1. Ceza Dairesi 2026/546 E. , 2026/2289 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/5214 Değişik İş SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Talepname'de şüpheli olarak isimleri zikredilen ... ve ... hakkında k…
1. Ceza Dairesi 2026/546 E. , 2026/2289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/5214 Değişik İş SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Talepname'de şüpheli olarak isimleri zikredilen ... ve ... hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.05.2024 tarihli ve 2024/58378 Soruşturma, 2024/38927 Esas, 2024/29839 İddianame numaralı evrakı ile açılan kamu davasının, İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2024/496 Esas sayılı sırasına kayden derdest olduğu belirlenmekle, talepnamenin bu şahıslar dışında kimliği meçhul diğer iki şüpheli hakkında düzenlendiği tespit edilerek inceleme yapılmıştır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.05.2024 tarihli ve 2024/114426 Soruşturma, 2024/69233 Karar numaralı evrakı ile şikâyetçilere yönelik kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 09.01.2025 tarihli ve 2024/5214 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin olmakla 09.01.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 2025/12960 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/483 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/483 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamında, müştekiler vekilinin 02.04.2024 şikayet dilekçesinde özetle, 27.01.2024 tarihinde meydana gelen darp ve mala zarar verme olayı nedeniyle haklarında iddianame düzenlenen şüpheliler ... ve ... dışında kimliği tespit edilemeyen 3 kişinin daha suçlara iştirak ettiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/58378 soruşturma sayılı dosyasında şüpheliler hakkında soruşturma yürütüldüğünden mükerrer soruşturma yürütülemeyeceğinden bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.05.2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, şüpheliler ... ve ... haklarında soruşturma yürütülen ve 21.05.2024 tarihinde iddianame düzenlenen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/58378 soruşturma sayılı dosyasında 14.02.2024 CD İzleme Tutanağında şüpheliler dışında başkaca eylemlere iştirak eden kişi tespiti yapılmamasına rağmen, şüpheliler ... ve ...'ın yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/496 esas sayılı dosyasında alınan 02.12.2024 tarihli bilirkişi raporu ile 'şüpheli -1 ve şüpheli-2 olarak tariflenen kişilerinde müştekilere vurduğu' ortaya konulduğundan, kimliği belirsiz bu şahıslarında kimlik bilgilerinin tespit edilip, şüpheli olarak savunmalarının alınarak sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." Kamu davasını açma görevi başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başlıklı 172/1. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir." ve Cumhuriyet savcısının kararına itiraz başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümlerinde yer alan; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. " şeklindeki düzenlemeler uyarınca Cumhuriyet savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikâyet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm kanunî yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşıldığında iddianame düzenleyerek kamu davası açılması, aksi hâlde ise 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyasının değerlendirilmesinde; Cumhuriyet Başsavcılığınca ... ve ... yönünden mükerrer soruşturma olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara itirazın da merci tarafından reddedildiği anlaşılmıştır. Oysa, dosya kapsamında şikâyetçiler vekili tarafından ibraz edilen kamera görüntülerine ilişkin bilirkişi raporunda Murat ve Ulaş dışında kimliği belirlenemeyen diğer iki şahsın da şikâyetçilere yönelik eylemde bulundukları, bu kişilerin kimliklerinin belirlenerek kamu davası açılması gerektiği hâlde kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kimliği meçhul şahıslar yönünden İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 09.01.2025 tarihli ve 2024/5214 Değişik İş Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.