Başvurucu, uyuşturucu madde kullanımı suçu kapsamında yapılan yargılama sonucunda sürücü belgesine süresiz olarak el konulması nedeniyle hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvurucu, uyuşturucu madde kullanımı suçu kapsamında yapılan yargılama sonucunda sürücü belgesine süresiz olarak el konulması nedeniyle hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvuru, 22/11/2012 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 25/12/2012 tarihinde başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 12/2/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir Başvuru konusu olay ve olgular 15/2/2013 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, görüşünü 16/4/2013 tarihinde sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/5/2009 tarih ve E.2009/23670 sayılı iddianame ile başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak " suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Davanın görüldüğü Ankara Ağır Ceza Mahkemesi, 11/12/2009 tarih ve E.2009/307, K.2009/378 sayılı kararıyla başvurucunun uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyetine ve sürücü belgesinin daimi olarak geri alınmasına, uyuşturucu madde kullanmak suçundan ise beraatine hükmetmiştir. Kararın temyizi üzerine, hüküm, Yargıtay Ceza Dairesinin 7/12/2010 tarihli kararı ile bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 12/5/2011 tarih ve E.2011/36, K.2011/111 sayılı kararı ile, uyuşturucu madde kullanmak suçundan tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine, sürücü belgesinin ise 2918 sayılı Kanunun maddesi uyarınca daimi olarak geri alınmasına hükmedilmiştir. Karar temyiz edilmeden 23/5/2011 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu 24/9/2012 tarihli dilekçeyle sürücü belgesinin iadesi talebinde bulunmuş, Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 26/9/2012 tarih ve 2012/979 Değişik iş sayılı karar ile sürücü belgesinin daimi geri alınmasına ilişkin kararın yasal yollara müracaat edilmeksizin kesinleşmiş olması nedeniyle talebin reddine karar vermiştir. Bu karara yapılan itiraz, Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2012 tarih ve 2012/908 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu karar, başvurucuya 22/10/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 22/11/2012 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Adalet Bakanlığı 28/2/2014 tarihli yazı ile Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin başvurucu hakkındaki 12/5/2011 tarih ve E.2011/36, K.2011/111 sayılı “ehliyetin geri alınması”na dair kararının kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletildiğini belirtmiştir. UYAP sisteminde başvurucu ile ilgili olarak yapılan araştırmada Yargıtay Ceza Dairesinin 10/3/2014 tarihli kararı ile “Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 12/5/2011 tarihli ve 2011/36 esas ve 2011/111 karar sayılı hükmün 5271 sayılı CMK.’nın maddesinin fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı maddenin fıkrasının (d) bendi uyarınca sanık hakkında 2918 sayılı Kanun’un maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına,” karar verildiği tespit edilmiştir.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Hâkimveya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veyatemyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümdehukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmünYargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veyahükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesineverir. (3) Yargıtayın cezadairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmükanun yararına bozar. (4) Bozma nedenleri: a) 223 üncü maddedetanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir kararailişkin ise, kararı veren hâkimveya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucundayeniden karar verir. b) Mahkûmiyete ilişkinhükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunmahakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararıveren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükümverilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağırolamaz. c) Davanın esasınıçözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhtesonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayıgerektirmez. d) Hükümlünün cezasınınkaldırılmasını gerektiriyorsacezanın kaldırılmasına, daha hafif bircezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtayceza dairesi doğrudan hükmeder. (5) Bu maddeuyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.” 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Diğer cürümlerden mahkümiyeti halinde, mahkemece ceza süresini geçmemeküzere geçici olarak sürücü belgeleriningeri alınmasına da karar verilebilir.Geçici olarak sürücü belgesinin geri alınması hürriyetibağlayıcı ceza hükümlerinin infazından sonra yerine getirilir.”