Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu tarafından gönderilmek istenen mektuba el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu tarafından gönderilmek istenen mektuba el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan başvurucu, H.A. isimli bir arkadaşına 28/3/2014 tarihinde mektup göndermek istemiştir. Söz konusu mektup Ceza İnfaz Kurumu Mektup ve Yayın Okuma Komisyonu tarafından sakıncalı bulunmuştur. Bu doğrultuda Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 31/3/2014 tarihli kararıyla mektubun gönderilmemesine karar verilmiştir. Söz konusu mektupta yer alan bazı kısımlar şöyledir:".. Türk Devlet Geleneğinin aynı zamanda katliam ve soykırım geleneği olduğu .. direnen, kendi dilini kültürünü yaşatmaya çalışan Kürtler günümüze kadar kıyıma uğratılmaya devam edilmiştir. .. En son .. Lice'de halkın üzerine ateş açılmış ve dört yurtsever katledilmiştir. .. Bütün vicdan sahibi insanlara, devrimci, demokrat, aydın kişilere; kadın, öğrenci ve gençlik hareketlerine düşen görev de bu katliamcı devlet geleneğini ve bu zihniyetteki kişileri toplum nezdinde teşhir etmek ve bu zihniyete karşı daha çok mücadele etmek olmalıdır. Bu mücadelenin başarıya ulaşması, sonuç alması için de bütün eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik kesimlerin güç birliği oluşturarak mücadele etmesi elzemdir. .." Disiplin Kurulunun 30/10/2013 tarihli kararı şöyledir:"Yapılan inceleme neticesinde.. Önder AKBULUT'un .. göndermek istediği arkalı önlü yazılmış olan 1 sayfalık mektupta hakaret ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan ifadeler nedeniyle sakıncalı görülerek Ceza İnfaz Kurumumuz Disiplin Kurulu tarafındaıı mektubun Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Guvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 4'üncü maddesinin 2'inci bendinde "Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kuralları saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylastırmaktır.'' gereğince Ceza İnfaz Kurumumuz Disiplin Kurulu tarafından mektubun Ceza İnfaz Kurumlarının Yönelimi ile Ceza ve Guvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün maddesine göre İMHA edilmesine karar verilmis olup, kararın hükümlüye tebliğine .. oy birliği ile karar verildi." Başvurucu bu karara karşı (kapatılan) Sincan İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) itirazda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 25/4/2014 tarihli ve E.2014/2155, K.2014/2255 sayılı kararla başvurucunun itirazını reddetmiştir. Ret gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:".. Hükümlü dilekçesi ve Ceza İnfaz Kurumundan gelen belgeler birlikte değerlendirildiğinde hükümlü hakkında yapılan uygulamanın ceza infaz kurumu kurallarına uygun olduğu, mevzuata aykırı bir uygulamanın veya hukuka aykırılığın söz konusu olmadığı anlaşılmakla yerinde olmayan şikâyetinreddine karar vermek gerekmiştir." Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen (kapatılan) Sincan Ağır Ceza Mahkemesi 13/5/2014 tarihli ve 2014/1501 Değişik İş sayılı kararıyla İnfaz Hâkimliğinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından itirazın reddine hükmetmiştir. Nihai karar 22/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 20/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara ceza infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından yapılan müdahalelere dayanak oluşturan mevzuata (Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20) yer vermiştir.