T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1104 - 2026/611 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1104 KARAR NO : 2026/611 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.05.2024 NUMARASI : 2022/147Esas 2024/338 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1104 - 2026/611 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1104 KARAR NO : 2026/611 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.05.2024 NUMARASI : 2022/147Esas 2024/338 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 28.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili, 22.10.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, sağ kolunu eskisi gibi kullanamadığını, davacının imam olarak çalıştığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, davadan önce davalı sigorta şirketine 28.12.2016 tarihinde tebliğ edilen başvuruya rağmen davalının ödeme yapmadığını ve davalının 13.01.2017 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 1,00 TL geçici iş göremezlik, 9.999,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 30.110,61 TL olarak artırmıştır. Asıl davada davalı vekili, davacının davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesi gereğince usûlüne uygun olarak başvurusu bulunmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davacının maluliyeti ile kaza arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maluliyetinin tespiti için dosyanın Adli Tıp 3.İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili, 22.10.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketi aleyhine sürekli ve iş göremezlik tazminatı talepli açtıkları Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/147E.sayılı dosyasında taleplerini 30.110,61TL olarak artırdıklarını, bahse konu dosyada alınan 14.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarının artırdıkları talepten fazla olduğunun tespit edildiğini, bu hususta davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun da sonuçsuz kaldığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 120.000,00TL bakiye maddi tazminatının temerrüt tarihi olan 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 207.763,13 TL olarak artırmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 03.02.2022 tarih, 2019/2484E.-2022/177K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Kahramankazan Müftülüğü'nden geçici iş göremezlik süresi içerisinde davacı ile aynı unvan ve görevde bulunanlara yapılan ek ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin temin edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre, davacının sürekli iş göremezlik zararı tazminatının rapor tarihi itibariyle 237.873,80 TL olduğunun tespit edildiği, birleşen dosyada açılan davanın ek dava niteliğinde olduğu, ek davanın kısmi ıslah yapılmasına ilişkin hükümlere yönelik olarak düzenlendiği, kısmi ıslah ile açılmayan ve ek dava olarak açılan davalarda herhangi bir nedenle asıl davada talep edilmeyen veya daha önce ıslah hakkı kullanılması nedeniyle talep edilemeyen miktarın ödenmesinin talep edilebileceği, kaldırma kararı sonrasında aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile davacının daha fazla zararının bulunduğu belirlenmiş ise de, ek davada istenilebilecek tutarın asıl davada kısmi ıslah ile talep edilebilecek iken istenilemeyen tutar kadar olacağı belirtilerek asıl davanın kabulü ile 1,00 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı ile 30.110,61-TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının temerrüt tarihi olan 13.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/586E. sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 1,00 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı ile 9.587,57-TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının temerrüt tarihi olan 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Birleşen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece kaldırma kararından önce alınan 19.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, kaldırma kararında bahse konu raporda TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasının hatalı olduğu belirtilmesine rağmen bahse konu rapora göre hüküm tesis edildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da karar tarihine en yakın zamanda aldırılan hesap raporunun hükme esas alınması gerektiğinin belirtildiğini, asıl davada alacak ıslah edildiğinden birleşen davanın açıldığını, davacı lehine hükmedilen faiz türünün de avans faiz olması gerekirken yanlış belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece verilen ilk karara karşı davacı vekili tarafından hesaplama yöntemine ilişkin olarak bir istinaf başvurusunda bulunmadığından kaldırma sonrası yeniden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, mahkemece usûli kazanılmış haklar korunarak karar verilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının imam olarak çalıştığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açtığı davada yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 30.110,61 TL olarak artırdığı, birleşen davada da, HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 120.000,00TL bakiye maddi tazminatının temerrüt tarihi olan 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 207.763,13 TL olarak artırmış, mahkemece asıl davanın kabulü ile 1,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 30.110,61-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 13.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/586 esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 1,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 9.587,57-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hükme karşı birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Mahkemece 21.05.2019 tarihli ilk karar ile geçici iş göremezlik tazminatına yönelik davanın reddine, sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik davanın kabulü ile 30.110,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın davacı ve davalı yararına kaldırıldığı anlaşılmakla davalı lehine usûli kazanılmış hak oluşmayacağından mahkemece kaldırma kararından sonra karar tarihine en yakın verilere göre hesaplama yapılan aktüer raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. 2-6100 sayılı HMK'nın Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) (Değişik:22.7.2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır." düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu düzenlenmiş, Buna göre tarafların, yargılama usûlüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hâlinde, davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması hâlinde, davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması veya ek dava açması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107'nci maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176 ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Islah, taraf usûl işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir. Somut olayda, davacı vekili asıl davada HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 1,00 TL geçici iş göremezlik, 9.999,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 30.110,61 TL olarak artırarak 1 kez talep artırım hakkını kullanmış, birleşen davayı da HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 120.000,00TL bakiye maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporunda hüküm tarihine en yakın verilere göre yapılan hesaplama sonucunda davacı için 237.873,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatı belirlenmiş olup belirsiz alacak davası olarak açtığı davada talep artırım ve ıslah yada ek dava hakkını kullandığından, bir kez daha ıslah ya da talep artırım hakkı bulunmadığı ancak mahkemece verilen ilk karara karşı davacı vekilinin de tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusu olması nedeniyle hüküm tarihine en yakın verilere göre hesaplanan tazminat miktarına göre davacının talep artırım ve ek davadaki ilk talebi ile bağlı kalınarak mahkemece birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 120.000,00TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. Maddesi gereğince esastan reddine, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kesinleşen yönler ve istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; A-)1-Mahkemenin 2022/147E.sayılı dosyasında, 1) Davanın KABULÜ ile 1,00 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı ile 30.110,61-TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının temerrüt tarihi olan 13.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek YASAL FAİZİ ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.056,92 TL harçtan, dava açılışında alınan 34,16 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 68,70 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 102,86 TL harcın düşülmesi ile kalan 1.954,06 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 34,16 TL peşin harç, 68,70 TL ıslah harcı, 271,90 TL tebligat gideri, 157,80 TL posta gideri, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 300,00 TL adli tıp gideri olmak üzere toplam 1.663,96 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, (B) Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/586 esas sayılı dosyasında, 1) Davanın KISMEN KABULÜ ile 120.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik zararı tazminatının temerrüt tarihi olan 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8,197,20 TL harçtan, dava açılışında alınan 409,86 TL peşin harç ve talep artırım nedeniyle alınan 430,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 839,86 TL harcın düşülmesi ile eksik alınan 7,357,34TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin 3.080,43TL'sinin davalıdan, 1,87 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 4) Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 91,75 TL tebligat ücreti, 3.750,00 TL bilirkişi ücreti, 26,75 TL posta gideri, toplamı 4.138,35 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.983,72TL ile 655,00 TL harç toplamı 4.638,72TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5)Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6)Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7)Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak İADESİNE, III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.711,92 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 941,83 TL'nin mahsubu ile kalan 1.770,09 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 65,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.169,40 TL istinaf başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Kararın usûlüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.