının adresi olan Antalya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla dava dilekçesinin görev ve yetki yönünden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Antalya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu hususunun tespitine karar verdiği görülmüştür. Yetkisizlik ve görevsizlik kararı ile mahkememiz ... /... Esas sayılı dosyasına tevzi olunan dosyanın incelenmesinde; Somut olayda İstanbul Anadolu ... . Asliye Hukuk Mahkemesi ... /... E. sayılı dosyasında görevsizliğe hükmedileceği değerlendiriliyorsa dosyada öncelikle İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi, İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri tarafından yapılması gereken ve yapılacak değerlendirmede de mahkemenin yetkisiz olduğu değerlendiriliyorsa Antalya Ticaret Mahkemeleri’ne yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken bu kurala riayet edilmemesi mahkememizin dosyadaki görevli ve yetkili olduğu hususuna gölge düşürdüğü, açıklanan sebeplerle dosyanın karşı yetkisizlik ile geldiği yer olan İstanbul Anadolu ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, mahkememiz kararı istinaf, temyiz edilmeksizin kesinleşir ise olumsuz yetki uyuşmazlığı çıktığından dosyanın re'sen YARGITAY ilgili dairesine yargı yeri belirlenmesi için gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce verilen karar doğrultusunda dosya Yargıtay'a gönderilmiş, Yargıtay ... . HD'nin ... /... esas ... /... karar sayılı ilamı ile, somut olayda, olumsuz görev uyuşmazlığından bahsedilebilmesi için Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakta görevsiz olduğunu düşünüyorsa kendi yargı çevresi içindeki Asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı vermesi, o mahkemece de gerekiyorsa İstanbul Anadolu ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yönelik yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararın kesinleşmesi gerektiği nazara alındığında yargı yeri belirlenmesi için aranan "iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunması" koşulunun henüz gerçekleşmediği açıklanan sebeplerle; bu aşamada yargı yeri belirleme koşulları bulunmayan dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmek üzere mahalline iadesine, karar verilerek dosyamız mahkememiz yukarıda yazılı ... /... esas sayılı dosyasına tevzi olunduğu anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İİK 89 maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 11. H. D'nin 06.11.2023 tarih, 2023/5228 Esas, 2023/6468 2004 Karar sayılı ilamı ile"... 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına,...." karar verilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. H.D.'nin 16/02/2023 Karar tarihli 2023/181 Esas, 2023/276 Karar sayılı ilamı ile "...İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 esas, 2016/6425 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir."İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. (Dairemizin 2020/71 Esas 2020/680 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır. Bu durumda İlk derece Mahkemesince, hukuki nitelendirme mahkemeye ait olmakla İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir. " şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda, uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçluya borçlu olduğu gerekçesiyle hakkında haciz ihbarnameleri çıkarılan davacının, haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ile mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek mahkememizce karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddelerine göre dava şartı yokluğu nedeniyle mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden REDDİNE, mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-HMK'nin 331/2 madde ve fıkrası uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece takdirine, 4-Kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın İstanbul Anadolu ... . Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi ile çıkan uyuşmazlığın çözümü amacıyla, farklı Bölge Adliye Mahkemeleri çevresinde olunması nedeniyle dosyanın Yargıtay ilgili dairesine resen gönderilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede Antalya Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır