2. Hukuk Dairesi 2023/9360 E. , 2024/3362 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1346 E., 2023/1147 K. KARAR : Bozma ilamına uyularak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının zina davası yönünden bozulmasına, bozma sebebine gö…
**2. Hukuk Dairesi 2023/9360 E. , 2024/3362 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1346 E., 2023/1147 K. KARAR : Bozma ilamına uyularak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının zina davası yönünden bozulmasına, bozma sebebine göre diğer istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kadının zina davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve kadın yararına tazminatlara karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin müvekkilini rencide ettiğini, psikolojik baskı uyguladığını, eş ve babalık görevlerini yerine getirmediğini, mesafeli ve sık olmayan cinsel birliktelik kurduğunu, aile sorumluluklarını yerine getirmediğini, sürekli iş seyahatlerine gittiğini, Türkiye'ye döndüğünde haber vermediğini, müvekkili durumu sorduğunda "sen bana hesap soramazsın şeklinde cevaplar verdiğini" evin ve çocukların maddî ve manevî tüm sorumluğunun müvekkili üzerine bırakıldığını, erkeğin öfke kontrolü olmadığını, küfür ve hakaretler ettiğini, müvekkiline omuz atmak ve sert davranma şeklinde tavırlar sergilediğini, müvekkilinin annesini evden kovduğunu, sürekli ağabeyinin borçlarını üstlendiğini, müvekkilini sürekli ayrılıkla tehdit ettiğini, birden fazla kez de evden ayrıldığını, dava tarihinden 7 ay önce evi terk ettiğini, bu nedenle tarafların ayrı yaşadığını, sonrasında çocukları ile de iletişim kurmadığını iddia ederek, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin annelerine verilmesini, ortak çocuklar için aylık 3.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, nafakanın yıllık %10 oranında arttırılmasına, müvekkili yararına 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.