15. Hukuk Dairesi 2016/2946 E. , 2018/535 K. "" .... Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki temlik alan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, davacı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi ... arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dava açıldıktan sonra 20.05.2013 tarih…
**15. Hukuk Dairesi 2016/2946 E. , 2018/535 K.** **"İçtihat Metni"** .... Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki temlik alan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, davacı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi ... arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dava açıldıktan sonra 20.05.2013 tarihli temlikname ile davayı açan yüklenici şirket dava konusu alacağı işleyebilecek faizleri ve tüm fer’ileri ile birlikte ...’na temlik etmiş, temlik alan ... vekili 18.07.2013 tarihli celsede temliknameyi mahkemeye ibraz ederek alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı iş sahibi vekili, esas yönünden davanın reddini istemiş, sözleşmenin 11.5. maddesinde yüklenicinin her türlü hakediş ve alacaklarını idarenin yazılı izni olmaksızın başkalarına temlik edemeyeceği, temliknamelerin noter tarafından düzenlenmesi ve idarece istenilen kayıt ve şartları taşıması gerektiği şeklinde düzenleme mevcut olup, temlik işlemi geçerli olmadığından kabul etmediklerini savunmuştur. Mahkemece yüklenici ile davalı arasında düzenlenen sözleşmede temlik yasağı bulunduğu, temlik işleminin davalının muvafakati ile yapıldığına dair bir delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar, temlik alan davacı vekilince temyiz edilmiştir. Alacağın devri (temliki) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup 183. maddenin birinci fıkrasında kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceği kabul edilmiş, devam eden maddelerde devir sözleşmesinin geçerlilik şekli, yasal veya yargısal devir ve etkisi ile devrin hükümleri düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre kural olarak sözleşmede temlik yasağı bulunması ya da borçlunun rızasına bağlanmış olup borçlunun rızasının bulunmaması halinde alacağın temliki borçluya karşı ileri sürülemez. .....