7. Ceza Dairesi 2023/8780 E. , 2024/424 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/863 E., 2019/976 K. SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet Sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan davanın yargılaması neticesinde, 1,320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararın…
**7. Ceza Dairesi 2023/8780 E. , 2024/424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/863 E., 2019/976 K. SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet Sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan davanın yargılaması neticesinde, 1,320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB - 2023/35872 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2023 tarihli ve KYB - 2023/35872 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21/06/2018 tarihli ve 2017/7018 esas, 2018/5741 karar sayılı ilâmında yer alan, "...müşteki ...adına sahte olarak düzenlendiği belirtilen *** *** **** numaralı hatta ait abonelik sözleşmesi nedeniyle sanık... ... hakkında 5809 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasında; sanığın üst bayi olarak sadece aktivasyon işlemi yaptığı, adına hat çıkarılan kişiyi görmediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi, suça konu belgedeki imzanın sanık ve katılana ait olmaması, alt bayi olan ...Telekom sahiplerinin dinlenmemesi ve bu kişiler yönünden imza ve yazı incelemesi yaptırılmamış olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından suça konu belge üzerindeki imzanın aidiyeti bakımından ...Telekom sahiplerinin imza ve yazı örnekleri temin edilerek üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu kişilerin tanık olarak dinlenilmelerinden sonra üst bayilerin sözleşme düzenleme yetkilerinin bulunup bulunmadığının sorulmasından sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,..." şeklindeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; sanık hakkında, müştekinin bilgisi ve rızası dışında kimlik bilgileri ve imzası kullanılmak suretiyle sahte cep telefonu aboneliği sözleşmesi düzenlendiğinden bahisle mahkûmiyetine karar verilmişse de, söz konusu abonelik sözleşmesi suretinin incelenmesinde sanığın suç tarihinde yetkilisi ve ortağı olduğu Vodatel isimli iş yerine ait firmanın suça konu .......,.....,.....,.,...,...., numaralı hatların sadece aktivasyon işlemlerini yaptığı, sanığın müdafii aracılığıyla yaptığı yazılı ve sözlü savunmasında, suça konu abonelik sözleşmesini kendisinin düzenlemediğini, sözleşmede kendi yazı ve imzasının bulunmadığını, söz konusu sözleşmenin müşteri ile birebir görüşülüp alt bayi tarafından düzenlendiğini, kendilerinin sadece aktivasyon işlemi yaparak hattı kullanıma açtıklarını belirterek üzerine atılı suçlamayı reddetmesi karşısında, objektif sorumluluk ilkeleri çerçevesinde gerekçeli kararda atılı suçu adı geçen sanığın işlemiş olduğuna dair hiçbir delile yer verilmeden, yalnızca suça konu abonelik sözleşmesinin sanığın iş yerinde düzenlendiğinden ve bundan elde edilecek menfaatin sanığa ait olmasından bahisle eksik inceleme sonucu mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309-310 uncu maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. Eylemin sübutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konularda Kanun Yararına Bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu gerekse daire kararlarıyla kabul edilmiştir. Bu itibarla delillerin takdiri ile suçun oluştuğuna dair mahkemenin kabulüne yönelik Kanun Yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.