12. Ceza Dairesi 2025/1365 E. , 2026/91 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/620 E., 2024/752 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşü…
12. Ceza Dairesi 2025/1365 E. , 2026/91 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/620 E., 2024/752 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62,53/1-2-3 ve 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2024 tarihli kararıyla bozulmasına karar verilmiş, bozma ilâmı sonrası mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2, 53/6. maddeleri uyarınca 27.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; cezanın alt sınırdan uzaklaşılması yerinde olmadığını, maktulün de kusurlu olduğunu, sanığın tam kusurlu olmaması, yaşı, sosyal ve ekonomik durumları göz önünde alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29.07.2015 günü saat 21.10 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal dışı, 90 km/s hız sınırının bulunduğu, aydınlatmanın mevcut olmadığı, iki yönlü, 7 metre genişliğindeki, düz ve eğimsiz yolda seyir halindeyken, istikametine göre sağ banket içerisinde yürümekte olan yaya ...'a çarpması neticesinde yaya ...'ın öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim edilen 20.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ile Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 30.03.2016 tarihli raporda; ölen yayanın kural gereği her iki tarafında banket bulunan ve kullanılabilir durumda olan yollarda kendi gidiş yönüne göre sol bankette yürümesi gerekirken bunu yapmayıp, sırtı gelen araç trafiğine dönük olarak can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde sağ banket üzerinde yürümesi nedeniyle tali kusurlu olduğu, sanığın ise sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti yerleşim yeri dışında aydınlatması olmayan yerde seyir halinde iken olay yerine geldiğinde yola gereken dikkatini vermemesi, şerit izleme kurallarına riayet etmemesi ve mahal şartlarında far ışığı altındaki görüşüne uygun şekilde seyretmeyip yol içerisinde tutma becerisi göstermemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece sanığın üzerine atılı bulunan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olan TCK'nın 52/3-4 maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. Maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün beşinci paragrafına “TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; ibaresinin eklenmesi, hükmün altıncı paragrafına "TCK'nın 52/4. maddesi"; ibaresini eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.