İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 25/03/2026 YAZIM TARİHİ : 25/03/2026 Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2025 tarih ve 2024/... Esas 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili d…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1811 KARAR NO : 2026/639 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2025 NUMARASI : 2024/... Esas 2025/... Karar DAVACI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 25/03/2026 YAZIM TARİHİ : 25/03/2026 Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2025 tarih ve 2024/... Esas 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının toptan et alım-satım işi yapmakta olan kendisine ait şahıs şirketinin sahibi olduğunu, yapmış olduğu ticari faaliyet kapsamında ... ... isimli kişiye ... Bankası Kırşehir şubesine ait ... çek numaralı 16/02/2018 keşide tarihli, 110.500,00.TL bedelli çeki verdiğini, ... ... 'nın da almış olduğu çeki cirolayarak davalıya verdiğini, davacı ile davalının kendi aralarında anlaşma yaptığı, tarafların anlaşması sonrası davacı tarafından çeklerin tarihi gelmeden önce iki adet taşınmaz ve 1 adet kamyon davalının isteği üzerine davalının babası olan ...'a devredildiğini, davalı devirler sonrasında çeklerin üzerinde değil Adana'da olduğunu söyleyerek mal almaya geldiğinde çekleri davacıya vereceğini beyan ettiğini, davalı ile uzun yıllardır ticaret yapan davacının davalıya güvenerek elinden yazı almadığını, sonrasında davaya konu çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksız kaşesi vurulduğunu, davacının bedelini ödediği halde kendisine iade edilmeyen çek ile hakkında icra takibi yapılmasının muhtemel olduğu, bu nedenle çek ile ilgili davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak başkasına devrettiği taşınmazları ve aracı davalıya olan borcuna mahsup etmeye çalıştığını, davaya konu çek hakkında Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile 02/03/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığını, dava konusu çekin icra takibine konu edilmesi ve karşılıksız çek düzenlemek suçundan kurtulabilmesi için eldeki haksız ve hukuka aykırı davayı ikame ettiğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2025 tarih ve 2024/... Esas 2025/... Karar sayılı kararı ile; davacı tarafın bu iddiasını ispat yarar yazılı bir belgenin dosyaya ibraz edilmediğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/... Karar sayılı ilamı kapsamında yargılamaya devam edilerek davacı tarafa yemin hakkı hatırlatıldığını, yemin delilile dayanmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; Davalının usule aykırı olan ve lehine delil olamayacak ticari defterlerinin yazılı delil olduğunu,müvekkilinin ticari defterlerinden de açıkça anlaşıldığı üzere davalıya yapılan ödemeler banka dekontları ile belgeli olduğunu, davalı tarafından ise davacıya yapılmış bir ödeme bulunmadığını, davalının ticari defterlerinden de bu durum bilirkişi raporu ile açıkça anlaşılmakta olduğunu, davalının talebi üzerine davacının babasına teminat amacı ile devredilen taşınmazların gerçek bedelleri son derece yüksek olduğunu, davalının talebi üzerine düşük bedel ile satış gösterildiğini, ne davalının ticari defter ve kayıtlarında ne de babasının ticari defter ve kayıtlarında bu devirlere ilişkin bedel ödemesi görülmediğini, davacı müvekkili ...'un "durup dururken davalının babasına taşınmaz-taşınır devretmesi" hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Bilirkişi raporunda sonuç olarak davacı ...'un davalıya borcunun bulunmadığı tespit edildiğini, davacı ...'un davalıya borcu bulunmadığı gibi davalının anlaşmaya uymaması nedeni ile oldukça yüksek miktarlarda alacağı olduğunu, en azından devredilen taşınmazların müvekkile iadesi gerektiğini, davalı aradan geçen süreçte birbiri ardına satış yaparak taşınmazları devrettiği için tapu iptali davası açmanın hukuken faydası kalmadığını, davalıya devredilen taşınır-taşınmazların devir tarihleri ile davalı elinde bulunan çeklerin ödeme tarihleri birbirine uyumlu olduğunu, davacı müvekkilin kendi mal varlığını sebepsiz yere devretmesinin akla mantığa uygun olmadığını, mahkemenin eksik inceleme yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişki somut olarak ortada olduğunu, bu nedenlerle; mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLER : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas 2025/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, takibe konu bir adet çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizin 16.07.2024 tarih 2021/... Karar sayılı kaldırma ilamı gereği ilk derece mahkemesince yeniden yargılama yapılmıştır. Davaya konu bir adet çekin davacı tarafından düzenlendiği ve davalının çekin yetkili hamili olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmayıp, uyuşmazlık çek bedelinden dolayı davacının davalıya bir borcu bulunup bulunmadığı, davacı tarafından dava dışı kişiye yapılan taşınmazlar ve araç devir işleminin borcu sona erip ermediği noktasında toplanmaktadır. Çeke dayalı açılan menfi tespit davasında ispat yükü, TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddesince borçlu olmadığını iddia eden davacıdadır. Davacı yan, davalı ile bir araya gelerek sözlü anlaşmaya varıldığını, davacının borçlarına karşılık iki adet taşınmazını ve bir adet aracını davalının babası ...’a borçlarına mahsuben devir ve teslim ettiğini ancak davalı tarafından çekin iade edilmediğini ve icra takibine konu edildiğini iddia etmiş, davalı taraf ise yapılan devirlerin babası ile davacı taraf arasındaki alacak borç ilişkisine istinaden devredilmiş olduğunu, babası ile ayrı ticaret yaptıklarını savunmuştur. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı taraf dava konusu çek bedelini taşınmaz ve araç devri ile ödediğini belirterek ödeme iddiasında bulunduğundan bu iddiasını yazılı delille ispatlamak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre taşınmazlar ve aracın dava dışı ... isimli kişiye devredildiği görüldüğünden davacı tarafın davalı ile olan kambiyo ilişkisi kapsamında taşınmaz ve aracı dava dışı kişiye devrettiğini ispatlaması gerektiği, ancak dosya kapsamı itibariyle davacı tarafın bu iddiasını ispat yarar yazılı bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, Dairemizin kaldırma ilamı gereğince mahkemece davacı tarafa yemin hakknın hatırlatıldığı ancak davacı tarafça yemin deliline dayanmadıkları yönünde beyanda bulunulması sebebiyle mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2025 tarih ve 2024/... Esas 2025/... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/03/2026 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır