T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1284 - 2026/652 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1284 KARAR NO : 2026/652 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.11.2023 NUMARASI : 2023/186 Esas 2023/651 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 16.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen kar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1284 - 2026/652 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1284 KARAR NO : 2026/652 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.11.2023 NUMARASI : 2023/186 Esas 2023/651 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 16.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 09.02.2013 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın neden olduğu kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davadan önce yapılan başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından 95.930,61 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin olayın oluşuna göre çok az olduğunu, ibranameyi kabul etmediklerini, davacının yaşı, geliri, olayda kusursuz oluşu ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde davalının limit dahilinde zararın tümünden sorumlu olacağını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3,00 TL daimi iş göremezlik, 3,00 TL geçici iş göremezlik, 2,00 TL tedavi giderleri, 2,00 TL bakım giderinin müteselsil sorumluluk hükümlerine dayanarak kaza tarihinden itibaren mahkeme aksi kanaate ise davalı tarafın temerrüde düştüğü ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında tedavi gideri talebini 3.560,52 TL, bakıcı gideri talebini 1.957,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.678,85 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 99.010,20-TL olarak ıslah etmiş, 20.10.2023 tarihli dilekçesi ile talebini 164.186.83 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, dava açılmadan önce davacı tarafa müracaat üzerine 08.04.2019 tarihinde 95.930,61TL maddi tazminat ödendiğini ve ibraname düzenlendiğini, davacının bakiye zararının bulunmadığını, davalının sigorta poliçesinden 154.069,39 TL bakiye teminat limiti bulunduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacının kaza sırasında hatır için taşındığından lehine hesaplanacak tazminattan indirim yapılmasının gerektiğini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için müzekkere yazılmasını, Genel Şartlara göre, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 14.09.2020 tarihli ve 2019/505 Esas, 2020/476 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 17.2.2023 tarihli ve 2020/1797 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, 13.01.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda davacının % 19 oranında çalışma ve meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve 2 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, 16.10.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 4.599,71TL geçici iş göremezlik tazminatı, 149.469,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.957,20 TL bakıcı gideri ve 3.560,52 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 159.587,11TL'nin ödeme tarihi olan 08/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece geçici iş göremezlik tazminatının sürekli iş göremezlik tazminatı klozunun içinde sayarak karar verdiğini ve kararın hatalı olduğunu, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçelerinde iki kloz bulunduğunu, geçici iş göemezlik tazminatının tedavi giderleri klozundan ödenmesinin sağlanmasını talep ettiklerini, ayrıca bu nedenle davalı yan lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasını talep ettiklerini, kararın vekalet ücreti yönünden hatalı olup davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti asıl alacak toplamı üzerinden hesaplandığını, her kalem yönünden ayrı ayrı AAÜT hükümlerine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, emsal yargı kararlarının bu yönde olduğunu, hükme esas alınan maluliyete ilişkin raporda davacı için belirlenen daimi maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı süresinin çok düşük olduğunu, davacının olayın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, en güncel veriler esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğunu, dava açılmadan önce yapılan ödemenin güncellenerek mahsubunun hak kaybına neden olduğunu, raporda davacının gelirin çok düşük alındığını, geçici iş göremezlik tazminatının çok düşük hesaplandığını, sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanırken kaza tarihine 6 ay eklenerek hesaplama yapıldığını, bu hali ile iki kere kesinti yapıldığını belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 09.02.2013 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın tek taraflı yaptığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 17.2.2023 tarihli ve 2020/1797 Esas, 2023/97 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığı, 13.01.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu konumunda olup kusuru bulunmadığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda davacının % 19 oranında çalışma ve meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve 2 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, raporun davacı hakkında düzenlenmiş tedavi belgeleri incelenip değerlendirilmek ve davacı muayene edilmek suretiyle düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, Daire kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda Yargıtay uygulamalarına uygun olarak gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olarak düzenlenen 16.10.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.