14. Ceza Dairesi 2016/1153 E. , 2016/4200 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya kapsamındaki oluş ve kabule göre; sanığın resmi nikahlı eşine yönelik ilk olarak 2008 yılında ahşaptan yapılmış erkek cinsel organı şeklindeki cismi değişik zamanlarda birden çok defa zorla eşinin ci…
**14. Ceza Dairesi 2016/1153 E. , 2016/4200 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya kapsamındaki oluş ve kabule göre; sanığın resmi nikahlı eşine yönelik ilk olarak 2008 yılında ahşaptan yapılmış erkek cinsel organı şeklindeki cismi değişik zamanlarda birden çok defa zorla eşinin cinsel organına soktuğu, ikinci olarak da 2013 yılında silikondan yapılmış erkek cinsel organı şeklindeki cismi değişik zamanlarda birden çok defa eşinin cinsel organına soktuğu, bu suçlar sebebiyle mağdurenin ruh sağlığının ayrı ayrı her iki eylemden dolayı bozulması karşısında sanığın 5237 sayılı TCK'nın 102/2, 102/5 ve 43/1, 53. maddeleri uyarınca (iki şer kez) cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" kenar başlıklı 38'inci maddesinin birinci fıkrasında; "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" kenar başlıklı 7'nci maddesinin birinci fıkrasında "İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar." Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar" kenar başlıklı 73'üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz." hükmü yer almaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 58'inci maddesiyle değiştirilmeden önce yürürlükte bulunan 102'nci maddesinin, Bir, iki ve beşinci fıkralarında; "Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." "Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi durumunda, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır." "Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması hâlinde, on yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur." hükümleri yer almaktaydı.