1. Hukuk Dairesi 2023/3931 E. , 2024/4962 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/290 E., 2023/758 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul / Kabul - Karar Kaldırılarak Dava Kısmen Kabul - Kısmen Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/172 E., 2022/448 K. Taraflar arasındaki muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemli davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Ka
**1. Hukuk Dairesi 2023/3931 E. , 2024/4962 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/290 E., 2023/758 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul / Kabul - Karar Kaldırılarak Dava Kısmen Kabul - Kısmen Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/172 E., 2022/448 K. Taraflar arasındaki muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemli davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının muris ...'nın tek mirasçısı olduğunu, murisin 12.02.2020 tarihinde öldüğünü, dava konusu taşınmazlardan Giresun ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 734 ada 16 parsel sayılı taşınmaz ve üzerinde bulunan evin muris tarafından sırf mirasın davacıya kalmaması amacı ile kardeşi ...'in oğlu (yeğeni) davalı ...'ya muvazaalı olarak satış adı altında devredildiğini, murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi muvazaalı devir işleminden sonra da ölünceye kadar bu konutta yaşamaya devam ettiğini, ayrıca murisin Giresun ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 1325 ada 82 parsel sayılı taşınmazını sırf mirasın davacıya kalmaması amacı ile kardeşi ...'e, ...'in de tapunun iptal edilip eski malike geri çevrilmemesi amacı ile muvazaalı olarak derhal kızı davalı ... ...'a muvazaalı olarak devrettiğini, tek mirasçı olan davacıya muristen hiçbir şey kalmadığını ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının müvekkilinin payı oranında iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin davacıyı evlat edindiğini, ancak davacı tarafın muris ile hiçbir şekilde ilgilenmediğini, murisin geçimine yetecek kadar bir gelirinin olmadığını, bu nedenle 734 ada 16 parsel sayılı taşınmazı müvekkiline sattığını, yapılan satış işleminin gerçek bir satış olduğunu, davacı tarafın evlatlık ilişkisi kurulduğu tarihten bu yana murisi arayıp sormadığı gibi muris ölene kadar rahim kanser tedavisi görmüş olmasına rağmen davacının bu süreçte dahi yanında olmadığını ve ilgilenmediğini, bu hususun murisin Giresun Aile Mahkemesine açmış olduğu 2019/188 Esas sayılı dava dosyasındaki dilekçesinden anlaşıldığını, bu nedenle murisin dava konusu 1325 ada 82 parselde kayıtlı olan hisselerini ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında müvekkilinin babası olan ... ...'ya devrettiğini, tedavi sürecinde murisin tedavisi, ameliyat ödemeleri, bakımı, hastaneye götürüp getirilmesi, evinde özel bakımı ihtiyaçlarının karşılanması gibi bakım ve gözetimini müvekkili Köksal ile müvekkilinin babası ...'in yerine getirdiğini, bu nedenle davacının muvazaa iddiasının doğru olmadığını, davalı ...'nin, babası ...'in üzerine olan 1325 ada 82 parsel numaralı taşınmazı babasından satın aldığını, satışı yapılan taşınmaz hissesinin içerisinde babası ...'in mirasçılarından gelen hak ve hisselerin de mevcut olduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlik alınan taşınmaz hisselerinin mal kaçırma amacı taşımadığının buradan anlaşılabildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2020/172 Esas, 2022/448 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 734 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tamamının davalı ...’ya, diğer taşınmaz olan 1325 ada 82 parsel sayılı taşınmazın ise dava dışı olan ... ...‘ya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devredildiği, ... tarafından da taşınmazın davalı ... ...’a devredildiği, muvazaa iddiasına dayalı davalarda murisin kastının açık bir şekilde saptanmasının gerektiği, bu kapsamda HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddesi gereğince herkesin iddiasını ispatla mükellef olduğu, bu kapsamda davacının, murisin mal kaçırma kastıyla hareket ederek dava konusu taşınmazları davalıya devrettiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, dinlenen tanık anlatımlarından murisin bakıma muhtaç olduğu, dava konusu taşınmazları davacıdan mal kaçırmak amacı ile devretmediği kanaatine varıldığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle muris muvazaası davasının reddine, davacının saklı payına tecavüz bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu iptalini gerektirecek tüm delillerin dosyada mevcut olduğunu ve toplanan deliller ışığında davanın tapu iptali ve tescil yönünden kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin murisin tek mirasçısı olduğunu, murisin üzerine kayıtlı tüm malvarlığını değişik hukuki işlemler adı altında davalılara kaçırdığını, müvekkilini miras hakkından mahrum etme amaç ve gayesi olduğunu, öncelikle tapu iptali ve tescil yönünden karar verilmesi gerekirken tenkis yönünden hesaplama yapılarak kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, murisin bakıma muhtaç olması nedeniyle devirlerin yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, murisin bakımının müvekkili ve müvekkilinin ailesi tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin İstanbul'da çalıştığını ve yaşadığını, sürekli Giresun iline gelerek murisin bakımıyla ilgilendiğini, ancak murisin son zamanlarında, akrabalarınca yapılan telkin ve baskılardan dolayı muris tarafından önce mahkeme yoluyla evlatlıktan çıkarılma işleminin denendiğini bu yöntemin başarılı olmaması üzerine işbu dava konusu kazandırmaların gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle öncelikle tapu iptali ve tescil kararı verilmesi, aksi halde tenkis yönünden hüküm kurulması gerektiğini, ayrıca tenkis bedelinin eksik hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ivazlı akitlerden olduğundan tenkis hükümlerinin uygulanamayacağını, davacının muvazaa iddiasını ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayandırdığını, ancak davacı tarafın evlatlık ilişkisi kurulduğu tarihten beri murisi arayıp sormadığı gibi muris ölene kadar rahim kanseri tedavisi görmüş olmasına rağmen bu süreçte dahi murisin yanında olmadığını ve ilgilenmediğini, bu hususun davacının kendi beyanından ve tanık beyanlarından anlaşıldığını, bu nedenle murisin dava konusu 1325 ada 82 parselde kayıtlı olan hisselerini ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında müvekkilinin babası olan ... ...'ya devrettiğini, tedavi sürecinde murisin tedavisi, ameliyat ödemeleri, bakımı, hastaneye götürüp getirilmesi, evinde özel bakım ihtiyaçlarının karşılanması gibi bakım ve gözetiminin müvekkili Köksal ile müvekkilinin babası ...'in yerine getirdiğini, bu nedenle davacının muvazaa iddiasının doğru olmadığını, davalı ...'nin, babası ...'in üzerine olan 1325 ada 82 parsel numaralı taşınmazı babasından satın aldığını, satışı yapılan taşınmaz hissesinin içerisinde babası ...'in mirasçılarından gelen hak ve hisselerin de mevcut olduğunu, murisin toplanan hastane evraklarından kanser hastası olduğu, dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarından bakıma muhtaç olduğu ve taşınmazın devredildiği bakım borçlusu ... tarafından ölünceye kadar bakıldığının anlaşılacağını, taşınmaz devrinin mal kaçırma amacıyla yapılmadığını, ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ivazlı akitlerden olup bu tür temliklerde tenkis hükümlerinin de uygulanamayacağı açıkken Mahkemenin davacının 1325 ada 82 parsel numaralı taşınmaz yönünden tenkis talebini kabul ederek verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca tenkis hesabı yapılırken hazırlanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bu rapora yaptıkları itirazlar değerlendirilmeksizin usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2023/290 Esas, 2023/758 Karar sayılı kararıyla; murisin 2000 yılında davacıyı evlat edindiği, 2013 yılından itibaren de kanser hastası olduğu, yaşından dolayı bu tarih öncesinde de sağlık sorunları yaşadığının dosyadaki hastane raporlarından anlaşıldığı, murisin son zamanlarda yatalak duruma düştüğü, murise kardeşi olan dava dışı ..., eşi ... ... ve oğulları davalı ...'nın baktığı, davacının, bu zorlu dönemlerinde murise maddi-manevi yardımcı olmadığı, murisin geçimine yetecek kadar bir gelirinin olmadığı, davalı ...'ın 734 ada 16 parsel sayılı taşınmazı alabilecek maddi gücünün olduğunun araştırma tutanağından ve tanık ifadelerinden anlaşıldığı, bunun sonucunda davalı ...'a yapılan satışın gerçek bir satış olduğu, davacı tanıklarının bu satışın karşısında para alınıp/alınmadığını bilmedikleri, davacının da yemin deliline başvurmadığı ancak davalı tanıklarının bu taşınmazın para karşılığında satıldığını bildikleri, davalı tanığı ...'in bizzat muristen bu satıştan para aldığını duyduğu şeklindeki beyanları, ayrıca dava konusu 734 ada 16 parselin 159.69 m² olduğu ve satış tarihi olan 05.05.2011 itibariyle dava konusu 1325 ada 82 parselin (7.615,50 m²) murisin bünyesinde olduğu, muvazaa kastı olsaydı yüzölçümü kat ve kat fazla olan diğer taşınmazını da geçirebileceği, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde murisin sürekli bir gelirinin olmadığı, sağlık sorunları sebebiyle paraya ihtiyacı olduğu gözetilerek ivazlı şekilde yapılan bu devrin muvazaa ile yapıldığının davacı tarafça ispatlanmadığı, bu satışın gerçek bir satış olduğu kanaatine varıldığı, sağlararası kazandırmaların tenkise tabi olması için kanunda yazılan şekillerden biriyle gerçekleşmesi gerektiği, 734 ada 16 parsel açısından gerçek bir satışın söz konusu olduğu, bu satış karşılığında alınan ivazın tenkise tabi tutulmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin 734 ada 16 parsel açısından muvazaa olmadığı yönündeki kararı yerinde olmakla birlikte tenkis talebi hakkında talebin reddine karar verilmesi gerekirken, devrin tenkise tabi tutularak tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; 1325 ada 82 parsel yönünden ise murisin sözleşmenin yapıldığı tarihte 75 yaşında olduğu, 2020 yılında da öldüğü, sözleşmenin yapıldığı tarihte tek mirasçı olan davacı ... ile murisin aralarının bozuk olduğu, şöyle ki murisin 02.05.2017 tarihinde dava açarak davacı ...'ın evlatlığından düşürülmesini talep ettiği, Mahkemenin ise görevsizlik kararı verdiği, bundan ayrı olarak murisin 26.03.2019 tarihinde yine davacıyı evlatlıktan çıkarmak amacıyla dava açtığı, Giresun Aile Mahkemesinin 2019/188 Esas, 2019/656 Karar numaralı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek 20.02.2020 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, yine dava konusu edilen bu taşınmazın 2015 yılındaki vasiyetnameye de konu edildiğinin anlaşıldığı, murisin açtığı ilk davadan hemen sonra (3 gün sonra) evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası devam ederken kendisinin de sağlık durumu günden güne kötüleştiği için ölümünden sonra terekesi Gökhan'a geçeceğinden 05.05.2017 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaparak tek malvarlığı olan arazisini elinden çıkardığı, kaldı ki ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile taşınmazı elde eden davadışı ... ...'nın yaklaşık 2 ay gibi kısa bir sürede (12.07.2017) 1325 ada 82 parsel sayılı taşınmazı kızı olan ve bu durumları bilebilecek durumdaki davalı ...'ye satmasının da murisin bu muvazaalı işlemi gizlemeye çalıştığını gösterdiği, dolayısıyla her ne kadar murise bakım/gözetim sağlanmışsa da bu sözleşmenin aslında bakıp gözetilme koşulu ağırlıklı değil, mirasçıdan mal kaçırmak düşüncesi ile yapıldığı, muvazaa ile illetli olduğunun açık olduğu, ayrıca murisin 02.05.2017 tarihinden itibaren davacının evlatlıktan çıkarılması yönünde ölümüne kadar (12.02.2020) kararlılıkta olduğunun görüldüğü, tüm bu işlemler ve oluş tarihleri nazara alındığında murisin tüm mal varlığını davadışı ... ...'ya aktarma kararlılığında olduğu, bunun tespit edilmemesi için davadışı ...'in taşınmazı kızı olan davalı ...'ye devrettiği, bunun aslında ölünceye kadar bakımın amaçlanmadığını, mirasçıdan mal kaçırma amacı güdüldüğünü gösterdiği, ayrıca ilk işlem olan satış ve ikinci işlem olan ölünceye kadar bakma sözleşmesi arasında 6 sene gibi uzun bir sürenin olması karşısında ilk işlemin yapıldığı tarihte murisin taşınmazları elden çıkarma kastı olsaydı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devrettiği taşınmazı da devredebileceği, bu işlem için 6 sene gibi zaman aralığı bırakmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, o halde, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlik edilen taşınmaz yönünden muvazaa iddiasının gerçekleştiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceğinden İlk Derece Mahkemesi'nin muvazaayı reddedip, tenkis talebini kabul etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldı ki muvazaa iddiası ispatlanamamış olsaydı dahi Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ivazlı olduğu kanısına varılırsa tenkis talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, davacının istinaf talebinin bu yönüyle kabulüne karar verilmesi gerektiği, bu itibarla davanın kısmen kabulüne/reddine karar verilmesi gerekirken tümüyle kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle her iki taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle dava konusu 734 ada 16 parsele ilişkin muris muvazaası ve tenkis davasının reddine, 1325 ada 82 parsele ilişkin olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada her iki parsel yönünden de tapu iptali ve tescil yönünde karar verilmesi gerekirken tek bir parsel yönünden kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, murisin her iki işlemde de amacının tek mirasçısını miras hakkından mahrum bırakmak olduğunu, Mahkemece gerekçe olarak murinin bakıma muhtaç olması nedeniyle iş bu devirlerin yapıldığından bahsedilmiş ise de bunun gerçek olmadığını, murisin bakımının müvekkili ve müvekkilinin ailesi tarafından gerçekleştirildiğini, zira müvekkilinin gerçek annesinin muris ile komşu olup murisin tüm bakım ve gözetiminin tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin İstanbul ilinde çalışmakta ve yaşamakta olup sürekli Giresun iline gelerek murisin bakımıyla ilgilendiğini, ancak murisin son zamanlarında, akrabaları tarafından yapılan telkin ve baskılardan dolayı muris tarafından önce davacının mahkeme yoluyla evlatlıktan çıkarılması işleminin denendiğini, bunu başaramayan muris tarafından işbu dava konusu kazandırmaların gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle öncelikle tapu iptali ve tescil kararı verilmesi aksi halde tenkis yönünden hüküm kurulması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının muvazaa iddiasını ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayandırdığını, ancak davacı tarafın evlatlık ilişkisi kurulduğu tarihten beri murisi arayıp sormadığı gibi muris ölene kadar rahim kanseri tedavisi görmüş olmasına rağmen bu süreçte dahi murisin yanında olmadığını ve ilgilenmediğini, bu hususun davacının kendi beyanından ve tanık beyanlarından anlaşıldığını, bu nedenle murisin dava konusu 1325 ada 82 parselde kayıtlı olan hisselerini ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında müvekkilinin babası olan ... ...'ya devrettiğini, tedavi sürecinde murisin tedavisi, ameliyat ödemeleri, bakımı, hastaneye götürüp getirilmesi, evinde özel bakım ihtiyaçlarının karşılanması gibi bakım ve gözetimini müvekkili Köksal ile müvekkilinin babası ...'in yerine getirdiğini, bu nedenle muvazaa iddiasının doğru olmadığını, dava konusu olayda murisin sözleşme tarihinde 75 yaşında olduğu, bakımının davalı müvekkilinin babası ... ve diğer davalı ... tarafından yapıldığı, murise davacı tarafça bakılmadığı ve asla ilgilenilmediği dosya kapsamından anlaşılmışken İstinaf Mahkemesince murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile dava dışı ...'e yaptığı devir işleminin muvazaalı olduğuna karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devrettiği taşınmaz dışında başkaca taşınmazının olmamasının bu işlemin muvazaalı olduğunu göstermeyeceğini, ...'in, eşi ve oğlu ile birlikte ölümüne kadar murise baktığınının dinlenilen davalı tanıklarının beyanlarından anlaşıldığını, yaşı ve hastalığı nedeni ile bakacak kimsesi olmayan murisin gerçek irade ve amacının mal kaçırmak olmayıp bakımını sağlamak olduğunun açık olduğunu, müvekkili davalı ...'nin ise dava konusu taşınmazı satın almaya ekonomik gücü bulunduğunu, ekonomik gücü olan müvekkilinin babasının tüm taşınmazını satın almasının satın alma işleminin muvazaalı olduğunu göstermeyeceğini, murisin davacıya karşı evlatlıktan çıkarmak için dava açmış olmasının ölünceye kadar bakma sözleşmesini muvazaalı hale getirmeyeceğini, davanın kabulüne karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı; 2. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706. maddesi; Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. maddesi; Tapu Kanunu'nun 26. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden 1942 doğumlu ...'nın 12.02.2020 tarihli ölümü ile geriye tek mirasçısı olarak oğlu (evlatlığı) ...'yı bıraktığı, davalılar ... ve ...'ın murisin yeğenleri olduğu, murisin tam pay ile kayden maliki olduğu Giresun ili, Merkez ilçesi, ... mahallesi 734 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tamamını 05.05.2011 tarih ve 467 yevmiye numaralı işlem ile davalı ...'ya satış yoluyla temlik ettiği, yine murisin Giresun ili, Merkez ilçesi, ... mahallesi 1325 ada 82 parsel sayılı taşınmazdaki 3/20 hissesinin 05.05.2017 tarihli ve 5147 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile dava dışı ... ...'ya devrettiği, dava dışı ... ...'nın bu taşınmazdaki kendi hissesini muristen aldığı hisse ile birleştirerek 12.07.2017 tarih ve 7673 yevmiye numaralı işlem ile kızı olan davalı ... ...'a satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmıştır. 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan; 47.070,04 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.