Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2018/4027 E. , 2024/3317 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/4027 Karar No : 2024/3317 DAVACI : ... VEKİLİ: Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... - Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU: Ankara ili, Bahçelievler Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından; 1- Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiilini işlediğinden …
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2018/4027 E. , 2024/3317 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/4027 Karar No : 2024/3317 DAVACI : ... VEKİLİ: Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... - Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU: Ankara ili, Bahçelievler Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından; 1- Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiilini işlediğinden bahisle elli (50) ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair 21/09/2018 günlü işlemin; 2- 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13 ve 14. maddeleri ile Yönetmelik'e Ek " Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli"nin, iptali ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ve denetime" ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu ihtar puanı cezası ile bu cezanın verilmesine dayanak olan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümlerinin Anayasa'ya ve mevzuata aykırılık teşkil ettiği, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesinde yer alan kimi ibarelerin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Kanun'un 8/1 maddesinde yer alan "...ve denetime" ibaresi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulmadığı, oysa ki Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarındaki gerekçelerin anılan ibare için de geçerli olduğu, nitekim "ve denetime" ibaresi ile kastedilen hususun disiplin düzenlemesini de kapsadığı, bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen Yönetmelik'in 13 ve 14. maddeleri, İhtar Puanı Cetveli ve ihtar puanı işleminin de hukuka aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Cumhurbaşkanlığının Savunması: Dava konusu edilen düzenlemelerde üst hukuk normlarına aykırı bir yön bulunmadığı; ihtar puanı uygulamasının, sağlık hizmetinin sunumunda yaşanabilecek aksaklıklara ilişkin tedbirlerin alınmasına yönelik bir uygulama olduğu, sağlık hizmetinin verimli sunumunun sağlanması için gerekli denetimlerin yapılması ve neticesinde ilgili Yönetmelikte müeyyide öngörülmesinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı savunulmaktadır. Sağlık Bakanlığının Savunması: Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13 ve 14. maddeleri incelendiğinde, aile hekimliği uygulamasının gerektiği gibi yerine getirilmesi amacıyla yapılacak denetimlerde hangi hususlara dikkat edileceği ve hangi hususların aile hekimliği hizmet sunumunda önemli olduğunu vurgulayacak nitelikte ve detayda olduğunun görüleceği, söz konusu hükümlerin teknik bir zorunluluktan kaynaklandığı ve gün geçtikçe değişen ihtiyaçlar, aile hekimliğinden beklenen fayda ve karşılaşılan zorluklar çerçevesinde revize edildiği, düzenlemelerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, hemşire H.D.'nin ek sağlık personeli olarak Bahçelievler Aile Sağlığı Merkezinde hiç çalışmadığı halde çalıştığı yönünde gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi nedeniyle davaya konu ihtar puanı cezasının verildiği ve anılan bireysel işlemde de herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu edilen Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği, 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 28. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından, davacının Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13 ve 14. maddeleri ile Yönetmelik'in ekinde yer alan Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli'nin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinde yer alan "sözleşmenin feshini gerektiren nedenler"in Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğine ilişkin düzenlemenin, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesinin 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle, yasal dayanağı kalmayan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri kapsamında verilen ihtar puanı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, anılan bireysel işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine yönelik işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Ankara ili, Bahçelievler Aile Sağlığı Merkezi'nde aile hekimi olarak görev yapan davacıya gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiili nedeniyle "50" ihtar puanı verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin 21/09/2018 tarihli işlemin; işlemlerin dayanağı olan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. ve 14. maddeleri ile Ek-2 sayılı "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli"nin iptali ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ve denetime" ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır. Anayayasaya aykırılık iddası ciddi görülmeyerek uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir. Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. Maddesine dayanılarak hazırlanmış olup ,anılan Yönetmeliğin "Sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesi" başlıklı 13.maddesinde (1) Aşağıdaki hâllerde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimi ve aile sağlığı elemanının sözleşmesi, feshi gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde, vali tarafından herhangi bir ihbar veya ikaza gerek duyulmadan sona erdirilir: a) Aile hekimine kayıtlı kişi sayısının aralıksız iki aydan fazla süreyle (aylık yapılan üçüncü bildirimde) bin kişinin altına düşmesi. b) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (4), (5) ve (7) numaralı alt bentlerinde yer alan şartlar ile bu Yönetmelikte belirtilen şartların taşınmadığının anlaşılması veya bu şartların sonradan kaybedilmesi. c) 7 nci maddede belirtilen faaliyetlerde bulunulduğunun tespit edilmesi. ç) Kurumundan aylıksız veya ücretsiz izinli sayılanlar hakkında, yüksek disiplin kurullarınca verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasına veya sözleşmenin sona erdirilmesine dair kararın valiliğe bildirilmesi. d) Çalışanın kadrosu veya pozisyonundan istifa etmesi. e) Mücbir sebepler hariç, özürsüz ve kesintisiz olarak on gün görev başında bulunulmaması. f) Sağlık sebebiyle bir sözleşme döneminde yüzseksen günü aşan süreyle görevin ifa edilememesi. g) Eczane veya medikal firmaları, beşerî ilaç firmaları veya özel sağlık kuruluşları gibi mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin temsilcileri ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunulduğunun tespit edilmesi. ğ) Menfaat karşılığında gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlendiğinin tespit edilmesi. h) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde yer alan fiil ve hâllerin işlendiğinin tespit edilmesi. ı) Gözaltına alınma, tutuklanma veya hükümlülük nedeniyle görevi başında bulunamama süresinin sekiz haftayı aşmas nedeniyle görevi başında bulunamama süresinin sekiz Haftayı aşması. (2) Birinci fıkranın (b), (ç), (g), (ğ) ve (h) bentlerine göre sözleşmesi sona erdirilenler, beş yıl süreyle yeniden sözleşmeli olarak çalıştırılamaz. Birinci fıkranın (c), (d) ve (e) bentlerine göre sözleşmesi sona erdirilenler bir yıl süreyle, (f) bendine göre sözleşmesi sona erdirilenler ise sağlık durumunun görevin sürekli ifasına engel olmadığına dair sağlık kurulu raporu ibraz edilinceye kadar yeniden sözleşmeli olarak çalıştırılamazlar. (3) Bu maddede yer alan fiillerin işlendiğinin sözleşme döneminden sonra öğrenilmesi veya sözleşme döneminde öğrenilse dahi başlatılan soruşturmanın ilgili sözleşme döneminden sonra aile hekimi veya aile sağlığı elemanının aleyhine sonuçlanması durumunda mevcut sözleşme sona erdirilir. (4) Bakanlıkça bölgede çalışan aile hekimi sayısında değişiklik yapılması nedeniyle ihtiyaç duyulması hâlinde veya kayıtlı kişi sayısının iki aydan uzun süreyle bin kişinin altında seyretmesi nedeniyle sözleşmesi sona erdirilen aile hekimi yerine sözleşme yapılan aile hekimi hakkında, birinci fıkranın (a) bendi hükmü sözleşme tarihini takip eden birinci yılın sonundan itibaren uygulanır. (5) Birinci fıkranın (g) ve (h) bentlerine münhasır olmak üzere, aile hekimliği hizmetlerinin gerektirdiği hâllerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, Sağlık Bakanı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı, vali, Bakanlık sağlık denetçileri veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu sağlık denetçileri tarafından en fazla iki aya kadar sözleşmeleri askıya alınmak suretiyle görevden uzaklaştırılabilir. Bu süre içinde tamamlanacak idari soruşturma neticesinde ilgililerin anılan bentlerde yer alan fiilleri işledikleri sabit görülür ise sözleşmeleri sona erdirilir, aksi hâlde ilgililer görevlerine iade edilir. Sözleşmenin askıda olduğu süre zarfında, müdürlükçe pozisyona geçici görevlendirme yapılır ve sözleşmeli aile hekimi ile görevlendirilen aile hekimine 17 nci maddeye göre, sözleşmeli aile sağlığı elemanı ve görevlendirilen aile sağlığı elemanına ise 20 nci maddeye göre ödeme yapılır. (6) Bu maddede yer alan fiillerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılarak takip eden altı ay içerisinde sonuçlandırılır. Belirtilen fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde sözleşme feshedilmediği takdirde fesih yetkisi zamanaşımına uğrar." "Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi" başlıklı 14. maddesinde de (Değişik: 16/3/2015-2015/7528 K.) de; (1) Ek (2)’de yer alan fiilleri işleyen sözleşmeli aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ilgili vali yardımcısı tarafından, tespitin Bakanlık veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılması hâlinde ise Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca, ihtar puanı gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde fiillerine karşılık gelen ihtar puanları uygulanmak suretiyle doğrudan yazılı ihtar yapılır. Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca yapılan ihtarlar, işlem yapılmak üzere ilgili valiliğe bildirilir. (2) İlgili aile hekimi ve aile sağlığı elemanı, vali yardımcısının verdiği ihtara karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde valiye, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun verdiği ihtarlara karşı ise Bakanlık Müsteşarına itirazda bulunabilir. İtiraz mercileri otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlar ve kararı ilgilisine yazılı olarak bildirir. (3) Bir sözleşme dönemi içinde, verilen ihtar puanlarının iki yüz puana ulaşması hâlinde sözleşme vali tarafından sona erdirilir. (Ek cümleler: 8/2/2016-2016/8514 K.) Mali yıl başladıktan sonra sözleşme imzalayarak göreve başlayan aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının ise sözleşme dönemi sonuna kadar kalan sürenin iki yıllık çalışma süresine oranının, iki yüz puan ile çarpılmasıyla bulunacak puana ulaşması halinde ihtaren sözleşmeleri sona erdirilir. Hesaplamada kesirler tama iblağ edilir. (4) Sözleşmeleri ihtaren sona erdirilen aile hekimi ve aile sağlığı elemanları, bir yıl süreyle yeniden sözleşme imzalamak üzere talepte bulunamaz. (5) Bir sözleşme dönemi içinde ihtar puanlarının iki yüz puana ulaştığının, sözleşme dönemi sona erdikten sonra tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinde geçerli olan sözleşme sona erdirilir. (6) İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılarak takip eden altı ay içerisinde sonuçlandırılır. İhtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihtar verilmemesi hâlinde ihtar verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükümlerine yer verilmiştir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8.maddesinde " Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. " hükmüne yer verilmiş olup 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 158 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun Kanun'un 2. maddesinde, aile hekimi, kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabip; aile sağlığı elemanı ise aile hekimi ile birlikte hizmet veren, sözleşmeli olarak çalıştırılan veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu veya eğitim kurumunca görevlendirilen hemşire, ebe, sağlık memuru (toplum sağlığı) ve acil tıp teknisyeni olarak tanımlanmaktadır. 5258 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sağlık Bakanlığı; Bakanlık ya da diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakatı üzerine, 657 sayılı Kanun ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye ya da aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren kurumlarla sözleşme yapmaya yetkilidir. Personel temin edilememesi dışında aile sağlığı elemanı olmak isteğe bağlıdır. Çalışmak isteyenlerle sözleşme yapılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararında ,"... Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarınca sunulacak olan aile hekimliği hizmetleri, Devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerdendir. Bu şekilde çalışanlar Anayasa'nın 128. maddesinde yer alan "diğer kamu görevlisi" kapsamındadır." tespiti yapılmıştır. Yukarıda yer verilen 5258 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,..." bölümünün iptali istemiyle TBMM üyeleri tarafından açılan davada; Anayasa Mahkemesince verilen 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararla "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin yasayla düzenlenmesi gerektiği açıktır. Yasa’da aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödemelerin üst sınırı, yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde dikkate alınacak kriterler belirlenmiş ve hangi hallerde bu ödeme tutarından en fazla ne kadar indirim yapılacağı belirtilerek bu konularda yasal çerçeve çizilmiştir. İptali istenen kuralda da, bu Yasa’da belirtilen esaslar çerçevesinde aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları ile sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin belirlenmesi yönetmeliğe bırakılmıştır. Bu durumda Yasa’da belirtilen genel çerçeve ve esaslar doğrultusunda, ayrıntı ve uzmanlık gerektiren konuların yönetmelikle düzenlenmesi konusunda yetki verilmesinde Anayasa’ya aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesiyle anılan ibarenin iptali isteminin reddine hükmedilmiştir. Bu bağlamda, sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin Yönetmelikle belirlenmesinde,5258 sayılı Yasa'ya ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Yönetmeliğin İptali istenilen 13. maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.,127. ve 128. maddelerine paralel kuralları içerdiği, düzenlemenin disiplin hukukuna aykırı bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 13. ve 14 . maddelerinde, ilgililerin alınan savunmaları değerlendirilerek aile hekimliği sözleşmelerinin feshedileceği belirtilmiş olup, fesih işlemlerinin iptali istemiyle idare mahkemelerinde davaçılabileceği de kuşkusuzdur. Dava konusu Cetvelde yer alan hükümler incelendiğinde de, birinci basamak sağlık hizmetleri ve koruyucu sağlık hizmetlerinin vatandaşlara en iyi ve verimli şekilde verilmesine yönelik kuralların ihlali durumlarında aile hekimlerinin ve aile sağlığı elemanlarının fiilin ağırlığına göre artan sayıda ihtar puanı ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Aile hekimliği hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve hizmetin aksamadan yürütülmesi amacıyla idarenin gereken önlemleri alabilmesini teminen getirilen düzenlemelerde; 5258 sayılı Yasaya,, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamıştır. Anılan Yönetmeliğin 13.maddesinin (ğ) maddesine aykırılıktan dolayı 14.maddesi uyarınca tesis edilen işlemde de mevzuata aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının 5258 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinde yer alan "ve denetime" ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiası yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Ankara ili, Bahçelievler Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından; gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiilini işlediğinden bahisle elli (50) ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair 21/09/2018 günlü işlemin; 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13 ve 14. maddeleri ile Yönetmelik'e Ek "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli"nin iptali istenilmektedir. (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin iptali talep edilen 13 ve 14. maddeleri ile Yönetmelik'in ekinde yer alan Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli şu şekildedir: "Sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesi MADDE 13- (1) Aşağıdaki hâllerde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimi ve aile sağlığı elemanının sözleşmesi, feshi gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde, vali tarafından herhangi bir ihbar veya ikaza gerek duyulmadan sona erdirilir: a) Aile hekimine kayıtlı kişi sayısının aralıksız iki aydan fazla süreyle (aylık yapılan üçüncü bildirimde) bin kişinin altına düşmesi. b) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (4), (5) ve (7) numaralı alt bentlerinde yer alan şartlar ile bu Yönetmelikte belirtilen şartların taşınmadığının anlaşılması veya bu şartların sonradan kaybedilmesi. c) 7 nci maddede belirtilen faaliyetlerde bulunulduğunun tespit edilmesi. ç) Kurumundan aylıksız veya ücretsiz izinli sayılanlar hakkında, yüksek disiplin kurullarınca verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasına veya sözleşmenin sona erdirilmesine dair kararın valiliğe bildirilmesi. d) Çalışanın kadrosu veya pozisyonundan istifa etmesi. e) Mücbir sebepler hariç, özürsüz ve kesintisiz olarak on gün görev başında bulunulmaması. f) Sağlık sebebiyle bir sözleşme döneminde yüzseksen günü aşan süreyle görevin ifa edilememesi. g) Eczane veya medikal firmaları, beşerî ilaç firmaları veya özel sağlık kuruluşları gibi mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin temsilcileri ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunulduğunun tespit edilmesi. ğ) Menfaat karşılığında gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlendiğinin tespit edilmesi. h) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde yer alan fiil ve hâllerin işlendiğinin tespit edilmesi. ı) Gözaltına alınma, tutuklanma veya hükümlülük nedeniyle görevi başında bulunamama süresinin sekiz haftayı aşması. (2) Birinci fıkranın (b), (ç), (g), (ğ) ve (h) bentlerine göre sözleşmesi sona erdirilenler, beş yıl süreyle yeniden sözleşmeli olarak çalıştırılamaz. Birinci fıkranın (c), (d) ve (e) bentlerine göre sözleşmesi sona erdirilenler bir yıl süreyle, (f) bendine göre sözleşmesi sona erdirilenler ise sağlık durumunun görevin sürekli ifasına engel olmadığına dair sağlık kurulu raporu ibraz edilinceye kadar yeniden sözleşmeli olarak çalıştırılamazlar. (3) Bu maddede yer alan fiillerin işlendiğinin sözleşme döneminden sonra öğrenilmesi veya sözleşme döneminde öğrenilse dahi başlatılan soruşturmanın ilgili sözleşme döneminden sonra aile hekimi veya aile sağlığı elemanının aleyhine sonuçlanması durumunda mevcut sözleşme sona erdirilir. (4) Bakanlıkça bölgede çalışan aile hekimi sayısında değişiklik yapılması nedeniyle ihtiyaç duyulması hâlinde veya kayıtlı kişi sayısının iki aydan uzun süreyle bin kişinin altında seyretmesi nedeniyle sözleşmesi sona erdirilen aile hekimi yerine sözleşme yapılan aile hekimi hakkında, birinci fıkranın (a) bendi hükmü sözleşme tarihini takip eden birinci yılın sonundan itibaren uygulanır. (5) Birinci fıkranın (g) ve (h) bentlerine münhasır olmak üzere, aile hekimliği hizmetlerinin gerektirdiği hâllerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, Sağlık Bakanı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı, vali, Bakanlık sağlık denetçileri veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu sağlık denetçileri tarafından en fazla iki aya kadar sözleşmeleri askıya alınmak suretiyle görevden uzaklaştırılabilir. Bu süre içinde tamamlanacak idari soruşturma neticesinde ilgililerin anılan bentlerde yer alan fiilleri işledikleri sabit görülür ise sözleşmeleri sona erdirilir, aksi hâlde ilgililer görevlerine iade edilir. Sözleşmenin askıda olduğu süre zarfında, müdürlükçe pozisyona geçici görevlendirme yapılır ve sözleşmeli aile hekimi ile görevlendirilen aile hekimine 17 nci maddeye göre, sözleşmeli aile sağlığı elemanı ve görevlendirilen aile sağlığı elemanına ise 20 nci maddeye göre ödeme yapılır. (6) Bu maddede yer alan fiillerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılarak takip eden altı ay içerisinde sonuçlandırılır. Belirtilen fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde sözleşme feshedilmediği takdirde fesih yetkisi zamanaşımına uğrar. Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi MADDE 14- (1) Ek (2)’de yer alan fiilleri işleyen sözleşmeli aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ilgili vali yardımcısı tarafından, tespitin Bakanlık veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılması hâlinde ise Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca, ihtar puanı gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde fiillerine karşılık gelen ihtar puanları uygulanmak suretiyle doğrudan yazılı ihtar yapılır. Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca yapılan ihtarlar, işlem yapılmak üzere ilgili valiliğe bildirilir. (2) İlgili aile hekimi ve aile sağlığı elemanı, vali yardımcısının verdiği ihtara karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde valiye, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun verdiği ihtarlara karşı ise Bakanlık Müsteşarına itirazda bulunabilir. İtiraz mercileri otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlar ve kararı ilgilisine yazılı olarak bildirir. (3) Bir sözleşme dönemi içinde, verilen ihtar puanlarının iki yüz puana ulaşması hâlinde sözleşme vali tarafından sona erdirilir. Mali yıl başladıktan sonra sözleşme imzalayarak göreve başlayan aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının ise sözleşme dönemi sonuna kadar kalan sürenin iki yıllık çalışma süresine oranının, iki yüz puan ile çarpılmasıyla bulunacak puana ulaşması halinde ihtaren sözleşmeleri sona erdirilir. Hesaplamada kesirler tama iblağ edilir. (4) Sözleşmeleri ihtaren sona erdirilen aile hekimi ve aile sağlığı elemanları, bir yıl süreyle yeniden sözleşme imzalamak üzere talepte bulunamaz. (5) Bir sözleşme dönemi içinde ihtar puanlarının iki yüz puana ulaştığının, sözleşme dönemi sona erdikten sonra tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinde geçerli olan sözleşme sona erdirilir. (6) İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılarak takip eden altı ay içerisinde sonuçlandırılır. İhtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihtar verilmemesi hâlinde ihtar verme yetkisi zamanaşımına uğrar. " AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASINDA UYGULANACAK İHTAR PUANI CETVELİ Sıra No İHTAR UYGULANACAK FİİL İHTAR PUANI 1 Çalışma saatleri planına uymamak 5 2 Afiş ve duyuruları usulüne uygun şekilde asmamak 5 3 Aile sağlığı merkezi içi yönlendirme tabelalarının ve aile sağlığı merkezi dış tabelalarının usulüne uygun olmaması 5 4 Mesai saati içinde ilaç firma temsilcilerini aile sağlığı merkezi içinde kabul etmek 5 5 Mesleki beyaz önlük veya forma giymemek 5 6 İzinsiz işe gelmemek (işe gelmediği her gün için) 10 7 Görevleri ile ilgili kayıtları düzenli tutmamak veya müdürlük ya da Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bildirmemek 10 8 Kayıtlı kişilerin kişisel sağlık kayıtlarını devretmemek 10 9 Aile sağlığı merkezinin tıbbi donanım eksiğini on gün içinde gidermemek (eksik olan her malzeme için) 10 10 Verilen eğitimler için belirlenmiş devamsızlık sürelerini aşmak 10 11 Miadı geçmiş ilaç bulundurmak 10 12 Yeşil ve kırmızı reçeteleri bulundurmamak 10 13 Yeşil ve kırmızı reçeteye tabi ilaçları usulüne uygun muhafaza altına almamak 10 14 Tüberküloz hastalarının doğrudan gözetim tedavisini yapmamak veya yapılmasını sağlamamak 10 15 Evde sağlık hizmetlerinden görevi olan kısımları yapmamak 10 16 Gezici/yerinde sağlık hizmetlerini aksatmak veya planına uymamak 10 17 Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmamak 10 18 Aile sağlığı merkezinin asgari fiziki şartlarını ve teknik donanımlarını on gün içinde uygun hale getirmemek (her bir eksiklik için) 10 19 Performansa tabi olmayan koruyucu hekimlik uygulamalarında verilen görevleri yerine getirmemek 10 20 Performansa tabi aşılardan her birinin aşılama hızlarını mücbir sebepler veya ihbar düzenlenen haller dışında, %90'ın altına düşürmek 10 21 Miadı geçmiş ilaç ve/veya aşı bulundurmak 15 22 Kusurlu olarak kişisel sağlık kayıtlarının güvenliğini sağlamamak 20 23 Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine uymamak 20 24 Denetimlerde işbirliği yapmamak ve/veya istenilen verileri ibraz etmemek ve/veya gerçek dışı beyanda bulunmak 20 25 Mevzuatına göre mal bildiriminde bulunmamak 20 26 Performansa tabi gebelik izlem oranlarının mücbir sebepler veya ihbar düzenlenen haller dışında, %90'ın altına düşürmek 20 27 Koruyucu hekimlik uygulamalarından bebek-çocuk takip oranlarının mücbir sebepler veya ihbar düzenlenen haller dışında, %90'ın altına düşürmek 20 28 Soğuk zincir kurallarına uymamak veya soğuk zincir kırılmasına sebebiyet vermek 20 29 İlgili mevzuat hükümlerince hasta haklarına ve/veya hasta mahremiyetine uymamak 20 30 Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak 20 31 İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek 20 32 Mesai dışı hizmet ve/veya nöbete mazeretsiz gelmemek 20 33 Kasıtlı olarak kişisel sağlık kayıtlarının güvenliğini sağlamamak 50 34 Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek 50 35 Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek 50 İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler. Anayasa'nın 128. maddesinin, 2. fıkrasına göre de memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. 09/12/2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun yayımlandığı tarihteki haline göre 8. maddesinde, "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta idi. TBMM üyeleri tarafından, Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinin ''...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...'' düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmiştir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine, 14. maddesinde sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveline yer verilmiştir. Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır. 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'yle önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin 2021/17470 sayılı Esasında kayıtlı dava dosyasında 28/12/2021 tarihinde verilen kararla; Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra on yılı aşkın süre geçmesi nedeniyle önceki ve sonraki olmak üzere her iki Yönetmelik'in de dayanağını oluşturan 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan anılan düzenlemenin, Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2 maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup, bu karar uyarınca, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresi, anılan Kanun maddesinden kaldırılmıştır. DAVA KONUSU DÜZENLEMELERİN İNCELENMESİ : 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13 ve 14. maddeleri ile Yönetmelik'in ekinde yer alan "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli"nin iptali istemi yönünden; Yukarıda belirtildiği üzere, Yönetmelik'in dayanağı 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesi Anayasa Mahkemesince hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş ise de; 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 28. maddesi ile 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırıldığı, anılan Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenlemeler yürürlükte olmadığından, anılan düzenlemelerin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. DAVA KONUSU BİREYSEL İŞLEMİN İNCELENMESİ : Aile hekimi olarak görev yapan davacının "Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek" fiilini işlediğinden bahisle elli (50) ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin 26/06/2018 günlü, 3790 sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair 21/09/2018 günlü işlemin iptali istemi yönünden; Anayasa Mahkemesince, kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun görülemeyeceğinden, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen kanun hükmünün, yargı yerlerince uygulanamayacağı açıktır. Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural ise iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasını veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın mutlak anlamda uygulanması, Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan ''Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi (itiraz)'' yolunu hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz bırakacaktır. 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin yasal dayanağı hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinden, bu Yönetmelik hükümleri uyarınca tesis edilen ihtar puanı cezası ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Nitekim; 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in dava konusu 14. maddesi uyarınca verilen ihtar puanı nedeniyle yapılan başvurular üzerine Anayasa Mahkemesince 22/11/2022 günlü, 2017/16800 başvuru numaralı; 01/03/2023 günlü, 2017/14821 başvuru numaralı kararlarda, '' ... yasal düzeyde belirlemeyen ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını yeterli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımayan Yönetmelik'te yer alan düzenlemeye dayanan müdahalelerin kanuni dayanağının bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir ... '' gerekçesiyle ihlal kararları verildiği görülmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13 ve 14. maddeleri ile Yönetmelik'in ekinde yer alan "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli"nin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla; 2. Davacının elli (50) ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair 21/09/2018 günlü işlemin İPTALİNE oyçokluğuyla; 3. Aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından yatırılan ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine; 4. Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : 09/12/2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun (Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkındaki Kanun) yayımlandığı tarihteki haline göre 8. maddesinde; "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta idi. TBMM üyeleri tarafından, Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinin “...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...” düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmiştir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine; 14. maddesinde, sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli yer almıştır. Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır. 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ile Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin 2021/17470 sayılı esasında kayıtlı dava dosyasında; 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan anılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. İdari işlemlerin, yargı kararı ile aksi belirlenene kadar hukuka uygun kabul edilmesi, hukuka uygunluk karinesi olarak ifade edilmektedir. Bireysel işlemler gibi düzenleyici işlemler de hukuka aykırılıkları yargı kararı ile tespit edilinceye kadar hukuka uygunluk karinesinden yararlanırlar ve yürürlükte kalmaya devam ederler. Bir kısım TBMM üyesi tarafından, 5258 sayılı Kanun'un bazı maddeleri ile birlikte 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin de Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesince 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararla bu düzenlemeye ilişkin davanın reddedilmesi karşısında, 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri hukuka uygun kabul edilerek, bu hükümlere göre tesis edilen bireysel işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinin anılan Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlıkta da (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümlerine dayanılarak tesis edilen bireysel işlemler bakımından davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyu ile bireysel işlemlerin iptali yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : İdari Yargı denetiminin amacının "hukuka uygunluk" olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13 ve 14. maddeleri ile Yönetmelik'in ekinde yer alan "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli"nin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen düzenlemenin daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelik maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle Dairemiz kararının, anılan düzenlemeler bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik kısmına katılmıyorum.